Ankara (AA) – Ankara Üniversitesi (AU) Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. doktor. Ander Yarsan, Türkiye’de kovan başına bal veriminin dünya ortalaması olan 20,06 kilogramın altında olduğunu belirterek, “Elbette bu üzerinde çalışılması gereken bir sorun” dedi. Cümleler kullanın.
Profesör. doktor. Yarsan, Dünya Arı Günü münasebetiyle yazılı bir açıklama yaptı.
20 Aralık 2017’de Türkiye’nin de içinde bulunduğu 115 ülkenin ortak talebiyle 20 Mayıs’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından “Dünya Arı Günü” ilan edildiğini kaydeden Yarsan, arıcılığın bitkisel ve hayvansal üretime katkı sağladığını vurguladı.
İtalya’daki sel felaketinde ölü sayısı 13’e yükseldi
Yarsan, arıcılığın, bal arılarının bitki kaynaklarını kullanarak arı sütü, bal ve polen gibi hayvansal kökenli besinleri üretme faaliyetlerini içeren, dünyada ve Türkiye’de uzun yıllardır gerçekleştirilen önemli bir sosyal ve ekonomik faaliyet olduğunu anlattı. . .
Arıların dünya gıda üretimindeki önemine değinen Yarsan, şöyle devam etti:
“Ülkemizde son yıllarda kovan sayısında artış olmasına rağmen yetiştiricilerin teknik bilgi eksikliği gibi uygulamadaki hata ve eksikliklerden dolayı kovan sayısındaki artışla birlikte üretilen bal miktarı artmıştır. , yetersiz hastalık kontrolü, doğru ve etkili kullanım.” İlaçlama için, kalitesiz koloniler ve kıdemli ana arılar bulundurmaya çalışın.
Yarsan, Türkiye’nin çok çeşitli çiçekli bitki türlerine ev sahipliği yaptığına değinerek, bal arıları açısından çok zengin bir genetik çeşitliliğe sahip olduğunu söyledi.
Türkiye’nin bitki örtüsü ve coğrafi özellikler açısından arıcılık faaliyetleri için çok uygun bir ortam olduğuna işaret eden Yarsan, dünyadaki üretime ilişkin şunları kaydetti:
Uluslararası düzeyde Gıda ve Tarım Örgütü’nün 2018 yılı verilerine göre dünyadaki arı kovan sayısı 92 milyon 291 bin 583, bal üretimi 1 milyon 851 bin 541 ton, mum üretimi 69 bin 633 ton, ortalama kovan başına bal üretimi 20.06 kilogramdır.Ülkemizde kovan başına bal 15-16 kilogram düzeyinde kalmaktadır.Açıkçası bu durum üzerinde çalışılması gereken bir sorun olarak kabul edilmektedir.Tabi ki kalite bal gibi arılardan elde edilen ürünlerin ilaç ve kimyasal kalıntı açısından durumu ve mevzuattaki eksiklikler ayrı değerlendirilmesi gereken yaklaşımlardır.”
Kolej bünyesinde Vitari Laboratuvarı kurulmuştur.
Arıcılığın veteriner hekimliği açısından da önemli olduğunu kaydeden Yarsan, arı patolojisi fakültelerinde zorunlu ders olduğuna dikkat çekerek, “VetBee laboratuvarı” kurulduğuna işaret etti. Yarsan, yakın zamanda fakülte çiftliğine kurulacak arılık sayesinde öğrencilere çalışma ortamı sağlanacağını belirtti. Yarsan, “Ülkemizde her bir kovan üretim oranı halen 15-16 kg seviyesinde. Bu durumun üzerinde çalışılması gereken bir sorun olarak görüldüğü açıktır. Son yıllarda yetiştiricilerin teknik bilgi eksiklikleri, yetersiz Hastalık kontrolü, doğru ve etkili ilaç kullanımı ve üretilen bal miktarının kovan sayısındaki artışla doğru orantılı olmaması gibi uygulama hata ve eksiklikleri nedeniyle düşük kaliteli kolonilerin ve yaşlı ana arıların devamını sağlamak amacıyla kullanılmamaları gibi.
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]