Dillerin konuşulduğu çeşitli diller vardır. Yüzlerce ünlü ve ünsüz dışında sesler de tonlara bölünebilir. Ton, bir kelimeyi diğerinden ayırt etmede önemli bir rol oynayan perdenin yükselişi ve düşüşüdür.
Dünya dillerinin yaklaşık %70’i tonludur, dolayısıyla telaffuz derecesindeki farklılıklar sadece telaffuzda değil kelimenin anlamında da fark yaratır. Dünya nüfusunun en az üçte biri tonlamalı bir dil konuşuyor. Afrika, Orta Amerika ve Asya dillerinin çoğu tonaldır. Çin’de en çok konuşulan dil olan Mandarin Çincesinde kelime telaffuzunda konuşma tonu veya perdesi çok önemlidir.
Mandalinaların dört farklı tonu vardır: düz, alçalan, artan, alçalan ve sonra yükselen. Bu tonlamalar, benzer heceler arasında anlam farkı yaratmak için kullanılır. Tonlamaya bağlı olarak ba, “kökünden sökmek”, “sekiz”, “tutmak” veya “tırmıklamak” anlamına gelebilir ve bir tarım aletidir.
Güney Çin ve Hong Kong’un birincil dili olan Kantonca altı ton kullanır. Bazı Çin lehçelerinin dokuza kadar ton kullandığı da bilinmektedir. Tonlamanın olmadığı dillerden biri olan İngilizce’de tonlama bir durumu göstermek ya da düz bir cümleyi soruya çevirmek için kullanılır ancak tonlama tek başına kelimelerin anlamını değiştirmez. Ancak Madarain’deki “ama” hecesinin yanlış tonlanması kişinin ata anne demesine neden olabilir.
katip:Rahman Karasu
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]