Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bugün Hatay’da bir konteyner kentte yaşanan depremzedelere seslendi. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turuna ilişkin mesajlar veren Bahçeli, şunları söyledi:
Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçiş, rejim değişikliği anlamına gelmiyor. Bunu söyleyenler düzeni eski yerine getirmeye çalışıyor. Darbelerle, fitnelerle, yolsuzluklarla ülkeyi yönetmeye çalışan parlamenter sistemin uşakları haline geldiler. Bu sistem başarılı olmuştur. Bu rejimi değiştirmeye çalışmak Türkiye için ihanet olur. Bu yüzden sistemden vazgeçemeyiz. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini sürdürmek ve hizmetleri aksatmamak lazım. Bu nedenle, Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı 13. kez yeniden Cumhurbaşkanı yaparken, ülkeyi ikinci dönem Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni yaşamaya hazır hale getirmek zorundayız.
“Yeni Türkiye dedin, yeni hayat dedin, yeni gelecek İSTİKLAL dedin”
Sevgili Hataylılar güzel bir adım atmışsınız. Fedakarlık umuduyla geleceği inşa etmeye çalıştım. “Yeni Türkiye” dedim, “yeni hayat” dedim, “yeni istikbal, istiklal” dedim. Bu nedenle bu üzücü ve sancılı dönemde hukuken 14 Mayıs’ta olması gereken bir seçim sürecini yürüttünüz. 14 Mayıs’ta yapılan seçimlerde milletimiz birdir. Yalana ve aldatmaya “hayır” dedi. iki; Milletimiz, “Parlamenter sistem bozuk bir sistemdir, geri dönüşü yoktur” dedi. üçüncü olarak; Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin devamı yeni yüzyılın ülkemizin lider devleti Türkiye’nin inşası için şarttır” dedi. Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhur İttifakı açık farkla başardı.
“Mevzuatta bu işe yarıyorsa, uygulamada başarılı olması gerekir.”
Erdoğan’dan muhalefete ’28 Mayıs’ mesajı:
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Cumhur İttifakı’nı oluşturan partiler, 300’ü aşkın milletvekili ile büyük bir denge ve denetim sağladı. Bu dengeyi ve gözetimi sağlamak için bir konunun daha başarılı olması gerekir. Yasamada bu başarı sağlanırsa yürütmede de başarılı olmak gerekir. Başarılı uygulama, Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin devamı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı 13. cumhurbaşkanı yapmaktır. 28 Mayıs’ta yapılacak seçimler sadece cumhurbaşkanı seçimini garanti etmeyecek. İstikrar, istiklal ve istikbal dediğimiz üç değer kavramını millet olarak benimseyerek Türk milletini yeni bir asra kavuşturabilecek başarıyı sağlamaktır.
“Türkiye’de can ve mal güvenliği mutlaka sağlanmalı”
Böyle bir ortamda seçim yapmanın ötesinde büyük başarılar elde etmek gerekiyor. Amerika, Avrupa ya da onların ülkedeki işbirlikçileri ya da fitne ve fitnecilerin fırsat kollayıp Türkiye üzerindeki büyük oyunlarına devam etmemesi arasında büyük bir fark olmalı. Kökleri kökünden sökülmeli, terörizm kökünden sökülmeli, kökleri kökünden sökülmelidir. Türkiye’de can ve mal güvenliği mutlaka sağlanmalıdır. Çocuklarımıza ve eşlerimize bakacak bir güvenliğe ulaşmayı başarmalıyız. Bunun için de güçlü bir yönetim gerekiyor.
“Amerika’nın Çocukları Hans, Sam; Almanya’nın Çocukları, Tonneller, Kuneller, Frank, Henryler, antlaşmanıza meydan okuyorum”
Birçok Avrupa ve Amerika dergisi Türkiye’deki yönetimi değiştirmek için elinden geleni yaptı. Yalan yanlış haberler yaymaya çalıştılar ve Türkiye’de yönetimin değişmesi gerektiğini, Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sorumluluktan uzaklaştırılması gerektiğini söylediler, yazdılar, vurguladılar. Türkiye’de tanınmış kişiler bundan faydalandı ve televizyonda sözcülük yaptı. Bir şeyi başaramadılar. Hatay’dan tüm dünyaya sesleniyorum ve diyorum ki Amerika’nın çocukları Hans ve Sam’dir. Almanya’nın, Tunus’un, Kunilerin, Frankların, Henrylerin çocukları, sizin sinizminize birdenbire haykırıyorum: Türkiye’de ne yazarsanız yazın, ne söylerseniz söyleyin, ne iş birliği yaparsanız yapın size zulmetmeyiz Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Fesleğen Anadolu.
sandık başına gidelim mi Damgayı alıp “al” diyebilir miyiz?
Ve yeniden cumhurbaşkanı olmak için 28 gün boyunca büyük bir zaferle 13. cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı 13. cumhurbaşkanı yaptı, Amerika ve bazı Avrupa ülkeleri ile Türk asıllı, Almanya ve Türk asıllıymış gibi davranan piçler için milletin bir parçası haline getirdi. Belçika orada görev yaptı, cevabı alın. Türkiye’de işbirliği yapanlara milletin bir cevabı olsun. Bunun için de seçime gitmeli ve seçimdeki iki adaydan biri olan Recep Tayyip Erdoğan’a gönlümüzde iz bırakmalıyız. Bunu yapacak mısın? sandık başına gidelim mi Damgayı alıp “Rajab Rajab” diyebilir miyiz? “
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]