20 yıl önce sana oy verdim: Bu sözler altın madeni için toprağı el konulan Kütahyalı çiftçiye ait.

Dilan Petlow


İbrahim Kabulu: “Uygulamanın onaylanma şekli, yargı onayı ve belediye onayının açıklanması rezalettir”

Kütahya’nın Simav ilçesine bağlı Örencik köyü sakinleri, acil müsadere kararıyla el konulan arazilerinde açılacak olan altın madenine karşı mücadelesini sürdürüyor. Köylüler kamulaştırma kararını yargıya sunsa da maden şirketi iş makineleriyle tarım arazisine girerek meyve ağaçlarını kesti. Kiraz ağaçlarım vardı, elmalarım, şeftalilerim vardı, burada koca bir asma vardı, hepsi moloz altındaydı, lütfen yardım edin, 20 yıldır oyumu size veriyorum.”

Zenit Madencilik’in Türk, İngiliz, Kanadalı, Katarlı ve Yunanlı ortakları ile birlikte Türkiye’de iki önemli altın madenciliği projesi bulunuyor. Bu projelerden biri Balıkesir’in Sındırgı ilçesi Kızıltepe’de, diğeri ise Kütahya’nın Simav ilçesine bağlı Örencik köyünde yer alıyor.

Köylülerin Zenit’e karşı mücadelesi 2019 yılından bu yana Örencik’te sürüyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, köyde açılacak olan altın madeni için 8 Ekim 2021 ve 28 Ekim 2021 tarihlerinde Çevresel Etki Değerlendirmesi dosyasını onayladı. Cumhuriyet kararıyla köylülere ait arazilerin derhal kamulaştırılmasına karar verildi. Köylüler bu kararların iptali için dava açtı.

Zenit Madencilik, Örencik köyünde açacağı madenden yılda 850 kilo altın çıkarmayı planlıyor. Madenin alanı 21.850 dönümdür. İlk etapta 6 bin 680 dönümlük alanda çalışmalara başlanacağı, binlerce ağacın kesileceği, dinamit patlatılacağı ve bu alanda siyanür kullanılacağından bahsediliyor.

ÇED raporunda toplam 2.000.560 ağacı keseceğini, şirketin 30 Haziran’da köylülerin satmak istemediği arazilere gittiğini anlatırken, ‘olumlu’ ÇED kararları ve kamulaştırma kararları ile ilgili konular devam ediyor. , köylülerin satmak istemedikleri arazilere giderek üzerine yüzlerce ağacın kesilip kesildiğine dair işaretler koydular. Köylüler, kamulaştırma kararını yargıya sunmasına rağmen, şirket 29 Temmuz’da arazilere beton döktü. 17 Ağustos’ta altın madeni için yüzlerce ağaç kesildi. Şirket, iki gün önce köylülerin çiftliklerindeki meyve ağaçlarını kesti.

Arazileri alelacele ellerinden alınan köylülerden Azime Baysuğ, bu süreçte yaşadıklarını ANKA Ajansı’na anlatırken gözyaşlarını tutamadı. Böyle inliyoruz, dedi Baysug, devlet bizi korumaz mi?

Torunlarının kendisine “Büyükanne, bu domatesleri ve biberleri nereden bulacağız?” Tarlalarımızdan vazgeçmeyeceğiz. Bir çuval unun 600-700 lira olduğunu, üretmeden yaşayamayacaklarını söyledi.

Alanımızı işgal ettiler ve her şey harabeye dönmüştü.

“20 yıldır size oy veriyoruz” diyerek yetkilileri uyaran Azimi Baysuğ, “5 dönümlük tarlamız vardı, 20-30 ceviz ve elma vardı. Yerimizi işgal ettiler, her şey altındaydı. Tellerimizi kırdılar ve geçti.” “Bize yardım edin.”

20 yıl sana oy verdim.

İş makineleriyle tarım arazisine girilerek meyve ağaçları sökülen Hanife Ağcakaya, el konulan arazide ekin yetiştirilmesine izin verilmediğini söyledi.Yardım edin oyumu size verdim 20.Bu yıl buraya ekin ekecektim ama vermediler’ t.

Orensek, köyde açılacak altın madeni nedeniyle yaşadıkları sorunları ANKA haber ajansına anlatırken, şunları söyledi:

Ayşe Turan (66): Emine Erdoğan, seni davet ediyorum. Soğan ekecek tarlamız, yerimiz yok. Evlerimizin kenarına gelip durdular. Biz köylüyüz. Eker biçeriz ama yapacak yerimiz kalmaz. Ellerimiz kucağımızda. Bizi sonsuza dek ortadan kaldırmak istiyorlar.

Ormanımıza hiç çıkmadık, hep öldürürler”

Naeem Baysog (71): Ne toprağımız kaldı ne de taşımız. Ormanımız kalmadı, hep katliam yapıyorlar. Tanrını seviyorsan, bize yardım et. 20 yıldır bu partiye oy veriyoruz. Yarın bizden oy istemeye nasıl gelecekler? Oy istemeye geldiğinizde bu köyün çıkışını kapatacağız ve sizi içeri almayacağız. Takdiriniz.

“Bu konularda, Peanuts’ta plana ve çiğliğe yer yok.”

Mustafa Ağcakaya: Yol yapım sahamız Zenit Madencilik çatısı altında Haspınar A.Ş. ve ÇEAS A.Ş. tarafından tanıtıldı. Biz bunu tasvip etmiyoruz, insafsızca alanımıza girdiler. Ayrıca bir ÇED’in sınırlarını da zorladılar. Bu güzergâh ÇED sınırları içinde değildir. Bunlar sayesinde köylünün ekecek, biçecek tarlası kalmadı. Politikacılarla iletişime geçtiğimde hiçbiri bana yardımcı olmadı. Buradaki bütün meyve ağaçlarını yok ettiler. Bu meyve ağaçlarından hiçbir şekilde bizden ücret alınmadı. “Tarla paranız bankaya yatırıldı” diyerek insanları uzaklaştırıyorlar. Bütün ağaçları buraya gömdüler. Bu pasın altında bütün meyve ağaçları dolmuştur.

Görüntü dökümü:

Azimi Baysuğ (00.39-1.34)

Hanife Akakaya (1.35-2.11)

Ayşe Turan (2.12-2.37)

Azime Baysuğ (2.38-3.12)

Naim Baysuğ (3.13-4.02)

Mustafa Ağcakaya (4.03-6.24)

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın