Nur Kaplan
Devrimci Sendikalar Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Arzu Sirkizoğlu, seçmenleri 28 Mayıs’ta yapılacak cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimlerine çağırdı. Sirkizoğlu, “Demokrasi sadece 5 yılda bir sandığa gidip oy kullanmaz. Demokrasi emekçinin ekmeğidir. İçinde yaşadığımız kara takvimi tamamen tersine çevirmek mümkündür. Türkiye’nin yeni toplumsal düzeni için çalışma, tüm sınıf kardeşlerimizi 28 Mayıs’ta oy kullanmaya, sandığa gitmeye ve işine, ekmeğine ve ülkesine sahip çıkmaya çağırıyoruz.”
DİSK-AR’ın hazırladığı “Adalet ve Kalkınma Partisi ve Cumhurbaşkanlığı Sistemi Döneminde İşçiler Ne Kaybetti” başlıklı araştırma geçtiğimiz günlerde yayınlandı. AKP döneminde son 21 yılda işçi haklarının gasp edilmesini irdeleyen araştırmada, işçi ücretlerinin düştüğü, enflasyonun yükseldiği, sendikal hakların zayıfladığı, grev hakkının yok edildiği, işsizliğin arttığı tespitleri yer alıyor. artmış olan. Asgari ücret arttı ve ortalama ücret arttı.
TÜGEM Başkan Yardımcısı “Ev almak hayaldi”
Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimlerine günler kala işçilere, işsizlere, emeklilere ve gençlere birçok vaatler gündemdeyken, hükümetin son 21 yılda emek konusunda yaptığı çalışmalar da kamuoyunda tartışılıyor. DİSK Genel Başkanı Arzu Sirkizoğlu, AKP döneminde yaşanan hak gasplarını hatırlatarak seçmene seslendi. Sirkizoğlu, şunları söyledi:
Bu seçimi tarihi bir süreç olarak değerlendiriyoruz.
“Türkiye’nin içinde bulunduğu seçim süreci çok önemli… DİSK olarak, 14 Mayıs seçimleri öncesi yaptığımız değerlendirmelerde ve DİSK Yönetim Kurulu sonuç bildirgesinde de açıkça ortaya koyduğumuz gibi, bu seçimleri tarihi bir süreç olarak değerlendiriyoruz. Bu seçimlerde ülkemizi hangi cumhurbaşkanının yöneteceğine hangi parti veya partilerin kuracağına biz karar vermeyeceğiz.Bu seçimleri demokrasi ile başkanlık sistemi adı altında yürürlüğe giren başkanlık sistemi arasında bir tercih olarak görüyoruz. 2018 yılında özellikle işçiye, işçiye, işçiye, kamuya ve ülkemize zarar veren 2017 referandumundan sonra hükümetin çalışma ve yaşama koşullarını ciddi şekilde iyileştirdi.
“Hükümet temsilcilerinin işçiler adına çeşitli vaatler vermesi sonucu olumsuz açıklama yapıldı”
DİSK olarak bu seçimde tavır aldık, meslektaşlarımıza, üyelerimize, sınıftaki kardeşlerimize demokrasiye sahip çıkın çağrımızı yaptık. Biz bu seçimi 2017 referandumunun devamı olarak görüyoruz, bu süreçte tüm meslektaşlarımıza hayır deme çağrısında bulunduk. Başta işçiler olmak üzere tüm toplumsal kesimlerin karar alma mekanizmalarından dışlanarak karar alma mekanizmalarının tek yerde ve tek kişide toplanmasının demokrasinin son kırıntılarının da silineceğini söyledik. İçinden geçtiğimiz 4,5 yıllık süreç, bu konudaki savunuculuğumuzu ve duruşumuzu teyit etti. Özellikle son beş buçuk yıldır başkanlık sistemine geçilmesinin ardından, mevcut toplumsal sistem ve AKP iktidarının politikaları işçi ve emekçileri ciddi anlamda yoksullaştırdığı için, bu sistemin yarattığı ağır tabloyu yaşıyoruz. zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapmak. Bu süreçte siyasi iktidar temsilcilerinin işçi ve çalışanlara yönelik çeşitli vaatlerinin bu olumsuz imajın bir sonucu olarak sürekli gündemde olduğunu değerlendiriyoruz.
“21 yıldır ülkeyi yöneten siyasi iktidar çok fakirleşti.”
Yıllardır iktidarda olan bir siyasi partinin temsilcilerinin seçimler öncesi işçilere bazı vaatlerde bulunmaları bu açıdan faydalı. Ülkeyi 21 yıl yöneten siyasi iktidar, ülkeyi olağanüstü bir yoksulluk içinde tuttu. Türkiye’de gelir eşitsizliği hiç olmadığı kadar kötüleşti. Cumhuriyet tarihinin en kötü dönemini yaşıyoruz. Çalışma saatlerinin uzatılmasından iş cinayetlerinin kara imajına kadar işçilerin çalışma koşulları her geçen gün daha da kötüleşti. Son yıllarda Türkiye hiperenflasyon sürecine girdikten sonra alım gücümüzün düştüğü ve çok fakirleştiğimiz bir dönemden geçiyorduk. Bu tesadüf değil.
Demokrasi 5 yılda bir oy kullanmaz.
28 Mayıs’ta yapılacak ikinci tur seçimlerde tüm emekçi arkadaşlarımızı emeğine ekmeğine sahip çıkmak için demokrasiye sahip çıkmaya çağırıyoruz. 85 milyon insan, işçi sınıfının 21 yılda bu ülkeye neler kaybettiğini görmek için yaşıyor. Tüm somut bilgiler ve veriler bize bunu gösteriyor. AKP’nin 21 yıllık iktidarında emek kaybetti, sermaye kazandı. Gelir dağılımındaki eşitsizlik bunun en somut kanıtı… Kazanılmış tüm hakların geri alındığı, hak aramanın, muhalefet etmenin imkansız hale getirilmeye çalışıldığı bir süreçte yaşıyoruz. Demokrasi olarak tasdik ettiğimiz işçi sınıfının işiyle, ekmeğiyle ve ülkemizle ilgili karar alma mekanizmalarına katılımı engellenmiştir. “Demokrasi işçilerin ekmeğidir” derken, “demokrasi sadece 5 yılda bir sandık başına gitmeyecek” demek istiyoruz. Demokrasi, başta işçiler olmak üzere tüm toplumsal tabakaların hayatın her anında ve her alanında karar alma mekanizmalarına katılabilmeleridir ve bu güvence altına alınmıştır. Hayatı hakkında karar vermesinin yolu, önce organize olmaktır.
“Tüm iş arkadaşlarımızı işlerine ve ülkelerine sahip çıkmaya çağırıyoruz”
Önümüzdeki 28 Mayıs seçimlerinde tüm emekçi arkadaşlarımız, öncelikle işine ve ekmeğine sahip çıkmak, demokrasiye sahip çıkmak, yaşamları hakkında söz sahibi oldukları ve karar verebildikleri, parlamenterlerin olduğu bir toplumsal düzen için sandık başına gideceklerdir. demokrasi etkin bir şekilde uygulanır, demokrasi çalışır Tüm kurum ve kurallarıyla sizleri yola davet ediyoruz. Yeni bir toplumsal düzenin kurulması için 28 Mayıs’ta yeni bir başlangıç yapmak için sandık başına çağrı yapıyoruz. Demokrasi işçinin ekmeğidir. Demokrasinin olmadığı yerde işçilerin hiçbir hakkı yoktur. Çalışmanın ve hakların olmadığı yerde demokrasi olamaz. Eşitlik, adalet, barış ve kardeşlik için, demokrasinin tüm kurum ve kurallarıyla işlediği yeni bir toplumsal düzen için, Türkiye’nin içinde yaşadığımız bu olumsuz imajı tamamen değiştirerek yan yana, yan yana çalışması için, 28 Mayıs’ta yeni sosyal bir sistem. Arkadaşlarımızı işlerine ve ülkelerine sahip çıkmak için oy kullanmaya ve sandığa gitmeye davet ediyoruz.
“Diskleri olan kişiler, dava ve seçim güvenliğinde görevlerini yerine getirmeye hazır”
Demokrasi, seçim güvenliği de çok önemli dediğimizde, seçimlerin ilk turunda sınanan farklı kaygıların olduğunu görüyoruz. DİSK her zaman seçim operasyonları ve seçim güvenliği ile ilgili işlerin içinde olmuştur. Hem merkezde hem de bölgelerdeki arkadaşlarımız bu çalışmalarda görev aldılar. Bu süreçte seçim güvenliği ile ilgili tüm çalışmalara katıldık. 28 Mayıs seçimlerinde tüm DİSK’liler demokrasiye sahip çıkmak için sandık güvenliği ve seçim güvenliği konusunda üzerlerine düşen görevi yapmaya hazırdır. Bütün arkadaşlarımız bu işin içinde.
“Yeni bir sistem kurmak bizim elimizde”
İşçi sınıfının bir temsilcisi olarak, DİSK Genel Başkanı olarak, bir kadın olarak öncelikle söylemek isterim ki, içinden geçtiğimiz bu olumsuz süreci, bu kara imajı tamamen tersine çevirmek mümkündür. Özgürlüklerimizi ciddi şekilde sınırlayan bu yoksulluk, işsizlik, adaletsizlik ve sistem yerine eşitlik, adalet, barış ve kardeşliğin hakim olduğu yeni bir düzen ellerimizde. Bunun için ilk adım 28 Mayıs seçimlerinde sandığa gitmek, oyumuza sahip çıkmak, ülkemize sahip çıkmak, demokrasiye sahip çıkmaktır. Herkesi sandığa gitmeye, 28 Mayıs’tan sonra ülkemizi yeniden inşa edecek ve ülkemizin aydınlık geleceğini kuracak bu sürecin bir parçası olmaya davet ediyorum.
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]