Beyrut, Lübnan’ın en büyük şehri ve başkentidir. Beyrut’ta uzun süre nüfus sayımı yapılamadı. Ancak uzman tahminlerine göre 1 ile 2 milyon arasında olduğuna inanılıyor. Tarihin yaşayan en eski anıtlarına sahip şehirlerinden biri olan Beyrut, 1960’lı yıllarda Ortadoğu’nun Paris’i olarak biliniyordu. Ancak iç savaşın patlak vermesiyle adeta harabeye dönen kentteki istikrarsızlık, bölge sakinlerinin başka ülkelere göç etmesine neden oldu. Kozmopolit bir kıyıya sahip olan Beyrut, 16 yıl süren iç savaşta ağır kayıplar verdi. Oldukça kozmopolit bir mimariye sahip olan Beyrut, üç tek tanrılı dinin bir arada yaşadığı ilginç bir şehir. Nüfusun büyük çoğunluğu Müslüman ve Hristiyandır.
Tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış olan bölge, Akdeniz’e kadar olan kıyı şeridi ile stratejik bir öneme sahiptir. Bölgede birçok esere rastlamanız mümkündür. Bunlar arasında Roma, Bizans ve Osmanlı eserleri bulunmaktadır. Birçok uygarlık için cazip bir toprak parçası olan Beyrut, defalarca işgal girişimlerine maruz kalmıştır. Bölge adeta insan kanıyla yıkandı. Öyle ki bu iç ve dış tehditlerin hiç bitmeyeceğini düşünen birçok Beyrutlu, ülkeyi terk etmeyi tercih etti. Bu insanların çoğu Güney Amerika topraklarında kendilerine yeni bir hayat kurdu. Lübnan dışında ikamet eden Lübnanlıların sayısı 15 milyondan fazladır. Lübnan’ın 2 ila 4 milyon arasında bir nüfusa sahip olduğu düşünüldüğünde, nüfusun yaklaşık %80’i ülkeden göç etmiştir. Çok gizli bir servete sahip olan Beyrut, iç ve dış tehditler nedeniyle bunu verimli kullanamamaktadır. 1975 yılında çıkan iç savaşta yaklaşık 60.000 kişi hayatını kaybetmiştir. Bu iç savaş sırasında Beyrut ikiye bölünmüştür. Batı’da Müslümanlar, Doğu’da Hıristiyanlar. Şehirdeki binalara yerleşen keskin nişancılar çok sayıda masum sivili katletti. Bu İç Savaşta sadece gazete satanlara karşı inanılmaz bir koruma vardı. Gazete satıcılarına ne Müslümanlar ne de Hıristiyanlar ateş açtı. Bir kasaba gazete bayii öldürüldüğünde kaos iç savaşla doruğa ulaşır.
1991 yılında sona eren iç savaşla birlikte yavaş da olsa bir toparlanma dönemine giren Beyrut, yapılarını yenileme yolunu izledi. Yenileme çalışmaları devam etse de, şehir hiçbir şekilde tam olarak stabilize edilememiştir. Özellikle cuma veya pazar günleri inanılmaz intihar saldırıları gerçekleşebiliyor. Bu nedenle harika plajlara ve harika bir iklime sahip olan Beyrut, komşu ülkelerin şehirlerine göre daha az turist çekmektedir. Birçok tarihi esere ev sahipliği yapan bölgeye insanlar hava yoluyla da ulaşabiliyor. Refik Hariri Havalimanı şehre 15 km uzaklıkta bulunuyor ve birçok uluslararası uçuşa açık. Şehirde gezilecek başlıca yerler; Corniche deniz feneri, Raouche, Hamra, Sultanahmet Camii ve saat kulesidir. Beyrut’ta turizm ve bankacılık en gelişmiş sektörler arasında yer alıyor. Ancak siyasi istikrarın olmadığı bölgede altı ayda bir genel seçimler yapılıyor. seçilen kişi ya öldürülür ya da görevden alınmaya zorlanır; 2005 yılında Cumhurbaşkanı Refik Hariri vahşice öldürüldü. Hariri ülkenin kalkınması için çok çalıştı ve bunda başarılı olmasına rağmen görevini tamamlayamadan öldürüldü. Beyrut halkı için Refik Hariri’nin bu kadar önemli olmasının nedeni budur.
yazar:Emir Karasu
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]