Bruselloz veya Akdeniz ateşi olarak da adlandırılan bruselloza, Brucella cinsi bakteriler (özellikle Brucella melitensis ve B. abortus) neden olur. Bu hastalık hayvanlardan insanlara doğrudan temas, enfekte hayvanlardan elde edilen süt veya süt ürünleri yoluyla bulaşır. Brucella bakterileri hayvanlarda düşük, kısırlık ve mastitis gibi önemli hastalık semptomlarına neden olur. Avrupa, Kuzey Amerika, Avustralya ve Yeni Zelanda’da görülmeyen bruselloz, Akdeniz ülkeleri ve Türkiye’de yaygındır. Ülkemizde en sık bildirilen hastalıklardan biri olan bruselloz, Karadeniz’in orta ve doğu kıyı kesimleri dışında tüm bölgelerimizde görülmektedir. İnsanlar için en patojen tür olan B. melitensis koyun ve keçilerde, B. abortus ise sığırlarda enfeksiyona neden olur. Bruselloz, neden olduğu sağlık sorunlarının yanı sıra ülkeye büyük ekonomik kayıplara da neden olmaktadır. Düşük ve kısırlığa bağlı kayıpların yanı sıra süt üretimi ve hayvancılık değerlerinde de önemli kayıplara neden olmaktadır. Bu bakteriler hayvanlarda hastalığa neden olabileceği gibi, hayvanlarla doğrudan temas halinde olan insanlara da bulaşabilmektedir. Bu yönüyle “meslek hastalığı” olarak kabul edilen bruselloz, özellikle veteriner hekimler, çiftçiler, kasaplar ve mezbaha işçilerinde de görülmektedir.
Çeşitli kazalar sonucu laboratuvar çalışanları arasında da Brucella enfeksiyonu kaydedilmiştir. Çevre koşullarında uzun süre (suda 10 hafta, kuru koşullarda 6 hafta) canlı kalabilen bu bakteri, enfekte hayvanların et, süt, idrar, dışkı ve iç organlarında bulunur. İnsanlara ağız yoluyla ya da doğrudan temas yoluyla bulaşır. Vücuda sağlam deri ve konjonktiva yoluyla girerek insanlarda enfeksiyona neden olabileceği gibi, çatlamış deri ve temas eden deri parçalarının kontaminasyonu yoluyla girerek hastalığa neden olabilirler. Özellikle çiğ süt ve pastörize edilmemiş veya az kaynatılmış sütten yapılan süt ürünleri bulaşmada önemli yer tutar. Bu süt ürünlerinin başında yeterli ısıl işlem görmemiş peynir, tereyağı, dondurma ve krema gelmektedir. Ülkemizde bazı peynir türleri, özellikle geleneksel yöntemlerle üretilenler, yeterli ısıl işlem görmediğinden halk sağlığı açısından ciddi riskler taşımaktadır.
Tüketiciler bu ürünleri sağlıklı kalitelerinden çok tat ve aromaları için tercih etmekte ve sağlık risklerinin miktarını dikkate almamaktadır. Nitekim pastörize süt kullanmak ya da sütü kaynatmak gibi çok basit önlemlerle bu sorun ortadan kaldırılabilirken, üretici ve tüketicilerin bilinçsizliği önemli sağlık sorunlarına davetiye çıkarıyor. Günümüzde en lüks restoran ve marketlerde “yerli” diye satışa sunulan bu tür ürünlerin sağlıklı olup olmadığı bilinmiyor. Bu mikroorganizmalar sütte 10 gün, kontamine ve ısıl işlem görmemiş sütten yapılan dondurmada 1 ay, peynirde 2 ay, tereyağında 4 ay ve kremada 4-5 ay yaşayabilirler. 1-2 ay canlılıklarını salamura peynirde dahi muhafaza etmeleri bu bakterilerin ne kadar tehlikeli olabildiklerini ortaya koymaktadır. Brusella bakterisi 60°C’de 10 dakikada canlılığını kaybettiği için normal pastörizasyon sıcaklığında sütten elimine edilebilir. Yoğurt, kullanılan sütün kaynatılması ve oluşan asitlik nedeniyle bu bakteriler için tehlikeli değildir. Öte yandan et, pişmiş olarak tüketildiği için nadiren bir bulaşma ortamıdır. Karaciğer ve dalak gibi sakatatların yetersiz pişirilmesi kontaminasyona neden olabilir. Enfekte hayvanların etlerinden yapılan çiğ köfteler birçok patojen açısından önemli bir risk oluşturmakta ve bruselloz için tehlikeli besinler arasında yer almaktadır.
Brucella insanlarda birçok organa ya da sisteme yerleşebildiği için çeşitli hastalıklara yol açabilmektedir. Bu hastalıkların belirtileri bakterilerin vücuda girmesinden sonra 1-3 hafta içinde başlayabilir ve bu süre aylar alabilir. Semptomlar, alınan bakterinin türüne veya miktarına bağlı olarak hafif ila çok şiddetli arasında değişebilir. Brusellozda hastalığın genel belirtileri ateş (zaman zaman kaybolan ateş dönemi), terleme (özellikle gece terlemeleri), bel ve kas ağrıları, halsizlik, yorgunluk ve iştahsızlıktır. Hastalık tamamen tedavi edilmezse veya tedavi edilmezse başta kas-iskelet sistemi olmak üzere vücudun farklı bölgelerinde önemli hastalıklara neden olabilir. Özellikle brusellozun ana semptomlarından biri artrittir. Ayrıca karaciğer, kalp, dalak, göz, beyin gibi organlarda nadir de olsa patolojik komplikasyonlar gelişebilir. Düşükler hayvanlarda sık görülürken, hamile kadınlarda düşükler nadir değildir. Özellikle ateş yükselmesine bağlı olarak zaman zaman azalsa da doğrudan bu faktörle ilişkili değildir. Erkeklerde testislere bakteri yerleşebileceği için kısırlık önemli bir komplikasyon olarak gelişebilir.
Brusella bakterileri antibiyotiklere duyarlıdır. Ancak bakteriler hücre içine girerek kemik iliği gibi antibiyotiklerin ulaşamadığı yerlere yerleştiği için tedavisi zor ve zaman alıcıdır. Bu nedenle birden fazla antibiyotiğin uzun süre kullanılmasını gerektirebilir. Tedaviden sonra hastalığın belirtileri ortadan kalksa da kısa süreli tedaviden bir süre sonra hastalık tekrarlayabilir. Hastalığın ciddiyetine göre tedavi süresi birkaç haftadan birkaç aya kadar uzayabilir.
Görüldüğü gibi insanlarda ciddi ve tedavisi zor hastalıklara neden olan Brucella bakterisine karşı hem üretici hem de tüketicilerde toplumsal duyarlılığın ve farkındalığın arttırılması oldukça önemlidir. Peynir, tereyağı, dondurma gibi süt ürünlerinde kullanılan sütün pastörize edilmesi veya kaynatılması çok önemlidir. Kullanılan sütün kaynağı kesin olarak bilinmemekle birlikte özellikle geleneksel yöntemlerle yapılan süt ürünleri tüketilmemelidir. Hastalığa yakalanmamış hayvanların aşılanması, hastalıkla mücadelede önemli bir yer tutar. Çünkü insanlarda veya hayvanlarda enfeksiyonun önlenmesi, hayvanların bu bakterilerden arınmış olmasına bağlıdır. Hayvanlar için etkili bruselloz aşıları olmasına rağmen insanlar için güvenli olan bir aşı henüz yoktur.
yazar: Anais Ecker
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]