İçindekiler
Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan, altı farklı partinin, ayrı örgütler ve ayrı seçmenlerle tek bir anayasa değişikliği konusunda anlaşmasının aslında Türkiye’de tam bir anlaşma olduğunu söyledi. Bu nedenle 84 maddeyi açıkladıktan sonra tek bir maddeye değinip ciddi eleştirilerde bulunan olmadı.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın anayasa değişikliği önerisine ilişkin açıklamalarını değerlendiren Babacan, “Sayın Erdoğan yoruldu. Erdoğan’ın yorgunluğu sonucunda çok büyük bir hataya daha düştü. Çok partili demokrasiyle mücadele ediyor. Tek parti sistemini yüceltiyor. Hayır Sayın Erdoğan, yenemeyeceğiniz tek parti dönemini sevdiğinizi şimdi kabul ediyor musunuz?” dedi.
DEVA Parti Genel Başkanı Ali Babacan, parti genel merkezinde haftalık değerlendirme toplantısı yaptı. Babacan özetle şunları söyledi:
2022 yılının sonuna yaklaşırken çok umutluyuz. Geçen Pazartesi, yarının Türkiye’si için anayasa değişikliği önermek üzere ön toplantıyı yaptık. Ankara, demokrasi adına büyük bir ana tanık oldu. Evet, 6 siyasi parti olarak güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçişle ilgili 84 maddelik kapsamlı bir anayasa metninde değişiklik yapmayı bitirdik ve kamuoyunun bilgisine sunduk. Ortak akıl ve istişare ile bu çalışmayı hazırladık. Zalime karşı, “Ben istedim, ben yaptım” diyen bir tek, bütün Türkiye’yi masanın başına koyduk. Bu vesileyle anayasa çalışmalarımızda büyük emeği geçen Hukuk ve Adalet Politika Başkanımız Mustafa Yeneroğlu’na ve Cumhuriyet Halk Partisi, Demokrat Parti, Gelecek Partisi ve AK Parti’yi temsilen kurula katılan tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. İYİ Parti. Mutluluk Partisi Ben de bu ülkenin bir vatandaşı olarak bu işte emeği geçen ve emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum. Bakın son 10 yılda Türkiye’de böyle bir çalışma yapılmadı bile. Kapsamlı bir anayasa değişikliği en son 2012 yılında denenmiş, tamamlanamayıp yarım bırakılmıştı. Ayrı örgütlenmelere ve ayrı seçmen gruplarına sahip altı farklı partinin bir anayasa değişikliğinde uzlaşması, aslında Türkiye’de tam bir anlaşmadır. Bu nedenle 84 maddeyi açıkladıktan sonra tek bir maddeye bile dokunulmamış ve ciddi eleştiri yapılmamıştır. Olabilir … eksiklikler var. devam ediyoruz. Hatalar olur. Düzeltiyoruz ama en azından öneri olarak sağlam bir çalışma yaptık. Türkiye’nin geleceğine sahip çıkanlar, sahip çıksınlar. Ama şimdi başka bir şey yok. 2023 seçimlerinin mevcut anayasa ve bu bireysel sistemle gireceğimiz son seçim olmasını niyaz ediyorum.
“Bu ülkeyi güvenilir bir ittifakın karanlığından birlikte çıkaracağız.”
Ülkemizin adını demokrasi mücadelesinde tüm dünyaya şanla yazdıralım. Çünkü değerli arkadaşlarım biz kazanacağız. Türkiye’de demokrasi galip gelecektir. Çünkü bu ülke, bu topraklar bunu başaracak. Biz Cumhuriyeti 1923’te çok daha zor şartlar altında kurduk. 1950’de daha zor şartlar altında demokrasiye adım attık. Ve inanın bu ülkeyi şu anda iktidarda olan otoriter koalisyonun karanlığından çıkaracağız. Dünyadaki tüm demokratlara umut olacağız. Türkiye’de yaptığımız çalışmalarla dünyada demokrasiyi savunan, dünyada demokrasi diye haykıran herkese umut kaynağı olduk.
“72 soyadı belirledik. Her ilçede bugün hükümetin ne kuracağını hazırlıyoruz.”
Meteoroloji Kurumu, Ege Denizi ve Marmara’da sağanak yağış uyarısında bulundu.
Altı siyasi parti olarak Türkiye’de yeni ufuklar açıyoruz. Şimdi ne yapacağız? Altı parti, seçimlerden sonra kurulacak hükümetin programını seçimlerden çok önce hazırlıyor. Bunu anlaşma gereği bir uzlaşma olarak kabul ediyoruz. Tam 72 başlık belirledik arkadaşlar. Devletin üzerinde çalışması gereken konular nelerdir? Kurulacak hükümetin her alanda neler yapacağını bugünden hazırlıyoruz. Seçime gittiğimizde seçim beyannamesi ve seçim taahhüdü olarak 72 başlık altında yapacaklarımızı birlikte çalışacağız. Bu ilk. Çünkü şunu gördük: Türkiye’nin geleceğini konuşmaya başlayınca taviz vermek kolaylaşıyor. Geçmiş hakkında savaşmaktan daha kolay bir şey yoktur. Ama biz ülkenin geleceği için çalışırken bu ülkenin neye ihtiyacı var? İnan bana, sorduğumuzda hep aynı cevabı alıyoruz. Tüm Türkiye’nin yarının ortak hedefinde birleşmesi için çok değerli bir hareket. Mevcut hükümetin yaptığının tam tersi. Mevcut hükümet sürekli gergin ve sürekli kutuplaşıyor. Sürekli kendini şeytanlaştıracak bir taraf arıyor.
“Açıkçası, bu sahte sistem kendi kendine iyileşiyor.”
Biz burada parti çalışmalarımıza ve Altı Nokta Tablosu çalışmalarına hızla gece gündüz devam ederken, Hükümetin Kriz Ortağı olarak da bilinen Küçük Ortağı dünkü grup toplantısında yine gıpta ile haykırdı. Onlar ne diyorlar? Bahçeli’ye buradan sorayım: “Kaç yıldır siyasetin içindesiniz, ne diyebilirsiniz ki bu ülke için taş üstüne taş koydunuz?” Anlat ki öğrenelim. sayı. bir şey yok, hiçbirşey. Tek bir bakan hükümete tek bir bakan vermiyor. Dört buçuk yıldır bu gücün ortağı değil misin? Neden bir bakan vermiyorsunuz? Çünkü öyle bir iş yapıyor ki, kâra ortak oluyor, zarar varsa ben yokum diyecek. Hiçbir sorumluluk almaz, ancak yetkilerini sonuna kadar kullanır. O gün ne dedi? Partizan ve taraflı başkanlık sistemi Türkiye’ye çare oldu. Bkz. şifa. Ülke için yapmadıkları şey kalmadı. Paramız paraya dönüştü. Her geçen gün daha da fakirleşiyoruz. Gençlerin korkusu her geçen gün artıyor. Ancak krizdeki ortak “iyileş” diyor. Belli ki bu hayali sistem kendi kendini iyileştirmektedir.
“85 milyon ameliyat yapıp ayakta kalan ve yoksulluk getiren bu rejim, millete iyilik yaptı diye devleti korumayacağız.”
Bu sistem aynı zamanda, hükümetin küçük ortağı olmasına rağmen, ülkenin başına naip olarak atanmasını da sağladı. Bu, sistemin hapishanedeki arkadaşlarını affetmesini sağladı. hatırlamak; Bir mafya babasıyla poz vermiş. Bu sistem, kabinede tek bir bakan olmadan, tek bir konunun sorumluluğunu üstlenmeden, sadece çıkara ortak olmasını sağlamıştır. Üzgünüm, bu sistem 85 milyona dert, acı ve sefalet yaşatıyor; Devlet Bey’e faydalı diye korumayacağız. Devlet Bey keyfi yerinde diye 85 milyon insanın yokluğunu ve stresini görmezden gelmeyeceğiz.
“84 maddelik güçlü bir değişiklik paketi geliştirdik. Yeni anayasanız nerede?”
ve o ne dedi? “Yeni bir anayasa” hazırlama sürecindeydiler. Ya Bahçeli Bey, elinizden tutacak biri var mı? Yeni anayasanız yıllardır bitmeyen bir senfoniye dönüştü. bu bir utanç. Her seçime yeni anayasa vaadiyle giriyorsunuz ve tek bir madde hazırlığı yok. Burada 84 maddelik sağlam bir makyaj paketi sağladık. Yeni anayasanız nerede? Nereye diye sor, ona da küçük bir uyarı yapayım. Hatta kıdemli ortağa sesleniyorum: Sayın Erdoğan, Sayın Bahçeli. Biraz sakin ol. Yeni bir anayasa yazmadan önce mevcut anayasaya uymaya çalışın. Her şeyden önce milletin hak ve hürriyetlerine göz dikmeyin. Önce egemen milletin sözünü dinleyin.
“Ona kendi içinde neşe hissettiren zihin, bu yüzden anayasa ondan hiçbir şey yapamaz.”
Mevcut anayasayı yok sayan, Anayasa Mahkemesi kararlarına uymam, saygı duymam diyen, Anayasa Mahkemesi kararına alt mahkeme uymayabilir diyen bir zihniyet olur mu? Yeni bir anayasa yapmak için mi? Yapamazlar, yapamazlar. Erdoğan da Bahçeli de yeni anayasa demeye devam ediyor ama tek bir madde ortaya koyamıyorlar. Bakın, söz verdik ve yerine getiriyoruz. Parlamenter sistemin güçlendirilmesi dedik, kolları sıvadık ve 6 partinin tam onayıyla 84 madde değişikliği teklifimizi sunduk. Yetkiliye soruyorum: Yeni anayasanız nerede? Neden yapamıyorsun? Neden hala bir ürün yok? Yapamazlar arkadaşlar, yapamazlar. Ağızlarıyla kuş yakalasalar da yakalayamazlar. Hukuka saygı duymayan, her gün adaleti ayaklar altına alan, keyfiliği kendine düstur edinen bir zihniyet anayasa yapamaz.
Erdoğan: Özerk ülkelerin başındakilerin safında yer alarak, ‘tek yanlı’ hayaller böyle kokmaya başladı.
Sayın Cumhurbaşkanı bugünkü konuşmasında bizim anayasa önerimizden bahsederken, açıkça konuşma metninin ötesine geçerek bilinçaltını ortaya çıkarmıştır. Bizim işimizde “çok partili demokrasi”den bahsedin ve “çok partili parlamenter sistem” tabirini kullanın. Bu bilinçdışıdır. Hani Lapsos derler ya… Bakın Sayın Erdoğan yoruldu. Erdoğan’ın yorgunluğu sonucunda çok büyük bir hata daha yaptı. Çok partili demokrasiye karşı savaşıyor. Tek parti sistemini yüceltiyor.. Hayır Sayın Erdoğan. Şimdi içinden çıkamadığın tek parti dönemine bayıldığını kabul ediyor musun? Belli ki tek başına binmek istiyor. Bahçeli ve Brencik’i fasulye olarak gördüğü açık. Hedef 2023’e yetişemeyince hedef geri geldi, o da 1946 öncesiydi. Yine tek parti sistemiydi. Allah akıl verir. Ah bir de İran atasözünden bahsediyor. Anadolu’dan bir atasözüyle cevaplayalım. “Yanına gelen iş güzel kokuyor.” Sayın Erdoğan. Otoriter ülkelerin liderleriyle omuz omuza vererek “tek parti hayalleri” böyle kokmaya başladı. ne diyoruz nereye nereye! Bu sistemi bitireceğiz. Bu kabusa bir son vereceğiz” dedi.
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]