“25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” etkinlikleri kapsamında Dr. Aynur Dağdemir tarafından 18 Kasım 2022 Cuma günü saat 12:30’da Antalya Tabip Odası’nda basın açıklaması yapıldı.
Bu açıklama Antalya Tabip Odası Kadın Tabipleri Odası Başkanı ve Kadın Sağlığı Komisyonu tarafından yapıldı. Hafıza Öztürk, Türkmence okudu.
Açıklamanın tam metni şöyle:
Bugün acının, öfkenin ve dayanışmanın günü.
Bugün 19 Kasım acının, öfkenin, bizimle dayanışmanın günüdür. 19 Kasım 2015 tarihinde meslektaşımız Dr. Aynur Dağdemir birlikte çalıştığı kadını erkek şiddetinden korumaya çalışırken katledildi. Aynur, kadınlar için güvenli olmayan bir çalışma ortamında bizi erkeklerin şiddetinden çaldığı için öfke dolu bir gün. Dayanışma günüdür çünkü Aynur bize kadın dayanışmasının vazgeçilmez önemini ve gücünü cesaretiyle göstermiştir.
Biz kadın doktorlar, pandemiden etkilenen kadınlara yönelik eylemlerini artıran ataerkil sistem nedeniyle neredeyse her gün şiddetle karşılaşıyoruz, şiddet ülke genelinde tırmanıyor ve sağlık çöktükçe sağlık şiddeti artıyor. Sağlıkta Dönüşüm Projesi’nin 20. yılını geride bıraktığımız bu günlerde. Kadın doktorları hayattan uzaklaştıran bu dönüşüme tanık olduk. Acil servis asistanı olarak çalışırken, iş yerinde sürekli taciz edildiği için Sapim’e yapılan haksız talepler üzerine intihar eden Dr. Melike Erdem… Pediatri asistanı olarak çalışırken yaşamına son veren Dr. Melike Erdem, uzun çalışma saatleri, mesai sonrası az dinlenme, sömürücü çalışma ve huzursuz hasta taleplerinden dolayı tükenmişlik yaşadı. Ece Ceyda Güdemek… Uzun mesailerin ardından eve dönerken Dr. Ramisa Beren Sen…
Sağlıkta Dönüşüm Projesi kadın sağlık çalışanları için ölümcül çalışma koşulları yaratırken, güvensiz işyerleri erkek şiddetini teşvik etmeye devam etti. Ebe Omor Erez, Ocak ayında Aile Sağlığı Merkezi’nde öldürülmüştü. Daha 1 ay önce Aile Sağlığı Merkezi’nde çalışan hemşire Emine, çalıştığı işyerinde bir kişi tarafından ateşli silahla vurularak öldürüldü.
sahip olduğumuz ve isimleri sayamadığımız kadınlar; Neoliberal sağlık politikaları, İstanbul Sözleşmesi’ni ortadan kaldıranlar, ekranlarda cinsiyet eşitsizliğini savunan siyasetçiler, şiddeti cezasızlıkla taçlandıran erkek tasfiyesi ve kadın düşmanı politikalar. Aynı erkek egemen anlayış, kadın kazanımlarına yönelik saldırıları artırarak kadın mücadelelerini hedef almıştır, almaya da devam etmektedir. Şiddetin her geçen gün arttığı, adaletin hiçe sayıldığı coğrafyamızda, TTB Merkez Yönetim Kurulu Başkanı, İnsan Hakları Savunucusu, Adli Tıp Profesörü ve hepsinden önemlisi meslektaşımız Dr. Şebnem Koror Fincancı hukuka aykırı olarak tutuklandı. Kadın doktorlar olarak Shabnam Hajjah’ın neden hedef alındığını ve neden yalnız kaldığımızı biliyoruz. Çünkü pandemi sürecinde aklın ve bilimin ışığında hakkı savunup sağlık hakkını yok saydık… Çünkü meslektaşlarımızın ölümlerinden bu sağlık sisteminin sorumlu olduğunu açıkça ortaya koyduk… Çünkü biz buna karşıyız. Kadını yok sayan sağlık politikaları… Kısacası tüm oda ve ofislerimiz, özellikle kol ve yönetim kurulu üyelerimiz Türk Tabipler Birliği Merkez, organlarımızın anti-sosyal ve kadın karşıtı politikalarına karşı en güçlü duruşu sergiledikleri için…
Biz Mirabel kardeşlerin mücadele azmini, Malika ve Romesa’nın öfkesini, Aynur’un cesaretini, Füsun Saik’in liderliğini, Esen Hoca’nın bilim sevgisini, Spnim’in bir bilim adamı olarak tavrını üzerine almış kadın doktorlarız. Bir rehber. Ataerkil şiddet, akademiyi hedef alan bilim düşmanlığı, kadını yok sayan sağlık politikaları son bulana kadar mücadeleye devam edeceğiz.

Taksim bombacısı olduğunu açıklayan El Beşir’in keşif fotoğrafları: Keşfe kırmızı gülle gitti
hayat kurtaran bir mesleğin mensupları olarak bir kadını daha kaybetmemek için; Ve hayattan, özgürlükten, meslekten bir insanı daha kaybetmemek için kadına yönelik şiddetin her türlüsüne karşı mücadelemizi sürdüreceğimizi bir kez daha haykırıyoruz.
Kadın Hekimliği ve Kadın Sağlığı Şubesi TTB
Antalya Tabip Odası Kadın Hastalıkları ve Kadın Sağlığı Komisyonu
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]