Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olarak atanmasının iptali için Danıştay’da dava açıldı

Eski Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) Kurucu Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu ve beraberindeki Ankara Barosu’na kayıtlı bir grup avukat, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı görevindeyken Adalet Bakanlığına atanan Akın Gürlek’in atanmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle Danıştay’da dava açtı. Danıştay önünde açıklamalarda bulunan Eminağaoğlu, Akın Gürlek’in resmi görevi sona ermeden Adalet Bakanı olarak atanmasının, Anayasa’nın 140. maddesindeki “ikinci görev yasağı” hükmüne açıkça aykırı olduğunu belirtti.

Eminağaoğlu ayrıca şunları kaydetti: “Anayasa Mahkemesi’nin, Yargıtay’ın, Danıştay’ın ve Yüksek Seçim Kurulu’nun yerleşik kararlarına göre milletvekili seçilme anı oy vermenin bittiği andır. Yani kesin seçim sonuçlarının açıklanması, mazbata alınması, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yemin yapılması gibi işlemler kurucu işlemler değil, sonuca etkili işlemler değildir. Bu bağlamda bakan olarak atanma anı, bakanlık hak ve sorumluluklarının başladığı andır. Meclisteki yemin etme anının hukuki olarak bakanlık sıfatının başlamasıyla hiçbir ilgisi yoktur. Dolayısıyla Resmi Gazete’de atanma işleminin yayımlanması ile bakanlık görevi başlamış ve ikinci görev yasağına aykırılık ortaya çıkmıştır. Bu nedenle Akın Gürlek’in atanma işlemi anı itibarıyla bakanlık görevi başlamış olduğu için bu yönden iptal istemiyle başvurumuzu yaptık. Kaldı ki tüm bu durumlar gözetilmeden bir an için Akın Gürlek’in bakan olarak atanması ile savcılık görevinin sona erdiği kabul edilecek olsa, o durumda da Akın Gürlek’in Anayasa’nın 139. maddesinde belirtilen savcılık görevinden azli, yani savcılık görevinin sonlandırılması söz konusu olacaktır ki bu Anayasa’ya göre yasaktır, aykırıdır. Bir idari işlemle savcılık görevi sonlandırılamaz. Hiç kimse savcılıktan azledilemez. Bu yönüyle de Anayasa’ya aykırılık ortaya çıkmış, bu da ayrıca iptal nedeni yapılmıştır.”

ANAYASA’YA AYKIRILIK VE İPTAL NEDENİ

Savcı Akın Gürlek’in, mevcut koşullar altında Adalet Bakanı olarak atanmasının açıkça Anayasa’ya aykırı olduğunu ifade eden Eminağaoğlu ayrıca şunları söyledi: “Atama işlemi denilse de yapılan hukuka tecavüzdür. Anayasa’nın egemenlik başlığını taşıyan 6. maddesinde ‘Hiç kimse kaynağını Anayasa’dan almayan devlet yetkisi kullanamaz’ denmektedir. Anayasa’nın ilgili maddelerinde Cumhurbaşkanı’nın bakan atama ve bakanları görevden alma yetkisinden söz edilmektedir. Cumhurbaşkanı’nın bir bakanı atayabilmek için bir başka bakanın görevden affı ve bu affın kabulü gibi Anayasa’da yer almayan bir durumdan da atama kararnamesinde söz edilmiştir.”

Akın Gürlek’in, Adalet Bakanı sıfatıyla Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Başkanlığı görevini de yürüteceğini anımsatan Eminağaoğlu ayrıca şunları vurguladı: “Akın Gürlek hakkında oldukça fazla suç duyurusu vardır. O suç duyurularına HSK Başkanı olarak kendisi bakacaktır. HSK Genel Kurulu sonlandıracaktır. HSK, Akın Gürlek’in yargı görevini yaptığı dönemle ilgili olarak devre dışı bırakılmaktadır. Bu da açıkça Anayasa’ya aykırıdır. Bu yönleriyle atanma işleminin iptali ve HSK’da yapacağı, Adalet Bakanlığı’nda yapacağı işlemlerin giderilmesi güç ve olanaksız hukuki sorunlar ortaya çıkarmaması için de yürütmenin durdurulması talebinde bulunulmuştur.”

Haber takibi sırasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Eminağaoğlu, Gürlek’in avukatların tutuklularla görüşmelerine sınırlama getirilmesine yönelik beyanlarının sorulması üzerine şunları ifade etti: “Şu an Ceza Muhakemesi Kanunu’nda, savunma hakkı çerçevesinde avukatların müvekkilleriyle, tutuklularla görüşmelerinin yapılacağı ve kısıtlanamayacağı konusunda hüküm vardır. Bu, savunma hakkının kutsallığını ve savunma hakkının kısıtlanamayacağına yönelik evrensel kuralı yansıtan bir düzenlemedir. Savunmanın kısıtlanması anlayışı, adeta kişilerin savunma hakkı kullandırılmadan mahkum edilmesi anlayışını yansıtır ve çağdaş ceza yargılaması sistemiyle hiçbir şekilde örtüşmez.”

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın