Amerika Birleşik Devletleri, Kuzey Amerika’da bulunan bir ülkedir. Ulusal ve uluslararası gücü ile bu ülke birinci ve ikinci. Her iki dünya savaşında elde ettiği başarılarla dünyanın hükümdarı olarak anılmaya başlandı. Ülkeyi bir göçmenler ülkesine çeviren kapitalizmin merkezi ülkedir. Bugün Amerika’nın çok büyük bir bölümü Avrupalı göçmenlerden oluşuyor. Bu göçmenler yaklaşık 200 ila 300 yıl önce Avrupa’dan gemilerle bölgeye gelen Avrupalı bir gruptur ve genellikle yoksulları oluştururlar. Bu insanlar artık Amerikalı ve bir anlamda soyadlarını bir kenara bırakarak Avrupa ile alakası olmayan bir toplum haline geldiler. Kuzey Amerika’da yer alan Kanada, Amerika Birleşik Devletleri ile benzer bir geçmişe sahiptir ve mevcut devlet sistemleri de oldukça benzerdir. Amerika Birleşik Devletleri eskisi kadar çok göç almıyor. Yurt dışından gelen göçmenler ancak belirli sayıda kurala göre ülkeye kabul edilebilmektedir. Bu 50 bin kişi ile sınırlıdır. Ancak ülkenin birçok üçüncü ülkeye vize alma kolaylığı sağlamasıyla da biliniyor. Hatta bu ülkeler arasında vizeden muaf olanlar da var. Yani Amerika Birleşik Devletleri’ne vizeye ihtiyaç duymadan seyahat edebilen yabancılar da var.
Diğerleri ise vize başvurusunda bulunur ve ardından ülkeye vize ile seyahat eder. Türkiye henüz vizesiz seyahat konusunda başarılı olan ülkeler arasında yer almıyor. Burada “başarı”nın ne anlama geldiği, devletin politikası ve ülkenin refahı olarak yorumlanabilir. Vize almak zorunlu olmakla birlikte Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları Amerika Birleşik Devletleri’ne giriş yapmak için vize almakta çok zorlanmazlar. İlgili kişi potansiyel bir kaçak olmadığı sürece. Her yıl çok sayıda Türk vatandaşı Amerika’ya vize ile seyahat etmektedir. Bunlar arasında work and travel programına uygun olarak ülkeye davet edilen Türkler olduğu gibi turist statüsünde seyahat edenler de var.
Türkiye Cumhuriyeti pasaportuna sahipseniz ve Amerika Birleşik Devletleri’ne kalıcı statüyle seyahat etmiyorsanız, bu gerçek size birçok hak sağlar. Yani ülkeye turist ya da geçici statü ile giriş yapmak size yasal tasarruf yapma olanağı sağlıyor. Örneğin, Amerika Birleşik Devletleri sınırları içinde bir araba satın alabilirsiniz. Bu sizin yasal hakkınızdır. Ülkedeyken aracın resmi satışını devralabilir veya devredebilirsiniz. Bu durumda uyruğunuz veya ülkedeki ikametiniz dikkate alınmaz. Amerika bu anlamda diğer birçok ülkeden farklıdır. Yani yasal oturma izniniz olmasa bile bu durum araba alıp satmanıza engel değil.
Araba fiyatlarının çok ucuz olduğu bu ülkede birçok Türk, bulundukları süre boyunca ya araba alıyor ya da kiralıyor. Yeni bir araba takıntınız yoksa, yalnız değilseniz bir araba satın almak tamamen mantıklıdır. Öyle ki Amerika’da 1.000$ ile 1.500$ arasında değişen hiçbir sorunu olmayan araba bulmak çok kolay. Bu fiyatlara ek olarak, bir de 500 $’a kadar çıkabilen bir araç hareket sigortası maliyeti var. Hala arabanızı satabileceğiniz için bu fiyatlar çok makul. Ancak aracınızla seyahat ederken Türk ehliyetiniz varsa bu durumda pasaportunuzu yanınıza almanızda fayda var. Eyaletler arasında birçok farklı uygulama olduğunu unutmayın ve seyahatinizden önce mutlaka zaman ayırmalı ve kendinizi bilgilendirmelisiniz.
yazar:Emir Karasu
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]