Türkiye’nin sadece yüzde 2,2’si su yalıtımının önemli olduğunu düşünüyor

İSTANBUL (AA) — Binaların su yalıtımı ile deprem güvenliği arasındaki ilişkiyi ölçen bir algı araştırmasına göre, Türkiye’nin sadece yüzde 2,2’si su yalıtımının önemli olduğunu düşünüyor.

ODE Yalıtım’dan yapılan açıklamaya göre, Türkiye’nin ve dünyanın en büyük depremlerinden biri olarak kayıtlara geçen Kahramanmaraş faciasının ardından, büyük bir bölümünün yaşadığı Türkiye’de binaların deprem güvenliği ön plana çıkmaya başladı. bölge deprem bölgesindedir.

ODE Yalıtım, bu bilinçten yola çıkarak deprem yalıtımı arasındaki ilişki konusundaki farkındalık düzeyini belirlemiş ve bu konuda farkındalık yaratmak ve binalarda deprem güvenliğindeki öncelikleri ölçmek için kapsamlı araştırmalar yapmıştır. Aksoy Araştırma iş birliğiyle gerçekleştirilen binaların su yalıtımı ve deprem güvenliği algı anketine 26 ilden toplam 1.067 kişi katıldı.

Araştırmada en dikkat çekici bulgu, 100 kişiden 45’inin binasında su yalıtımı olup olmadığını bilmemesi oldu. Ankete katılanların yüzde 34,2’si binasında su yalıtımı olmadığını belirtirken, sadece yüzde 20,4’ü su yalıtım malzemelerinin bulunduğunu bildirdi.

Katılımcılara binalarının bodrum katında veya evlerinde su kaçağı, küf ve rutubet gibi durumlar olup olmadığı soruldu. Katılımcıların %64,4’ü bu soruya “Fikrim yok” cevabını verirken, %28,4’ü binalarında su kaçağı, küf gibi sorunlar olduğunu ve bunun en çok iç duvarlarda, bodrum ve dış duvarlarda görüldüğünü belirtti.

“Oturduğunuz binanın depreme dayanıklılığını azaltan etkenler sizce nelerdir?” Katılımcıların yüzde 17,2’si kalitesiz malzeme kullanmak, yüzde 14,4’ü “binanın yaşı”, yüzde 13,9’u “kolon kesmek” ve sadece yüzde 2,2’si “su yalıtımı” cevabını verdi.

Araştırma kapsamında su yalıtımının yanı sıra ‘ev seçimi’, ‘deprem’ ve ‘yalıtım algısı’ ele alındı. Hangi evde yaşayacağınızı seçerken önceliğiniz nedir? Söz konusu deprem felaketinin etkisi görülmektedir. İlk kriter yüzde 61,9 ile fiyat, yüzde 57,9 ile deprem güvenliği, yüzde 49,1 ile dairenin bulunduğu kat, yüzde 48,4 ile binanın kat sayısı, yüzde 47,8 ile ısınma yöntemi ve 45 ile yalıtım oldu. yüzde. . 18-24 yaş arasında deprem güvenliği ve ısınma yöntemi fiyattan daha iyi performans gösterirken, diğer yaş grupları, sosyoekonomik düzey ve cinsiyet dağılımında sıralama değişmedi.

– Zeminin sertliğini korkutan çok kalitesiz malzeme

Ankete katılanların %10’u 1-4 yaş arası binalarda, %19,8’i 5-9 yaş arası binalarda ve %24,3’ü 10-19 yaş arası binalarda yaşadığını belirtmiştir. 20 yıl ve üzeri binalarda oturanların oranı yüzde 43,7 olurken, 100 kişiden 2’si oturduğu binanın kaç yaşında olduğunu bilmediğini söylüyor.

Katılımcıların yaşadığı binanın depreme dayanıklılığını azaltan etkenler listesinde kalitesiz malzeme kullanımı yüzde 17,2, bina yaşı yüzde 14,4, kolon sayısında ise yüzde 13,9 düşüş yaşandı. yüzde. ön. Katılımcıların yüzde 12’si yer güvenliğini kriter olarak gösterirken, “deprem yönetmeliğine uymadım” diyenlerin oranı yüzde 4,1’de kaldı.



TCMB alım satımına konu olmayan döviz kurları

Araştırmanın “deprem” bölümünde ayrıca katılımcılara Kahramanmaraş depreminden sonra yaşadıkları evden taşınmayı düşünüp düşünmedikleri de soruldu. Katılımcıların %30,6’sı bu oranın kadınlarda %33,8, gençlerde ise %41,3 olduğuna inandığını belirtirken.

Devam etmeyi en az düşünen grup ise yüzde 24,7 ile en çok 55 yaşındakiler oldu. Taşınmayı düşünenlerin yüzde 49,4’ü bölgesinde kalmayı düşünürken, yüzde 24,2’si bölgesinden, yüzde 26,4’ü ise yaşadığı şehirden taşınmayı düşündüğünü belirtti.

Öte yandan, deprem sonrasında, katılımcıların yüzde 62,3’ü binalarının depreme dayanıklılığını kontrol ettirdiğini veya yaptırmayı düşündüğünü söyledi. Tarama yaptırmayan ve yaptırmayı düşünmeyenlerin en yüksek oranı yüzde 47,9 ile kirada oturanlardır.

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın