Nobel ödüllü Fransız yazar, gazeteci ve filozof. 7 Kasım 1913’te Cezayir’de doğdu. Cezayir Üniversitesi’nde felsefe okurken verem hastalığı nedeniyle eğitimini yarım bırakmak zorunda kalmış ve üniversite eğitimini ancak 1936 yılında tamamlayabilmiştir. 1941’de yazdığı Yabancı adlı romanı ve Sisifos Söyleni adlı denemesiyle, yaşamı boyunca etkili olan ve fikirleri zamanla farklı yönlerde şekillenen Camus olarak ünlendi. Absürd felsefesini şekillendirmesinde etkili olan, varoluşçu felsefenin izlerini taşıyan Camus, 1942’de yayınladığı bu tamamlayıcı eserlerle 1949’da İsyan Eden Adam’ı yayınladı. Bu çalışmasının ardından yakın arkadaşı Sartre ile ilişkisini kopardı ve eleştirildi, kazandı Camus, 1956’da yayımladığı Düşüş adlı romanıyla Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı.
Evrenin uyumsuzluğunu insan bakış açısıyla ifade eden Camus’ye göre eserlerinde absürt – absürd, uyumsuz felsefesinin etkisiyle evren insan için uyumsuz ve irrasyoneldir. Rastgele bir evrende, bir kişi ölümle ölür. Kendini öldürmekle evrenin ötesini umut etmek arasında gidip gelen biri için bu iki yol birbiriyle bağdaşmaz. Bilinmeyenin ümidi ile bilinenin kendini inkârının bağdaşmazlığı… Ama evrenin bilinmezliği ve güçsüzlüğü karşısında insan kendini öldürmektense yaşamayı seçmelidir. Camus’nün bu durum karşısında yaşamı seçmesi paradoksal görünse de absürt felsefesini karamsar bir yaklaşımdan bu bakış açısıyla kurtarmıştır.
Camus’nün belli dönemlerin tiyatro ve oyun yazarlarıyla da ilişkilendirilen diğer eserleri arasında Veba, Mutlu Ölüm ve Yabancı olarak da bilinen İlk Adam ve devamı niteliğindeki romanları ile denemeler yer alır. Ve tersi, yüz, düğün ve bir Alman arkadaşa mektuplar.
Düşüncesi yirminci yüzyılda Batı felsefesinde önemli bir yer tutan Albert Camus, 4 Ocak 1960’ta 46 yaşında Fransa’nın Villeneuve kasabasında geçirdiği bir trafik kazası sonucu öldü.
Kaynak:
Felsefe Sözlüğü – Orhan Hançerlioğlu
yazar:Solmaz Özlem Kos
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]