Bakan Bozdağ: Cumhurbaşkanımız 10 Mart’ta seçimlerin yenilenmesi kararını alacak

Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı hakkında konuşan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “Ama artık erteleme ihtimali yok. Cumhurbaşkanımız 10 Mart’ta seçimlerin yenilenmesi kararını verecek.”

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Ülke TV’nin canlı yayınında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın adaylığına ilişkin tartışmalara ilişkin soruya Bakan Bozdağ, “Cumhurbaşkanımızı aday göstermekten çekinmeyin. Anayasal veya yasal bir engel yok. zımni ise Anayasamızda ve kanunlarımızda herhangi bir düzenleme yoktur.”


THY uyarısı: Uçuşlarınızı kontrol edin

Bozdağ’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Eski cumhurbaşkanı aday gösterilmek istemiyorsa, anayasada açıkça yazılmalıdır: Anayasadaki açık bir madde yorum ve değerlendirmeyle değiştirilmeye çalışılıyor. Ama anayasa çok açık olduğu için bu girişim sonuç vermedi. 2007 yılında cumhurbaşkanının 5 yıl iki dönem için halk oyu ile seçilmesine ilişkin anayasa değişikliği yapılmış ve 2012 yılında cumhurbaşkanlığı seçim kanunu çıkarılmıştır. Mevcut ve eski cumhurbaşkanlarının bu seçimlerden iki kez yararlanıp yararlanamayacaklarını netleştirdik. Yapmayacaklarına karar verdik. Bunun üzerine CHP, konuyu Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı. Dedi ki: Yeni bir hak veriyorsun. Mevcut ve eski başkanların bu hakkını inkar edemezsiniz. bu mümkün değil. Bu anayasaya aykırı. Anayasa Mahkemesi davayı değerlendirdi ve kanundaki bu hükmü bozdu. Ayrıca iptal için bazı nedenler verdi. Bu sebeplerden biri de “Siz yeni bir seçilme hakkı veriyorsunuz. Bu hak geçmişte kalmıştır.Önceki dönemdeki görevlerini adaylıklarından ve gelecekte seçilebilecekleri görevlerinden düşemezsiniz.İkincisi, yasa koyucu mevcut ve mevcut olanı seçmemek isteseydi ve eski cumhurbaşkanları bunu alenen anayasaya yazarlardı.geçmişte böyle bir emsal vardı.şimdi bu içtihat bizce tartışılan konuyu tartışmaz ama tartışanlar için emsal teşkil eder.

Yürütme organı seçildi. Dün, yürütme organı değildi: Mevcut başkan, temsili bir başkan değil, 2017’deki değişiklikten sonra 2018’de seçtiğimiz başkandır. Devlet başkanı, yürütme erki başkanı ve yürütme erkinin temsilcisi. 101. maddeyi değiştirmesek bile bir önceki sembolik cumhurbaşkanına göre bir kez olmak üzere iki kez seçilme hakkı veriyor. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini değiştirdikten sonra yürütmenin yetki ve görevle donatılmış olması nedeniyle doğrudan yürütmeyi seçiyoruz. Şu anda, yürütme organının başı cumhurbaşkanıdır. Yürütme organı seçimlerde seçildi. Dün yürütme organı değildi. Yürütmenin sorumsuz kanadıydı. doğrudan yürütme organı. Bugün halk cumhurbaşkanını seçtiğinde aslında yürütme organı onu doğrudan seçiyor. Dolayısıyla bu başkanın bir önceki başkana isim benzerliği dışında bir farkı yok.

Seçimin yenilenmesine karar verilirse, Cumhurbaşkanımızın 2028’de aday olma hakkı olacak: Şimdi fikir değiştirmelerinde gördüğüm AKP’nin ve Cumhurbaşkanımızın oylarının bir kere sandıkta, halktan aldığı tepkilerde, birçok şeyde sürekli artması. Yönlerinde önemli olan istikrar, ardından aşağı dönüş. Bunu görüyorlar. Bunu görünce farklı düşünüyorlar. Şu anda AKP’yi bulan anketlere baktığınız zaman 40’larda. MHP’ye baktığınız zaman ciddi ama hepimiz biliyoruz ki parti olarak AKP ve MHP’nin yani Büyük Birlik Partisi’nin yani Cumhur İttifakı’nın oyu da avantajdan ötedir. Son seçimde ortaya çıktı. Bir önceki seçimde, şimdi ortaya çıkıyor. Bu yüzden ayakkabıları pahalı gördüler. Tayyip Bey ile sahada yarışırlarsa yine mağlup olurlar. Peki bu tartışmayı açarak Tayyip Erdoğan’sız bir cumhurbaşkanlığı yarışını zorlayabilir miyiz? 367 yeni uzaylıyı Türkiye’de yaşatabilir miyiz? Seçimleri kaybetme korkusunun sadece Kılıçdaroğlu’nu değil, 6’lı parti masasındaki diğer tüm liderleri sardığını açıkça gösteriyor. Meclis 2028’de seçimleri yenileme kararı alırsa Cumhurbaşkanımızın 2028’de de aday olma hakkı olacak.

Bu bir son değil, bu bir yenilenme: Cumhurbaşkanımızı veya meclisimizi seçme kararı seçimin yenilenmesidir. İşe başlayalı yaklaşık bir ay oluyor. Bu bir iptal değil, bir yenilemedir çünkü anayasa çok nettir. `Yeniden seçilmeleri halinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan ve üyelerinin görevleri, yeni üye seçilinceye kadar, göreve başlayıncaya kadar devam eder. Dernek feshedildiğinde, fesih kararı verdiği anda dernek kapatılır. Üyelik süresi sona erer. Başkanın görev süresi sona eriyor. İki kavramı kasten karıştırıyorlar. Başkanın bu yetkisini kaldırmak Parlamentoyu fesheder. Bakın, bunu “tek adam” propagandası için bir destek ve temel oluşturmak için yapıyorlar. Yenileme kararı sona ermez. Türkiye’de fesih ne zaman gerçekleşti? Fesih darbeyle oldu. Fesih, darbeciler tarafından kullanılan bir kavramdır. Aslında altılı masanın altında oturanları da, kenarında oturanları da en çok rahatsız eden şey, bu seçim yasasında yapılan değişiklikler. Seçim kanunundaki değişiklik milli iradeyi takdir eden bir değişikliktir. Yaptığımız düzenlemeye istinaden hak edenlere seçilme ve milletvekili seçilme imkânı tanıyor. Halk İradesinin oy vermediği bir partiye yasa dışı yollardan milletvekili atamasını engeller. Eğer oyum Adalet ve Kalkınma Partisi’ne ise, oyum seçim kanununda başka bir partiye karşı sayılamaz. Hiçbir sistemde güvenilir değil. Bu değerli bir şey. Demokratik geçiş, hukukun üstünlüğü ve milli iradenin değerlendirilmesi açısından da çok önemlidir.

Zohtu Arslan’ın Anayasa Mahkemesi Başkanlığı için üçüncü seçimi: CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Cumhurbaşkanı YSK’lıları tayin ediyor. Ben onlara güvenmiyorum” dedi ama YSK’lıların Yargıtay ve Danıştay Genel Kurulu tarafından salt çoğunlukla atandığını bilmiyor. Bir değerlendirme yapın. Anayasa Mahkemesi üyelerinin seçim prosedürleri bellidir. Açıkça görev başındalar. Cumhurbaşkanlığı seçiminin nasıl yapılacağı Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’da çok açık bir şekilde ifade edilmiştir. Üyeler adaylık başvurusunda bulunmazlar. Toplanıyorlar. birlikte, ancak adayın kim olduğunu biliyorlar. Çünkü koşmayı düşünenler fikirlerini beyan eder ve destek isterler. Ardından genel kurul yapılır. Kendilerine zarf verilir. On beş üyeden on beşinin adı var. Başka bir deyişle, sadece koşmayı düşünenlerin değil, herkesin bir adı vardır. Üyeler alır. Kime isterseniz ona oy verin. Buradaki seçim böyle bir seçimdir. Anayasa Mahkemesi üyelerinin kendi hür iradeleri ile yaptıkları bir seçimdir ve bu seçim de gizli oyla yapılmıştır. Üyeler, Sayın Arslan’ı yeniden Başkan olarak seçtiler. şey bu. Ama sonra patronumuzun bahsettiği aday kaybetmiş gibi davranıyorlar ama diğerleri kazandı ve biz kazandık. Bu havaya boşuna giriyorlar. Yani Anayasa Mahkemesi milletin mahkemesidir. Gücünü halk adına kullanır. Görevlerini anayasa ve yasalara göre yerine getirir. Çok memnun kaldılar. Zevk almaya devam etsinler. Zühtü Bey dostumuzdur. Birlikte çok çalıştık. AKP’nin kapatma davası sırasında o dönemdeki kapatma davasının savunmasına hazırlanırken Zohto Bey’in teorik kısımda da çok katkısı oldu. Birlikte çalıştık. O iyi bir avukat. Kendine yazan kaybeder. Zühtü Bey kimseye kayıtlı değildir. Ayrıca yazmayı da sevmiyor. Yasanın gerektirdiği şekilde yasayı kurar. O yüzden bundan bir anlam çıkarmak yanlış olur. Anayasa Mahkemesi kararlarına bakmak lazım.

YSK seçim yapmıyor, seçim düzenliyor: Türkiye’de tereddüt etmeden tercih edebileceğiniz en güvenilir işletmelerden biri. Yani sadece bugün değil, dün de Cumhurbaşkanlığı seçimleri güvenle organize edildi ve yönetildi. Hala aynı şekilde çalışıyor. Anayasa, Sosyalist Danışma Konseyi’ne, seçimleri dürüstlük içinde yürütme ve baştan sona usulsüzlükler, şikayetler ve itirazlar hakkında nihai karar verme görevini veriyor. Ama genel kanıda ‘YSK karar vermiş gibi görünüyor’ diye bir şey var. YSK tercih etmeyin. Seçimleri düzenler ve seçim sürecindeki itiraz, şikayet ve usulsüzlükleri karara bağlar. Peki seçimi yapan nedir? Düzenlemek. Kararı gerçekten kim veriyor? Partiler veriyor. Çünkü seçim yasasına göre her sandıkta, o seçim çevresinde teşkilatı bulunan ve son seçimlerde seçime giren partilerin ve seçilmişlerin temsilcilerinin olması gerektiği çok açıktır. 5 farklı partiden temsilci ve iki kamu görevlisi var.

KILIÇDAROĞLU Kuşatmanın Yapılması: Adım adım adaylığını masadakileri kabul etmekten başka çare bırakmayacak bir noktaya getirdi. Kılıçdaroğlu dışında bir seçeneğin masadan kalkacağını şimdilik düşünmüyorum. Kılıçdaroğlu kuşatma altına aldı. Kılıçdaroğlu çok yetenekli bir siyasetçi. Yani parti içi rekabette de başka şeylerde de… Orada (sandıkta) ustalığı yok ama böyle bir hizip, bir grup parti içinde kendi düzenini kurmakta gerçekten başarılı. . Ona hakkını vermeli. Şimdi masanın patronu kim? Herkes “Patron benim” diyor. Ama başkan Kılıçdaroğlu’dur. Slayt yok. Miral Hanım patron değil, diğerleri de patron değil. Patron gibi davranıyorlar. Ya göz görüyorsun, su akıyor. Buradaki tartışmasız şef Kılıçdaroğlu’dur. Şimdi diğerleri neden Kılıçdaroğlu’nun adaylığını onaylayacak kadar ileri gitti? Çünkü artık ne Kılıçdaroğlu, ne de diğer isimler seçimleri kazanamayacaklarına inanıyorlar. Kazanamayacakları için Kılıçdaroğlu’nun adaylığına adeta karşı çıkacaklar ve canı gönülden “evet” diyecekler. Birincisi, seçimden sonra, bunu karşılayamayacağınızı biliyorduk. İşte biz bu kadar direndik. Aday oldun ve bize kaybettirdin. İkinci olarak, listeler üzerinde anlaşmaya varılana kadar adayın hiçbir beyanı bu tablodan çıkmaz. Çünkü yarım hatta yarım olmayan partiler var. Şimdi adayla ilgili bir açıklama varsa listede kaç milletvekili gerekiyor? Kazanmak için ne kadar ihtiyacınız var? Şüpheli bir yerde ne kadara ihtiyacınız var? İYİ parti listesine girecek misin? CHP listesine girecek misiniz? Bu konuda anlaşmaya varılana kadar hiçbir aday beyanı bu tablodan çıkarılmayacaktır. Şimdi bu konuda anlaşmaya varıldı mı? hayır. Herkes kalbinden geçeni söylüyor. Herkes bir grup oluşturacak kadar milletvekili istiyor. Baktığınızda dört tane küçük parti var. 80 kişilik bir milletvekili grubu varsa. O halde bu 80 ajanı nereye koyacaksınız? 10 varsa, 40 proxy olacaktır. Şimdi hangi illerden olacak? Cumhuriyet Halk Partisi listesine mi, yoksa Uluslararası Kızılhaç Yılı listesine mi girecekler? Herkes burada taviz vermeden Kemal Bey’in adaylığını kabul etse de adaylığa katılmıyor. Şu anda pazarlık yapmaktan çekiniyor, şimdiye kadar ertelediler. Ama artık gecikme ihtimali yok. Eninde sonunda bu anlaşmayı yapacaklar. Yani bugün yapmazlarsa yarın çünkü 10 Mart’ta Cumhurbaşkanımız seçimlerin yenilenmesi kararı alacak.

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın