Amerika Birleşik Devletleri’nin Venezuela’ya yönelik gerçekleştirdiği askeri operasyon ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun alıkonulması, ülke içinde geniş çaplı protestoların fitilini ateşledi. Trump yönetiminin bu hamlesi sonrasında, ülkenin dört bir yanında örgütlenen savaş karşıtı gruplar, sendikalar ve sivil toplum kuruluşları tepkilerini dile getirmek için meydanlara indi. Washington DC, New York, Chicago ve Los Angeles başta olmak üzere birçok eyalette düzenlenen gösterilerde, Amerikan halkının yeni bir savaş istemediği ve bu operasyonun meşruiyetinin bulunmadığı vurgulandı. Göstericiler, operasyonun arkasında petrol şirketlerinin çıkarları olduğunu savunarak, Venezuela halkının egemenliğine saygı duyulması çağrısında bulundu. Sokaktaki bu tansiyon Kongre koridorlarına da yansıdı; Demokrat Parti temsilcileri, Trump’ın yasama organına danışmadan aldığı bu kararın hukuki olmadığını belirterek yönetimi sert bir dille eleştirdi.
İçindekiler
ABD genelinde yüz binler sokağa döküldü
Venezuela’ya yönelik askeri müdahalenin ardından ilan edilen acil durum eylem günü kapsamında, ABD’nin 100’den fazla kentinde protesto gösterileri düzenlendi. New York Times Meydanı’nda toplanan kalabalık gruplar ve başkent Washington DC’de Beyaz Saray önüne yürüyen yüzlerce kişi, Trump yönetiminin politikalarını protesto etti. Los Angeles şehir merkezinde yağmura rağmen toplanan kalabalık, “Los Angeles, Venezuela’ya savaş istemiyor” sloganlarıyla yürüyüş yaptı. Boston’daki eylemciler ise ABD’nin balıkçı teknelerini ve şehirleri bombalayarak gerilimi tırmandırdığını, bu yönetimin Amerikan halkını temsil etmediğini dile getirdi. Seattle’da ise protestocular “Venezuela’dan Filistin’e, ABD’nin savaş makinesini durdurun” sloganlarıyla küresel barış çağrısı yaptı.
Yeni bir savaş karşıtı hareket doğuyor
Protestolara öncülük eden Answer Coalition gibi örgütler ve katılımcılar, eylemlerin sadece bir başlangıç olduğunu duyurdu. Yapılan açıklamalarda, Trump’ın Venezuela petrolleri üzerindeki hak iddialarına sert tepki gösterildi. Göstericiler, ABD’deki işçi sınıfının Venezuela’daki petrol kuyularında hiçbir çıkarı olmadığını belirterek, “İşçi sınıfının, kar dışında hiçbir şeye öncelik vermeyen kapitalistlerden çok Venezuela halkıyla ortak noktası var” ifadelerini kullandı. Eylemciler, yeni ve büyük bir savaş karşıtı hareket inşa ettiklerini vurgulayarak askeri müdahalelerin derhal son bulmasını talep etti. Yerel yönetimlerden de bu harekete destek geldi; San Francisco, New York ve Chicago’daki bazı yerel yetkililer operasyonun anayasal olmadığını ve tehlikeli bir emsal oluşturduğunu savundu.
Bernie Sanders ve senatörlerden anayasa uyarısı
Sokaktaki tepkilerin yanı sıra Washington’daki siyasi atmosfer de gerildi. Vermont Senatörü Bernie Sanders öncülüğündeki Demokrat senatörler, operasyonun Kongre onayı olmadan gerçekleştirilmesine sert tepki gösterdi. Sanders, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ABD Başkanı’nın Kongre yetkisi olmadan askeri güç kullanmasının anayasaya aykırı olduğunu hatırlattı. Ülkenin yeni ve tehlikeli bir savaşa sürüklenmemesi gerektiğini belirten Sanders, ABD’nin önceliğinin yurt dışındaki maceralar değil, ülke içindeki ekonomik sorunlar ve sosyal eşitsizlikler olması gerektiğini savundu. Sanders ayrıca geçmişteki müdahalelerin bölgeye istikrar getirmediğini de sözlerine ekledi.
Kongre devre dışı bırakıldı eleştirisi
Senato Azınlık Lideri Chuck Schumer ve diğer Demokrat isimler de yönetimin şeffaflıktan uzak tutumunu eleştirdi. Schumer, askeri operasyonun kapsamı ve hedefleri konusunda Kongre’nin yeterince bilgilendirilmediğini ifade etti. Arizona Senatörü Ruben Gallego saldırıyı “hukuksuz” olarak nitelerken, Hawaii Senatörü Brian Schatz ise operasyonu “gereksiz bir macera” olarak tanımladı. Demokrat senatörlerin ortak görüşü, saldırının Kongre onayı olmadan yapılması ve uzun vadeli bir stratejinin bulunmamasının kabul edilemez olduğu yönünde birleşti. Buna karşın, Trump destekçileri ise operasyonu başarılı bir güvenlik hamlesi olarak değerlendirmeyi sürdürdü.
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]