Meral Akşener bugün Adıyaman’daki deprem bölgesini ziyaret etti. Adıyaman ve Gölbaşı ilçesinde depremzedelerin sorunlarını dinleyen Akşener, daha sonra yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Sanırım 45 gün oldu, 7 gün üst üste deprem bölgesinde bulundum. Her zaman yaptığım gibi tanıtım yapmadan, hatta -artık rozetim var- rozeti takmadan neler olduğunu anlamaya çalıştım. . Kararımı verdim, senin sayende tanıştık.”
Yemekte sıkıntı yok ama hijyende ciddi sıkıntı var” dedi.
bir söz verdim Makul bir süre sonra tüm deprem bölgesine geri döneceğim ve ne kadar ve ne yapıldığına bakacağım” dedi. Bugün Adıyaman’dayım. Öncelikle çadırkentlerde gıda anlamında bir sıkıntı yok – birçok yerde partimizin konteyner kentleri ve koordinasyon merkezleri aracılığıyla çadırkentleri var – gıda anlamında sıkıntı yok ama barınma anlamında ciddi sıkıntı var. sağlık. Özellikle hijyen konusunda kadınlar açısından sorunlar yaşanıyor.
“Kadınlar benden bu sesi duyurmamı, kayıpları burada duyurmamı istedi”
Bugün ilk defa Adıyaman’ın arka sokaklarını gezdik. Evi yıkılmış ve enkazı var, yarısı kaldırılmış yarısı ayakta ya da evi ağır hasarlı ya da yıkılmak üzere ve oraya bir çadır alınmış ve o çadırda yaşayanlar var. Ancak devlet veya STK’lar tarafından desteklenmekten çok uzaklar. O çadırların içine girdim, temizlik sorunu var; Yiyecek ve su sıkıntısı var. Bu yardım sistemi içinde ara sokaklarda kendi imkanlarıyla temin ettikleri çadırlara yardım yapılamadığını gördük. Özellikle kadınlar benden bunu duyurmamı ve buradaki eksiklikleri duymamı istediler.
“Okullar eğitime açılmalı”
Okullar eğitim için açılmalıdır. Adıyaman’da bir çadıra götürüldüm ve üç kızla tanıştım. Mezun bacılar, atanamazlar. Bunlardan biri 18 yaşında, liseden bu yıl mezun olmuş ve üniversite sınavına girecek. “Kız ne olmak istiyorsun” dediğimde “Ben tıp okumak istiyorum” dedi. “Notların iyi ama şimdi alabileceğini düşünüyor musun?” Diyor ki: Hayır, yapamam. Artık bu travmayla nasıl baş edeceğimiz konusunda ciddileşip ona göre yürümemiz gerekiyor. Bu anlamda ciddi eksiklikler gördüm ve bunları tamamlamak için gerekeni yapacağız.
Ben bugüne kadar böyle yerlerde propaganda yapmadım, ne de olsa 1,5 ay sonra seçimler var. Bu arkadaşlar bu eksiklikleri tamamlamazlarsa tabi ki 1,5 ay sonra iktidara gelip tüm bu eksiklikleri gidereceğiz.
“Efendim, kabul edin, neden bu kadar kızgınsınız?”
Meral Akşener’in, “İsmimize dikkat edin, benim adım Tayyip, soyadım Erdoğan. Erdoğan’a dikkat edin, Tayyip ismine dikkat edin. Konuşacağınız zaman ona göre konuşun. Beni rahatsız etmeyin.” Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi:
Bu benim Sayın Erdoğan’dan üçüncü tehdidim. 31 Mart seçimleri öncesinde “Bu kadının zaten dokunulmazlığı yok. Bu kadını hapse göndereceğim” dedi. Bunun üzerine elimde bir hapishane çantası hazırladım ve dışarı çıkıp “Buyur kardeşim, işte buradayım” dedim. İkinci tehdit ise Rize’ye gittiğimizde, Rize’den önce “gelinim bugün görürsün” dedi. Rize’de çok aksilikler oldu ama gittim. Eşim de Rizeli. illeri gezdim. Bir yandan AKP’liler bağırdı, ben de sıradan esnafı ziyaret ettim. Bu ikinci tehdit. Şimdi beni kendin için endişelendirme. Erdoğan diyor ki, “Adım Tayyip Erdoğan, bunun ne anlama geldiğini biliyorsunuz.” Ben de Ragab Bey, neden bu kadar kızgınsınız diyorum.
“Evim iktidar döneminde getirildi ve tüm başarılar elde edildi”
Tansu Çiller’in kaçak inşaatı tüm hızıyla devam ediyor
Onun hükümdarlığı döneminde sahibi olduğunuz televizyon kanalı tarafından şeref ve haysiyetime iftira atıldı. Bununla mücadele ettim. Dördüncü gün beni aradınız ve gerekeni yapacağınızı söylediniz. Bu iftirayı işleyen tüm düzenbazlar mahkemelerinizde beraat etmiştir. Onun döneminde evim basıldı ve kim yaptıysa beraat etti. Saltanatı sırasında birisi gelip ‘Allah Gülen bu kadının bakanlıktaki gözünü açsın’ dedi ve bana bir teşekkür mektubu verdi, ben de kendisine teşekkür ettim. Bu kağıdın altındaki imzanın -Nurettin Fıren’den bahsediyorum- benim olmadığını söyledim. Belgeyi sahtecilikten mahkemeye verdim. Benim imzamı almalılar, yerine “Bu resmi evrak olmadığı için sahte değil.” Bu da hükümdarlığı sırasında gelişti.
“İşte buradayım, elimde çanta, benim için gümüş gibi değil; hadi efendiyi kabul edelim.
Merhaba Erdoğan Bey, oturun Recep Bey önce şunlara bakın. Yanındaki seni yanıltan pislik çetesine bak. Yanınızdaki cahil, vasıfsız, yaltakçı, size yanlış bilgi veren, yani size bu temeli attırmak, temel atma sahnesi yapmak, ceplerinizi doldurmakla tehdit etti. Beni tehdit edemezsin. Sayın Erdoğan beni çok iyi tanıyor ki ben hiçbir zaman tehdit unsuru olmadım. Demirden korksak trene binmezdik. Ben buradayım, adresim belli, evimize baskın yaptım, partimin adresi belli, çantam elimde, Silivri bana soğuk değil; İşte buradasınız Bay Ragab. O öfkeye gerek yok. Size bir bilen olarak tavsiye edeyim; Papatya çayı içmeye devam edin.”
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]