Ayrılık aşka dahil değil mi? Sevmek de sevilmek kadardır aslında, aşkı bitirmek, gitmek, beklemek, ayrılıklar hayatımızın normal birer parçası… Ayrılık acısını kolaylıkla atlatmak sizin elinizde. Bu süreçte arkadaşlarından hep güzel şeyler duyma ihtiyacı hissetsen de o tramvayı sandığın kadar zor atlatamayacak olan sensin. unutma; Tüm başarı inancın ürünüdür. Buna inanmak ve bilinçli olarak kendinize önermek sizin için iyi bir başlangıç olabilir.
Ayrılık, psikoloji ile ilişkilendirilen şeyden/kişiden yüz çevirmek demektir. Bu süreci yaşayan kişi, duygusal ya da fiziksel olarak bağlandığı nesne/kişiyle teması azaltır ya da keser. Ama ayrılık acısını yaşamak bilimsel olarak kolay kolay anlatılamaz. Kalbiniz kırıldı, umutlarınız tükendi. Bu dönemde aynaya baktığınızda yüzünüzdeki hüzünlü ifade bile sizi üzmeye yeter. Ama yeniden gülebilirsin, yeni düşlerin beşiğinde ruhunu iyileştirebilirsin. Bu acıyı yenmek ve kalbinizin üzerindeki yükü biraz daha hafifletmek adına araştırmalar ışığında size bir kaç tavsiyede bulunmak istiyorum.
Bir ayrılığın acısıyla uğraşırken nasıl bir yaklaşım sergileyebilirsiniz?
Kabul etmelisin!
-Öncelikle gerçeği kabullenmeli ve hayal dünyasında yaşamayı bırakmalısınız. Ayrıldığınız kişinin olumsuz yönlerini görmezden gelmeyin. Bu sizin için en önemli adımlardan biri olacaktır. Çoğu zaman yalnız kaldığınız bu dönemde kendinizi kandırmaktan vazgeçmelisiniz. Mümkün olduğunca gerçekçi bir bakış açısı elde etmek için çaba göstermelisiniz. “Artık bu ilişki bitti. …hiçbir şekilde hayatımda olmayacak. Yaşananlar sadece bir hatıra.” Bu senin iç sesin olmalı. İlişkinin bittiğini kabul ettiğiniz an iyileşme süreci hızla ilerleyecektir.
Yalnızlıktan korkma!
– Her insanın ruhunu okşayan güzel ve romantik bir ilişkiye sahip olmak. Ama hayatta hep birileriyle olacağız diye bir kural yok. Başka bir insana ihtiyaç duymadan yaşayabileceğinizi unutmayın. Ayrılığın acısını yaşayan diğer arkadaşlarınızı dinleyin. Bu, bu duyguların evrensel olduğunu ve herkesin bunları deneyimleyebileceğini anlamanıza yardımcı olacaktır.
Kendinle barış içinde yaşa!
-Yalnızlıktan korkmuyorsanız ve yoğun aşktan muzdaripseniz, kendinizle kaliteli zaman geçirmeye çalışın ve bu günlerin tadını çıkarın. Gün içinde yapmaktan hoşlandığınız ve sizi en mutlu eden şeylerin bir listesini yapmaya ve bunları eyleme dökmeye ne dersiniz? Bunu yaptıkça ağrınız hiç ummadığınız bir şekilde azalacaktır.
Bakış açınızı değiştirin!
Tabii ki acıyor. Tatlı anılar gözlerinde canlanıyor. Bu acı gün bitecek. Hayata hep üzgün ve yaşlı gözlerle bakarsan. Saçından tutamazsın. Bu ayrılık önünüze çıkabilecek güzel fırsatları kaçırmanıza neden olmasın. Bu nedenle deneyimlerinize bir yabancının gözünden bakmaya çalışmalısınız.
Sosyalleşmek sizi en büyük adıma taşıyacak!
Her zaman kendinle baş başa yaşayamazsın ve iç sesini dinleyemezsin. Bu da acınızı artırır ve ruhunuzda kalıcı hasarlara neden olur. Sinemaya, tiyatroya gidebilir. Becerilerinizi geliştirebileceğiniz bir kursa kayıt olabilirsiniz. Bu hareketler sadece sizi kafanızdan geçen düşüncelerden uzaklaştırmakla kalmayacak, aynı zamanda yeni arkadaşlar edinmenizi de sağlayacaktır. Kendinize olan güveninizin nasıl arttığını ve ağrılarınızın nasıl dramatik bir şekilde azaldığını göreceksiniz.
Ayrılacağın kişiyle bağını tamamen kes!
– Bir zamanlar acısıyla tatlısıyla her şeyi paylaştığım kişinin o olduğunu biliyorum. Ailevi sebepler ve zorunluluklar nedeniyle ayrılan ve hala birbirlerini sevdiklerine inanan çiftlerde daha sık görülen mesajlaşma, arama, e-posta gönderme, arkadaş aracılığıyla haber alıp göndermeye çalışma gibi davranışlardan uzak durmalısınız. İlişkinizi bitirmek için kesin bir karar verdiyseniz, bu eylemler size zarar verecek ve acınızı unutmanızı zorlaştıracaktır.
İlişkinizi bozarak gözden geçirin!
– İlişkinizde yaşadığınız olumlu ve olumsuz anları, ilişkiniz devam ederse yaşayabileceğiniz olumlu ve olumsuz duyguları parçalara ayırarak analiz ederseniz, yaşadıklarınızı daha akılcı bir şekilde ele alabilirsiniz. Bunu kendi başınıza yapmakta zorlanıyorsanız, bir terapistten yardım isteyebilirsiniz.
Yaşadığınız mutsuzluk ve acı için nitelikler verin!
– “Ayrılığın ilk günü %100 mutsuzdum, acı eşiğim çok düşüktü, < Kendimi çok kötü hissettim. 2 hafta oldu. %85 mutsuz hissediyorum. 1 ay, %50 mutsuzum." Bu derecelendirmeyi yapmak, geleceğinizin daha iyi olacağını görmenize yardımcı olur. Ağrınız önemli ölçüde artıyorsa, bir profesyonelden desteğe ihtiyacınız olabilir. Bunu görmeniz için bu yöntem oldukça etkili olacaktır.
Aklınızdaki endişe sorularını şu şekilde cevaplayın:
“Bir daha asla mutlu olmayacak mıyım?”
Kaç kişi ömrünün sonuna kadar ayrılık acısı çekti… Elbet bu günler geçecek ve benim hayatım normale dönecek.
“Onun gibi birini bulamam, değil mi?”
– Neden onun gibi birini bulmak isteyeyim… Neden ayrıldık? Onun gibi biriyle ayrılıkla biten bir ilişkiyi hayal bile etmek istemiyorum.
“Yaşadıklarımın hiçbirini hak etmedim.”
İnsanlar her zaman hak ettiklerini alamazlar. Bu doğru ya da yanlışla ilgili değil. Bazen insanlar kaçınamayacakları şeyler yaşarlar. Hastalıklar, doğal afetler, kazalar…
Bu soru ve cevapları korkularınıza ve kafanızdaki soru işaretlerine göre çoğaltabilirsiniz. Ama unutmayın ki bakış açınız genişse ve cevaplarınız olumlu ise kendinizi ısmarlama fırsatınız olacaktır. Sevgiyle yan yana yaşadığımız bir dünya diliyorum. Sevdiklerinizle mutlu kalın. Hayatta kalamayacaksan bile asla pes etme. Hayat bize her gün yeni umutlar sunar,,, Hayata sarılın yaralarınız daha kolay iyileşir inanın…
Kaynak:
www.e-psikiyatri.com
psikolojiizmir.com
yazar:İda Şahan
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]