AB pasaportu nedir? ” efendim

Avrupa Birliği, 1992 yılında Maastricht Antlaşması uyarınca Avrupa Ekonomik Topluluğu’nun bir uzantısı olarak kurulmuştur. Aslında, ikinci Avrupa Birliği’nin oluşturulması. Dünya Savaşı’na kadar gidiyor. Korkunç bir politika ile Avrupa’yı işgal eden Almanlar, ancak ABD ve Sovyetler Birliği’nin birlikte çalışması sonucunda durdurulabilmiş ve sonunda Almanya savaşı kaybetmiştir. Buna dayanarak Amerika Birleşik Devletleri, tıpkı kendi yapısı gibi, Avrupa topraklarında artık savaşların olmayacağı bir Avrupa federe devletler topluluğu kurulmasını tavsiye etti. Aslında bu tavsiye, Amerika’nın savaşa girmeden önce Fransa’ya dayattığı şeydi. Savaşın sona ermesinin ardından Fransa liderliğindeki 6 ülke Kömür Ortaklığı adı altında Avrupa Birliği’nin temellerini attı. Akabinde özellikle ekonomik alanda oldukça başarılı olan bu ortaklığın çizimleri, diğer ülkelerin de bünyesine katılımını teşvik etti. İlk genişleme 1973’te Birleşik Krallık, Danimarka ve İrlanda ile gerçekleşti. Öyle ki Birleşik Krallık, dönemin Fransa Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle tarafından iki kez veto edilmesine rağmen, Charles de Gaulle’ün ardından bir kez daha toparlanan İngiltere, sonunda üye olmayı başardı. Bugün Avrupa Birliği’nden ayrılmaya hazırlanıyor.

AB projesi başlangıcından bu yana başarılı bir şekilde ilerlemektedir. Öyle ki ilk zamanlarda ekonomik birliğin simgesi olan bu ortaklık, ilerleyen yıllarda siyasi ve hukuki bir birliğe dönüşebilmiştir. Avrupa Birliği, yürürlüğe koyduğu kurucu anlaşmalarla her 10 ila 20 yılda bir kendisini ve politikalarını güncellemektedir. Avrupa Birliği artık uluslararası yapıyı aşan ulusüstü bir nitelik kazanmıştır. Avrupa Birliği aslında tek ülke olmaya çalışıyor. Bu anlamda ciddi çalışmalar yapılmış olsa da daha alınacak çok yol var gibi görünüyor. Öyle ki Avrupa Birliği kendi anayasasını hazırlamış ancak birçok ülkede veto hakkının kullanılması sonucu bu anayasa uygulanamıyor. Avrupa Birleşik Devletleri fikri şu an için abartılı görünse de bu konuda ciddi adımlar atıldı. Örneğin AB vatandaşlığı kavramı oluşturulmuş ve klasik bir devlet yapısı olmamasına rağmen vatandaşlık veren tek kurum Avrupa Birliği’dir.

AB vatandaşlığı aslında Avrupa Birleşik Devletleri’nin en önemli bölümünü oluşturmaktadır. Çünkü birliğe üye tüm devletlerin verdiği pasaportların en üstünde Avrupa Birliği yer alırken, hemen altında ulusal kimlik yer alıyor. Bu, AB vatandaşlığının açık bir işaretidir. Öyle ki, bu AB üye devletlerinin vatandaşları başka bir üye ülkenin topraklarına kayıt olmadan, hatta herhangi bir açıklama yapmak zorunda kalmadan girebilmektedir. Bu, Avrupa Birliği’nin dolaşım özgürlüğü adı altında sunduğu çok önemli ayrıcalıklar arasında yer alıyor. AB vatandaşları, ulusal vatandaşlıklarına bakılmaksızın, AB topraklarında eşit haklara ve fırsatlara sahiptir. Bu, AB vatandaşlığının ulusal vatandaşlıktan daha önemli olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

AB pasaportuna sahip olan herkes, kendi ülkesinde olduğu gibi, birlik sınırları içinde hemen hemen tüm haklara sahiptir. Bu, o kişiye iş, eğitim, sosyal haklar vb. verir. Çeşitli avantajlar sunar. Örneğin, bir Fransız vatandaşı herhangi bir bildirimde bulunmaksızın İspanya’ya girebilir ve kendi kimliğini kullanarak o bölgede dilediği kadar kalabilir ve çalışabilir. 14 Avrupa Birliği ülkesi dünyanın en değerli 20 pasaportu arasında yer alıyor. Bu da bu pasaportların ne kadar değerli olduğunu açıkça gösteriyor. 2017 yılı itibariyle dünyanın en değerli pasaportu, Avrupa Birliği’nin kurucu üyeleri arasında yer alan Almanlar tarafından verilen Alman pasaportudur.

yazar:Emir Karasu

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın