Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan, “Bu iktidar artık vatandaşın yükünü taşıyan bir yük değil, vatandaşın sırtına yük oldu. Vatandaşlarımız bu seçimde artık ağırlaşan bu yükü üzerinden atacak ve bu hükümeti hak ettiği yere indirecektir. Kabustan uyanıp bir yudum su içtiğiniz anda her şey değişmeye başlayacak. İnsanlar derin bir nefes alacak. Havada daha fazla oksijen hissedeceğiz. Demokrasimiz, ekonomimiz ve hepsinden önemlisi adalet nefes alacak.”
DEVA parti lideri Ali Babacan, dün partisinin Ankara İl teşkilatında partililerle birlikte kutlama yaptı. Babacan burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Cumhurbaşkanlığı seçiminin dört adayı var ama aslında yarışan iki aday var.”
Referandum benzetmesi çok önemli. Herkesin kolayca anlayabileceği bir örnek. Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve milletvekilliği seçimleri için iki tür sandık vardır. İlk sandık kimin cumhurbaşkanı olacağına karar verecek. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde dört aday var, ancak ikisi fiilen yarışıyor. Diğer iki adayın bir iddiası yok. Sayın Erdoğan ve Sayın Kılıçdaroğlu’nun dışında adayları destekleyen vatandaşlarımız iyi düşünsünler ki, “benim oyum bu iki adaydan hangisine onu destekleyeceğim”? Daha 20 gün var. Anlayanlar anlamayanlara anlatacaktır diye düşünüyorum. Toplumsal bilinç düzeyi yükselecek, sağduyu ve sağduyu galip gelecek ve bunu da inşallah ilk turda halledeceğiz. Bunu yapacağız.
“Erdoğan bu seçimlerde kazandığı kadar popülarite yaratmadı”
İnsanların kafasını karıştırmak için her şey yapılıyor. Popülizm bir düzine paradır. Dikkat hiçbir seçimde Erdoğan’ın bu seçimde yaptığı kadar popülizm olmadı. Torbanın ağzını o kadar çok açıyor ki, ne gerekiyorsa veriyor. Paranızın olup olmaması önemli değil. Bu ülkenin kaynaklarının yetip yetmeyeceği hesaplanmış değil. Açıklanan rakamların ne kadar doğru olduğunu bilmiyoruz. Çünkü her şeyi çarpıtıyorlar. Doğruyu söylemiyorlar. Enflasyonu ve pandemide hayatını kaybeden vatandaşlarımızın sayısını sakladılar. 11 ildeki teşkilatımız depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımızın rakamlarının da doğru olmadığını söylüyor. Mezarlar belli, mezarlara bakıyoruz, tek tek reisleri arıyoruz, köylerde gömülü olan insan sayısını topluyoruz ve her şehirdeki ölü sayısı resmi rakamların üzerinde çıkıyor. Hükümetin açıkladığı rakamların ve geleceğe yönelik taahhütlerinin hiçbirine güven yok.
“Görüşmeyi açacağız. Bunun yanlış olduğunu söylüyor. Ben bunca yıl niye başvurdum?”
Mohamed Safran’dan bir ziyafet ziyareti
Herhangi bir ayrımcılığa izin vermeyeceğimizi söyledik. Yazılı sınavlarda, KPSS’de, alan sınavlarında ne gelirse uygulayacağız dedik. Seçim beyannamesini hazırlayın. Seçime bir ay kala, ne olmuş yani? Görüşmeyi iptal edeceğiz. “Bu bir hataydı” diyor. Neden yıllarca yaptın? Kaldıracaklarını sanmıyorum. Taraftar zihniyeti, sadece kendisine yakın olanları destekleyen zihniyetin röportajı kaldırma lüksü yok. Bunu yapıyoruz çünkü her zaman adalet ve fırsat eşitliğinden yana olduk.
Ardouane kendisine karşı çıkıyor.
Çıktı ve “Bölüm yanlışmış pardon” dedi. Arkadaşım, son seçimde şehri dolaşıp meydanlarda “İmar barışından nice binaları istifade ettirdik” diyen sen değil miydin? Sanki 5 yıldır başka bir hükümet çalışıyor ve Sayın Erdoğan bir muhalefet partisinin lideri. Kendi kendine karşı çıkıyor.
“Türkiye güçlü, güvenilir ve güvenilir bir ülke olacak”
Anayasa metninin hazırlanmasına, ortak siyaset metninin hazırlanmasına, ortak cumhurbaşkanı adayının belirlenmesine, ortak yönetim modeline vazgeçilmez katkılarda bulunduk. Seçimden sonra da önemli katkılar sağlamaya devam etmeyi umuyoruz. Güleryüzlü kadromuz, işini bilen ekibimiz, dürüst ve çalışkan arkadaşlarımızla bu ülkenin sorunlarını birer birer çözeceğiz. Krizi bir bir atlatacağız. Bunu çalışanlar olarak yapacağız. “Ben her şeyi biliyorum” demeyeceğiz; Bin bilsek bilene sorarak yaparız ve danışmanlıktan asla vazgeçmeyiz. Adaleti sadece yargının hızlı ve doğru kararı olarak görmeyeceğiz. Adaleti fırsat eşitliği olarak canlandırmaya da devam edeceğiz. Eğitimde, istihdamda, iş hayatında fırsat eşitliği… Türkiye bambaşka, güçlü, güvenilir, saygın bir ülke olacaktır. Yaptık, daha iyisini, daha güzelini yapacağız. Bunu birlikte yapacağız.
“Vatandaşlarımız bu seçimde doğru yerde sırtlarındaki yükü kaybedecek”
Bu yetkiye tanınan süre dolmak üzeredir. Şimdi bu hükümet vatandaşın yükünü taşıyan değil, vatandaşın yükünü taşıyan bir hükümet. Vatandaşlarımız bu seçimde artık ağırlaşan bu yükü üzerinden atacak ve bu hükümeti hak ettiği yere indirecektir. Türkiye’nin yeni yarınlara giden yoluna emin adımlarla devam etmesini temenni ediyorum. Değişim, sanki bir kabustan uyanıyormuş gibi çok hızlı gerçekleşecek. Kabustan uyanıp bir yudum su içtiğiniz anda her şey değişmeye başlayacak. İnsanlar derin bir nefes alacak. Havada daha fazla oksijen hissedeceğiz. Tüm ülke nefes alacak. Demokrasimiz, ekonomimiz ve hepsinden önemlisi adalet nefes alacak.”
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]