Türkiye, UNESCO nezdinde tescillenen kültürel değer sayısını 30’a çıkararak dünya ikincisi olmayı hedefliyor.
Akdeniz ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde iki alt türe ayrılan ağaç kurbağasını araştıran akademisyenler, yeni bir alt tür olasılığını araştırıyor.
Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. doktor. Serkan Gül ve araştırma görevlisi Kantekin Dursun, ağaç kurbağalarının yaşam döngüsünü anlamak ve koruma stratejileri geliştirmek için kapsamlı araştırmalara başladı.
Araştırma ekibi, Akdeniz ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki ağaç kurbağası popülasyonlarını inceleyerek yeni bir alt tür keşfetmek için saha çalışmaları yürütüyor.
10 ili gezerek morfolojik çalışmalar yapan ve Mardin’de çalışmalarına devam eden akademisyenler, yıl sonuna kadar 30’a yakın ilde saha çalışmalarını tamamlamayı hedefliyor.
– Ağaç kurbağası 3 bölgede yayıldı
Profesör. doktor. Serkan Gül, AA muhabirine, 3 bölgede yaptıkları araştırmalarda türün özellikle Amanos Dağları’nın her iki yakasında iki alt türe ayrıldığını belirlediklerini ve hipotezler kurarak çalışmaları genişlettiklerini söyledi.
Hazırladıkları proje kapsamında Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü’nden yasal izin aldıklarını ve koordinasyonlarında çalışmaya başladıklarını vurgulayan “Çalışmalar kapsamında türümüzün Akdeniz bölgesindeki yayılışını morfolojik olarak inceliyoruz ve Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri.Morfolojik değerlendirmeyle bunlardan çıkan altcinsin gelecekte yeni bir alttür olma olasılığı var.Bunun yanındayız.” dedi.
Bu çalışmanın ülkenin biyoçeşitliliği için önemli olduğuna işaret eden Juul, çalışma sonucunda bu veriyi elde etmeleri halinde ülkenin biyoçeşitliliğine katkıda bulunmak istediklerini belirtti.
– “Yeni bir etiket yapma ihtimalimiz var”
Gül, türün yayılış alanı olan Mersin, Adana, Diyarbakır, Şırnak, Hakkari, Iğdır, Van ve Mardin gibi 30’a yakın ilde çalışma yürüttüklerini bildirdi.
“Bizim işimiz genellikle gece. Türümüz gece aktif olduğu için gündüzleri de kendi habitatında saklanıyor. Şimdiye kadar 10 şehir gezdik. Süreç devam ediyor. Giderek projemizin saha etüt aşamasını tamamlamayı umuyoruz.” diğer alanlara gidip araştırmalarımızı yapıyoruz.Sonuçları bitirdikten sonra ikinci dönemde tartıştık.Verileri işleyerek istediğimiz sonuçları elde etmeye çalışıyoruz.Şimdiye kadar var olan illeri örnekliyoruz ve çalışmalarımızı yapıyoruz. morfolojik ölçümler ve bunların fotoğraflanması.
Projemiz iki yaşında. İlk yılımızda saha çalışmalarımızı tamamlayıp, ikinci yılımızda elde ettiğimiz veriler üzerinde çeşitli analizler yaparak inşallah istediğimiz sonuca ulaşacağız. Bu tür ile yeni bir alt tür kavramı tanımlayarak hem üniversitemize hem de ülkemize katkı sunacağımızı umuyorum. Sonuçları umduğumuz gibi alırsak, ki öyle olmasını umuyoruz, yeni bir etiket için potansiyel var.”
Türün tehlikede olmadığını, popülasyonlarına zarar vermeyecek şekilde doku örneği aldıklarını kaydeden Juul, “Gelecekte bu örneklerden doku örneği almamız gerekiyor çünkü moleküler çalışmalar yapacağız. Bu yüzden belirli popülasyonlardan doku örneği alıyoruz ama bunun hayvan popülasyonuna kesinlikle zararlı bir etkisi olacak.Çevreye zarar vermeyecek şekilde bilimsel çalışmalarımızı yürütüyoruz” dedi.
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]