Türk Harb Aiş Sendikası: Herkesin sabrı tükendi, işçilerin sabrı tükendi

Toplu sözleşme görüşmelerinin bitmediğini ve işçilerin sabırsızlandığını anlatan Ataç, “Hükümet yine eli boş geldi. Bu sadece işçiyi oyalamak ve unu ipe dizmek içindir. Israrla söylediğimiz gibi neredeyse anlaşıldı. 2,5 milyon kişi ailesiyle birlikte zorluk yaşıyor.” Mali olarak aylardır bu sıkıntıyı yaşıyorlar, “Herkes sabırlı, işçilerin sabrı tükendi” dedi.

Türkiye Harb-İş Konfederasyonu Eskişehir Şube Başkanı Hasan Atak, 2023 Kamu Sektörü Toplu İş Sözleşmesi’ne ilişkin yaptığı açıklamada, toplu iş görüşmelerinin henüz bitmediğini ve işçilerin sabırsızlandığını belirterek, “Şimdi sıra geldi. Bu kabulü reddeder ve toplu mücadele başlatır.İttihatçılar “kendi cephelerine şapka çıkarmalı ve hükümetin bu oyalama taktiğine nasıl son vereceklerini” bulmalıdırlar.

“Hükümet bir kez daha boş masaya geldi”



Eskişehir İl Başkanı CHP Taşil Başkanı: Eskişehir’den 4 milletvekilinin çıkarılması talebimiz var

Hasan Atak konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bilindiği üzere 2023-2025 yıllarında kamu sektörü çalışanlarının mali ve sosyal haklarını tanımlayan 2023 Kamu Sektörü Toplu İş Sözleşmesi’nde hükümet ile Türk-İş Hak İş arasında müzakereler devam etmektedir. Ciddi ekonomik kriz nedeniyle Ülkemizde ve özellikle enflasyon rakamlarının emekçileri ezdiği, büyük bir umut ve sabırla beklediğimiz toplu iş görüşmeleri bitmedi.Dün hükümetin yeni bir teklifle masaya oturması bekleniyordu. , ama hükümet yine masaya eli boş geldi.Bu işçinin dikkatini dağıtıyor ve un yumak haline getiriyor.Israrla söylediğimiz gibi 2.5 milyona yakın insanın sofraya ailesiyle oturması bekleniyordu.İnsanların yüzleştiği açık. maddi sıkıntılar ve bu sorunu aşmak için aylardır büyük bir umutla bekliyorlar.Herkeste işçi sınıfının sabrı ve sabırsızlığı var.Aldatılmaktan, beklemekten ve kafalarının karışmamasından yoruldular.Daha uzun sürecek işler ve hakları gasp edilen kişiler tarafından. açık kalan mikrofonlar.. Yeter!

“Protokolün hemen yapılması gerekiyor.”

Son bir yılda temel tüketim mal ve hizmetlerinde enflasyonun yüzde 100’ü geçtiği ve yüzde 300’lere varan zamların yapıldığı bir ortamda, genel toplu iş sözleşmesi çerçeve sözleşmesi protokolü geriye dönük bir toplu iş sözleşmesine yol açacaktır. ücret artışları, sosyal haklar ve ücret dışı hükümler ile. Protokol olmamalı. Tekrar söylemek gerekir ki, genel ekonomik veriler, özellikle ücret ve ücret artış oranları, enflasyon ve döviz artış oranları ve işçi tarafının teklifleri dikkate alınarak protokol çalışmaları bir an önce yapılmalıdır. bitmeden kabul edilmelidir. Masadaki temsilcimiz Türk, kamu çalışanlarının gelirlerini korumaya ve geliştirmeye odaklanmalıdır. Bir ekonomiyi yönetmenin beklentilerine ve hedeflerine ulaşmak bizim değil, hükümetin işidir. Hükümetin masaya koyduğu öneri, özellikle son bir yılda yaşanan ücret erozyonunun yarısını bile karşılamaktan uzak. Açıkçası, düşük ücret artışı, kaynakların işçilerin gelirlerinden kamu bütçesine haksız bir şekilde aktarılması anlamına gelir.

“İşçi tabanımızda ciddi hastalıklar var”

Bu yaşananlar nedeniyle emek tabanında ciddi huzursuzluklar yaşansa da, mevcut sistemin yarattığı ortamdan tüm sendikacılar ve üyeler ürkütülmekte ve adeta ‘ne olacak’ vaziyetinde kaderine razı bir konumda bekletilmektedir. Bir şey söylersem bana olur’. Artık işçi sınıfının bu kabulü reddetme ve kolektif bir mücadele başlatma zamanı gelmiştir. İşçinin kendisine yüklediği sorumlulukları açıkça yerine getirmekten aciz, sendikal haklarını koruma bilinci, bilgisi ve kararlılığından yoksun olan sendikacılar cepheye şapka çıkarmalı ve buna nasıl son verileceğini bulmalıdır. hükümetin oyalama taktiği. İşçiler adına yapılması gerekenler ortada; Kaderinize razı olmak istemiyorsanız, tüm demokratik kitle örgütleriyle, sınıf örgütleriyle, meslek örgütleriyle el ele gitmek, işçiye var olan sistemi değiştirme hakkını vermek demektir. Buradan hükümeti genel çerçeve protokolüne uygulanan oyalamalara son vermeye, bu orta oyunu bitirmeye ve işçilerin tekliflerini kabul etmeye çağırıyoruz. İşçilere çağrımız birlik beraberlik günüdür. Mücadeleyi hak arama noktasına kadar uzatarak sorunlarımızı anlatma günüdür” dedi.

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın