Bahçeli 9 gün sonra sahne aldı: Adam, Babala TV ve TİP Milletvekili Ahmet Çek hedef alındı.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin haftalık grup toplantısında konuştu. Bahçeli, deprem felaketinde yardım toplayan “Ahbab” ve “Babala” kanallarını hedef aldı. Öte yandan TİP Milletvekili Ahmet Çek de Bahçeli’nin hedefindeydi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MHP Grubu’nun olağan toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Geçen hafta Kahramanmaraş’ta meydana gelen 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki iki büyük depremin ardından sessiz kalan Bahçeli, deprem bölgesine gitmedi ve bu konuda herhangi bir açıklama yapmadı. Öte yandan dernekte grubu bulunan tüm taraflar toplantılarını iptal ederken, dernek askıya alındı.

Geçen haftaki toplantısını iptal etmeyen MHP, bu haftaki grup toplantısını da iptal etmedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli haftalık konuşmasını yapmak için kürsüye çıktı.

Depremde yardım çalışmalarının ön saflarında yer alan Ahbap ve Babala Kanalları da Hacılı’nın hedefi haline geldi. Haluk Levent ve Oğuzhan Oğur’u hedef alan Bahçeli, “Bu dolandırıcılar artık Türk televizyonlarında yer almasın” dedi.

TİP Milletvekili Ahmet Çek’i de hedef alan Bahçeli, “Geldiğimiz noktada bu nöbetçi düşmanı TBMM’den uzaklaştırmak, devletin ve hukukun namus ve güvenliği meselesidir” açıklaması yaptı.

Bahçeli’nin konuşmasında öne çıkan noktalar şöyle oldu:

Bahçeli’nin açıklamalarından öne çıkanlar:


İsrail kurtarma ekibini ajan olarak tanımlayan Akit’e Mossad’ın sesi yanıt verdi.

Bağımsızlığımıza karşı savaşlara, doğal afetlere, salgın hastalıklara, darbe girişimlerine, isyan girişimlerine ve vahşi suikastlara karşı aynı cephede savaştık. Her devirde küstah insanların enkazı ayaklar altına aldığına şahit olduk. Milletimiz imdat dilenirken, milletimizin ruhu titrerken, hayatta kalanlar hayata tutunurken, vicdan fakirlerini esefle ve ibretle izledik.

Arada bir, protestomuzdan siyasi çıkar sağlamak için kampanya yürüten küstahlara tanık oldum. Felaketten kurtulanlar hayata tutunmaya çalışırken, vicdan ve insanlık fakirlerinin kazanımlarına tutunmalarını acıyarak izledik. Hiç şüphe yok ki olağanüstü bir dönemden geçiyoruz. Ama yaşadığımız deprem felaketi ne ilk ne de son olacak.

Kentleşme politikalarımızı yeniden gözden geçirmeli, bina yapılarını, yerleşim ve yerleşim stratejilerini doğal afetleri de dikkate alarak yeniden değerlendirmeliyiz.

Türk milleti nice zorluklardan geçmiştir. Allah yardım ettiği sürece günümüzün ağır sıkıntılarının üstesinden gelmesini bilecektir.

“Yaptığımız depremde en az 5 fay sektörünün kırıldığı iddia ediliyor”

Öyle bir felaketle karşı karşıyayız ki uzmanlar Anadolu levhasının Arap levhasına göre en az 3 metre hareket ettiğinden bahsetmişler. Hatay’ın Altınu ilçesinde bir zeytinlikte 200 metre genişliğinde, 400 metre uzunluğunda ve 50 metre derinliğinde yarık oluşturdu. Deprem, tarih boyunca bölgedeki en yıkıcı sismik aktivite olarak kayıtlara geçti.

İddiaya göre tanık olduğumuz depremde en az 5 fay parçası kırıldı. Son 100 yılda 27 Aralık 1939 Erzincan depremi 7.9, 17 Ağustos 1999 Gölcük depremi 7.4, 6 Şubat Pazarciç depremi 7.7 ve Elbistan depremi 7.6. İkiz depremler, 110.000 kilometrekare alana sahip 10 il, 113 kaymakam ve 6.514 köyü doğrudan vurdu. Türkiye nüfusunun yüzde 15,7’si ve tarım alanlarının yüzde 14,5’i depremden zarar gören bölgede kaldı. Bazı bilim adamları bu çifte depremin 500 atom bombasına eşdeğer olduğunu söylediler. Kontrol ve hareket alanındaki yerleşim yerleri 6 Şubat’ta meydana gelen çifte depremle yıkıldı ve şu ana kadar 31 bin 643 kardeşimiz hayatını kaybetti.

66.000 binanın 12.500’ü çok net olmasa da yıkıldı.

Neresinden bakarsak bakalım, önümüzde duran tablo çok büyük.

Millî teşkilatlarımız ve ocaklarımız her türlü mücadeleye destek olmuştur.

Çalışmalarımız AFAD ile koordineli

Çalışmalarımız Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ile koordineli olarak uygulanmış ve sürdürülmüştür. Meslektaşlarımız AFAD Yardım Kampanyasına destek verdi. Arama kurtarma faaliyetlerine aktif olarak katıldık. Tam bir haftadır gece gündüz devam eden enkazı temizleme ve hayat kurtarma mücadelesinde gönüllü olarak ülkemizin yanında yer aldık. Meslektaşlarımız büyümedi, yılmadı, yılmadı, yılmadı.

En aşağılık karalama kampanyalarına rağmen ülkemiz ve hükümetimiz üzerine düşen görevi yapmıştır.

Sayın Cumhurbaşkanımız depremin harabeye çevirdiği şehirleri ziyaret ederek hemşerilerimizle bir araya gelerek acılarını paylaştı. Ben de Ankara’dan gelişmeleri an be an takip ettim ve hem hassas ve hassas kurtarma çalışmaları hem de Cumhurbaşkanımızın deprem bölgesinde olması nedeniyle kafam pek meşgul olmadı. Diğerleri gibi teklif peşinde değiliz. Milletimizin yaşadığı her acı bizim acımızdır.

MHP Genel Başkanı olarak hemşerilerimizi ve depremden etkilenen illeri ziyaret etmek üzere kararın uygulanması için makul bir süre bekledim. O zaman geldi. Milletimle tek yürek olacağım, tek ses olacağım. İşi yarıda bırakmadan illeri gezeceğim. Devlet yok diyen kusurlular zavallı işbirlikçilerdir. Baksalar da göremezler, görseler de tanıyamazlar.

Hedef Arkadaşlar ve Babala

Dünyanın hiçbir yerinde bu büyüklükte bir doğal afet ve yıkıcı etkileriyle baş etmek kolay değil. Devletin ve hükümetin haklarını teslim etmek gerekir. Devletin yapamadığı, erkeklerin ve babaların kartal gibi kanat çırpmasıdır. Bu dolandırıcılar artık Türk televizyonlarında yer almamalı. Devleti aciz göstermek istercesine sosyal medyaya akın edenler, oturdukları dalı kestiklerinin ne zaman farkına varacaklar? Afet ve acil durum yönetimi yoluyla yardım ve destek sağlamanın doğru yolu budur.

Hedef ajanı yazın Ahmed Şeyh

PKK hissesiyle TİP’e bağlı sözde milletvekili, “Böyle bir devlete düşman olmak meşrudur” sözleriyle halk ve devlet düşmanlığında yeni bir sayfa açtı. Geldiğimiz noktada bu kanunsuz düşmanı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden defetmek bir namus, devlet güvenliği ve hukuk meselesidir.

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın