Sin Eskişehir Eğitim Şube Müdürlüğü, Hamamyulu Yadler Parkı girişinde basın açıklaması yaptı. Açıklama şube başkanı Faik Al-Kan tarafından okundu. Ekonomik, sosyal ve özlük hakları, insan hayatı ve insana yakışır ücret taleplerinin siyasi iktidar tarafından uzun yıllardır görmezden gelindiğini söyleyen Alkan, şu ifadeleri kullandı:
“Siyasi otorite ve Milli Eğitim Bakanlığı, eğitim emekçilerinin çalışma ve yaşam koşullarına ilişkin sorunlarına kalıcı çözümler bulmak yerine sorunlarımızı kronik hale getirdi. Öğretmenlik Mesleği Kanunu (ÖMK) aracılığıyla eğitim çalışanlarına yönelik ayrımcı ve haksız uygulamaları hayata geçirdi. Son olarak sendika desteğiyle çıkarılan Öğretmenlik Mesleği Kanunu ile aday, sözleşmeli, kadrolu ve maaşlı öğretmen ayrımına yeni kanunlar eklenmiştir. Türkiye’de aynı işi yaptığı halde farklı durumlarda ve maaş kalemlerinde çalışmak zorunda kalan, farklı ve dengesiz ücret uygulamalarının olduğu ikinci bir meslek grubu yoktur. Sendikamız yıllardır sadece öğretmenlerin değil, eğitim kurumlarında görev yapan tüm eğitim ve bilim emekçilerinin daha iyi çalışma ve yaşam koşulları için mücadele etmektedir. Nitelikli eğitim için, öğretmenler gibi 4-B modunda çalışan idari, teknik, destek ve eğitim personelinin hak ve talepleri dikkate alınmalıdır. Sadece öğretmenlerin değil, tüm eğitim ve bilim çalışanlarımızın çalışma ve yaşam koşullarını iyileştirmeyi amaçlamalıdır.
Bakan Özer: Deprem bölgesinden sevk edilen 22 bin 145 öğrenci kentlerine döndü
Yeni hükümetten taleplerimiz
Öğretmenlerin Statüsüne İlişkin ILO-UNESCO Tavsiye Kararı ortak metnine dayalı olarak yeni bir meslek yönetmeliği hazırlanmalıdır.
Kamu sektöründe en düşük maaş yoksulluk sınırının üzerinde belirlenmelidir.
Mevcut ücret farklılıkları derece, derece gibi kriterler dikkate alınarak “eşit işe eşit ücret” ilkesi doğrultusunda düzenlenmelidir.
-Özgürlüklerimizin ve başta maaş olmak üzere ekonomik, sosyal ve demokratik haklarımızın siyasi otoritenin veya Cumhurbaşkanı’nın insafına bırakılması kabul edilemez.
Sendikalarımızın kurulduğu ilk yıllardan itibaren temel talebimiz olan sendikaların grev ve toplu sözleşme hakkı kanunla güvence altına alınmalıdır.
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]