BM, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da “ırk ayrımcılığı” yapmakla suçluyor

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Ofisi, işgal altındaki Batı Şeria’daki duruma ilişkin hazırladığı son raporunu kamuoyuyla paylaştı. Raporda, İsrail’in işgal altındaki topraklarda ırk ayrımcılığı ile apartheidi yasaklayan ve ortadan kaldırılmasını öngören uluslararası hukuk kurallarını ihlal ettiği belirtildi. İsrail’in yürürlüğe koyduğu yasa, politika ve uygulamaların, Doğu Kudüs dahil olmak üzere Batı Şeria’daki Filistinlilerin günlük yaşamları üzerinde her yönüyle kısıtlayıcı bir etkiye sahip olduğu kaydedildi.

SİSTEMATİK AYRIMCILIK VE KAYNAKLARA ERİŞİM

Yayımlanan raporda, işgal altındaki Filistin topraklarında halka karşı uygulanan sistematik ayrımcılığın uzun süredir devam eden bir sorun olduğu, ancak bu durumun Aralık 2022’den bu yana önemli ölçüde kötüleştiği vurgulandı. Filistinliler için yaşamın giderek daha kısıtlı ve güvensiz hale geldiğine dikkat çekilen çalışmada, İsrailli yetkililerin Batı Şeria’da yaşayan yerleşimciler ile Filistinlileri iki ayrı yasa ve politika çerçevesinde değerlendirdiği ifade edildi. Bu durumun hareket özgürlüğü, toprak ve su gibi kritik kaynaklara erişimde eşitsiz muameleye yol açtığı bildirildi.

Filistinlilerin büyük ölçekli toprak gasbına uğradığı ve kaynaklara erişimden mahrum bırakıldığı aktarılan raporda, bu uygulamaların adil yargılanma ve hukuki süreç haklarının sistematik ihlaline neden olduğu belirtildi. İsrail’in 7 Ekim 2023 tarihinden itibaren Batı Şeria’da yasa dışı güç kullanımı, keyfi gözaltı, işkence ve medya özgürlüklerine yönelik baskıları artırdığı, bunun da insan haklarında eşi görülmemiş bir bozulmaya yol açtığı kaydedildi. Ayrıca, Filistinlilerin topraklarını gasbeden yerleşimcilerin şiddet eylemlerinin tırmandığı, bu eylemlerin pek çok durumda İsrail askerlerinin rızası ve katılımıyla gerçekleştiği ifade edildi.

CEZASIZLIK VE ASKERİ ADALET SİSTEMİ

Filistinlilere karşı işletilen askeri adalet sisteminin neredeyse hiç insan hakları koruması sağlamadığı belirtilen raporda, bu sistemin Batı Şeria’daki halkı kontrol etmede bir araç olarak kullanıldığı değerlendirmesi yapıldı. Yaygın şiddet ve insan hakları ihlallerinde cezasızlığın hüküm sürdüğü vurgulanarak; 1 Ocak 2017 ile 30 Eylül 2025 tarihleri arasında 1500’den fazla Filistinlinin öldürülmesiyle ilgili yalnızca 112 soruşturma açıldığı ve bunlardan sadece bir mahkumiyet kararı çıktığı hatırlatıldı.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, rapora ilişkin yaptığı açıklamada, Batı Şeria’daki Filistinlilerin haklarının sistematik olarak kısıtlandığını söyledi. Suya erişimden eğitime, hastaneye ulaşımdan zeytin hasadına kadar yaşamın her alanının İsrail’in ayrımcı politikalarıyla kontrol edildiğini belirten Türk, bu durumun apartheid sistemine benzeyen ağır bir ırk ayrımcılığı ve tecrit biçimi olduğunu ifade etti. Türk, belgelenen olumsuz eğilimlerin sürmesi halinde sonuçların daha da ağırlaşacağını kaydederek, İsrail makamlarına ırk, din veya etnik köken temelinde ayrımcılık sürdüren tüm yasaları yürürlükten kaldırma çağrısında bulundu.

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın