Akşener altı masadan yükseldik demedi ama İmamoğlu ve Yavaş’ı aday olmaya çağırdı.

Görüşmenin ardından açıklamalarda bulunan Akchner, şunları söyledi: “Uluslararası Kızılhaç Yılı bu noktada ölümle sıtma arasında bir seçim yapmak zorunda kaldı. Buna razı olmayacağız. Karşımızda kim durursa dursun, dün de itirazımız bugün de aynıydı.” dedi.

Akschner, “Kirli anlaşmaları reddederek bugüne geldik” dedi.Birçok önemli konuda anlaştık. Dünkü toplantıda ortak cumhurbaşkanı adayının kim olacağını tartıştık. 5 siyasi parti ifade verdi Sayın Kılıçdaroğlu. Şimdiye kadar kazandığını sıkça gördüğümüz iki ismi aday göstermek için görüşümüzü bildirdik. Bu iki isim Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu. Bu görev inkar edilemez bir görevdir. Çünkü bu çağrının sahibi millettir. dedi.

YAVAŞ ve İMAMOĞLU ile iletişime geçin

“Kişisel hırslar Türkiye’ye tercih edilir” diyen Akşener, “Bu tablo artık potansiyel adayların tartışıldığı bir platform değil.” Akchner şöyle devam etti: “Sayın Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu ile görüşmek istiyorum. Sizler bu milletin iradesiyle seçildiniz. Tüm engellemelere rağmen çok çalıştınız. Milletimizi enkazda bile yalnız bırakmadınız. Milletimiz sizi sevdi. millet size sarılır ve sizi göreve çağırır.” dedi.

Meral Aksner’in açıklaması şöyle:

Bu görüşmenin ardından basın toplantısına şu sözlerle başladı: “Sonda söyleyeceğimi önce ben söyleyeyim: Geldiğimiz noktada Uluslararası Kızılhaç Yılı bir çıkmaza girmiştir. Yıllardır Türk milletinin başına geldiği gibi ölümle sıtma arasında tercih yapmak zorunda bırakıldım.Elbette teslim olmayacak.

“Ceketimi yazarsam aday olurum!” diyenlerden yine ayrılıyoruz!

20 yıllık bir anlayışa karşı 2002’den bu yana aldıkları pozisyona değinerek konuşmasına devam eden Akchner, 2010’daki referandumdan, 2015’teki darbe girişiminden, 2017’deki cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi referandumundan, kutuplaşmadan bu yana yaşanan kutuplaşmayı defalarca dile getirdi. 2018’deki iklim ve 2020’den beri şehirde yaptığı turlar; “Ceketimi asarsam seçilirim” anlayışına karşı dimdik durduklarını ifade eden;

Dolayısıyla bugün 2023 yılında yani Cumhuriyetimizin yeni yüzyılında milletimiz; Cumhuriyetimizin köhne değerleri, yıkılan demokrasisi, kısıtlanmış özgürlüğü için var olma mücadelesi verirken; “Ceketimi giyersem aday olur” diyenin karşısında dimdik dimdik ayakta durmaya devam edeceğiz!

Uluslararası Kızılhaç Yılı partisinin kuruluş felsefesinin, vazgeçilmez ilkesinin ve tek seçeneğinin millete verdiği sözü yerine getirmek olduğunu belirterek, “Milletimize bir söz verdik. Milletin değil, milletin sesi olmaya söz verdik. Halkın sesinden korkmayacağımızın, iktidarı alacağımızın sözünü verdik.Milletin iradesinin her zaman yanında olacağımızın sözünü verdik.

İYİ Parti olarak biz; 3 yılı aşkın süredir sokaklarda, dükkanlarda ve meydanlarda sıkça duyduğumuz; Milletimizin çok büyük bir takdir gösterdiğini hemen her yerde gördük; Ve tüm kamuoyu yoklamalarında, uzun bir süre. Açıkça galip gördüğümüz Sayın Erdoğan’a karşı iki ismin adaylığı hakkında görüşümüzü bildirdik.

Bu iki isim. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu katıldı.

Ama ne yazık ki ve ne yazık ki; Bu görüş ve öneriler, masadaki paydaşlar tarafından kategorik olarak reddedilmiştir. Yani milletimizin masa kararlarından doğru beklentilerini tersine çevirme çabalarımız boşa çıkmıştır. Altıncı Masa’nın son toplantısında bir “uzlaşma” sağlandı.

“Anlıyoruz ki kişisel hırslar Türkiye’ye tercih edilir!”

Bu vesileyle anlıyoruz ki; Kişisel hırslar Türkiye’ye tercih edildi. Anladık; kişisel gündemler için izin verilen yalanlar; Ulusun zafer kazandığı büyük bir gerçeğe tercih edildi. Anladık; Yenilgi, yenilgi, büyüme, küçük hesaplar, 85 milyon won, kutsanmış zafere tercih edildi.

“Çizelge 6 artık millet iradesini kararlarına yansıtma yeteneğini yitiriyor!”

“Önce ben, önce İYİ Parti” yerine, “önce insan, önce ülke”.

geldi; Partimizin çıkarlarını hiçe saydık ve milletimiz için fedakarlık yaptık. geldi; Kişisel hedeflerimizi bir kenara bırakıp vatanımızdan vazgeçtik. geldi; Siyasi hesapları reddettik ve milletimiz üzerinde ısrar ettik. Alındık, dişlerimizi gıcırdattık. Bize iftira atıldı ve katlandık.

Linç edildik, yok edilmedik. yılmadan, usanmadan, yılmadan; Konuştuk, dedik, dinledik, gösterdik… Ama maalesef olmadı, olmadı…

Bunu söylediğim için üzgünüm; Geldiğimiz son noktada, dün itibarıyla Altılı Takvim, millet iradesini kararlarına yansıtma özelliğini kaybetmiştir.”

“Tüm yedekler kara listeye alındı ​​ve bir adayı kontrol etmek için çalışan bir noter masasına dönüştürüldü”

Tüm alternatifleri kara listeye alarak tek bir adayın onayına yönelik çalışan bir noterliğe intikal etmiştir.

ama; Kumar masasında, noter masasında olmayacağız. 85 milyon insanın geleceğini şahısların kontrolüne teslim ederek tehlikeye atmayacağız. Cumhuriyetimizin yeni yüzyılını asla körü körüne görmeyeceğiz. Milletimizin kazanma umudunu yok etmeyeceğiz” dedi.

ne kadar mutlusun Milletimiz çabalarınızı gördü ve yanınızda oldu. Milletimiz sizin samimiyetinizi anlamış ve başının üzerinde taşımıştır. Milletimiz sizi sevdi ve kucakladı. Ve bugün de; Çok kritik bir kırılmanın eşiğinde, sizi göreve çağırıyor.


İmamoğlu: Bu masa sınıf masası değil

Tıpkı 100 yıl önce olduğu gibi bugün de; Vatanın güvenliği ve milletin bağımsızlığı tehlikede iken saray hükümeti üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmedi,

Milletimiz yok olmaya mahkumken. 100 yıl önce olduğu gibi bugün de milletimiz;

Bağımsızlığını azim ve kararlılığına bağladı. Ateşten gömlek giymeyi görev edindi.

Bu görev. Yeni yüzyılın şafağında yeni bir sayfa açmak cumhuriyetimizin görevidir.

Bu görev. Sadece dayatmayı değil, tüm dayatmayı yıkmak görevidir.

Bu görev. Kendini vatandan büyük gören çirkin zihniyeti yenmek tek kişinin görevi değildir. Bu görev. Bize düşen milletin sesini duymaktır. Bu görev. Milletin iradesini yeniden hakim kılmak bir görevdir.

Bu temyizin sahibi millettir!

100 yıl sonra bugün de; Bu vazife, prangalardan kurtulmayı ve milletin bağrına ulaşmayı emreder. Hiç şüphemiz yok ki bu görev; Bu reddedilemez bir görevdir. Çünkü bu çağrının sahibi millettir! Çünkü bu sözün sahibi millettir!

Ayrıca; Parlak güneşin altında dimdik duracağız. Yoksa uzun gölgelerde kaybolacağız!

Ayrıca; Milyonlarla şanlı bir mücadele içinde yürüyeceğiz. Veya trajik bir hikayede figüranlar olarak hareket edeceğiz!

Ezz cümle ama tarih yazacağız. Yoksa tarih oluruz!

ne oldu?

Altı masa lideri on ikinci kez bir araya geldi. CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Gelecek Partisi ve DEVA Partisi’nin oluşturduğu Millet İttifakı dün yapılan son toplantının ardından ortak açıklama yaptı. Adaylıkla ilgili kesin duyurunun 6 Mart Pazartesi günü kamuoyu ile paylaşılacak olması dikkat çekiyor.

Altı liderin imzasıyla yapılan ortak açıklamada, “Millet İttifakını oluşturan siyasi partilerin liderleri olarak ortak cumhurbaşkanı adayımız ve 28. ve 13. Liderlerin partilerine delege edilen meclislere bilgi vermesinin ardından kapanış bildirisini yayınladık. Ve 6 Mart 2023 tarihinde yine Mutluluk Partisi’nin ev sahipliğinde kamuoyu ile paylaşmak üzere bir araya geleceğiz. Kamuoyuna saygıyla duyururuz.

İddiaya göre, “iyi taraf masadan kalkıyor”

Görüşmenin ardından Uluslararası Sünnet Kızılhaç Partisi kadrosundan eleştiriler yükseldi. İYİ Parti Mali İşler Başkanı ve Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayer, “Millet 5’ten büyüktür” dedi. Kısa süre sonra paylaşımını silen Decbeyer’in tweet’i, ‘iyi taraf masadan kalktı’ iddialarını gündeme getirdi. Altı masa toplantısının ardından Mutabakat Zaptı’na Akşener hariç tüm liderlerin katılması iddiaları güçlendirdi. Öte yandan Uluslararası Kızılhaç Yılı lideri, başkan yardımcılarını toplantı üstüne toplantıya çağırdı.

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın