Mansur Yavaş: 2002’den sonra Türkiye’de 14 LGBT derneği kuruldu. Yedi tanesi Süleyman Soylu dönemindeydi.

Ankara Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Mersin’de. “LGBT karnelerini açıyorum. İçişleri Bakanı Bey sürekli ‘Gelirlerse insanla, insanla hayvanla evlenecek’ diyor. Sürekli fantezilerinden bahsediyor. Maşallah çok zengin fantezileri var. O yüzden” ‘Gelmesinler’ diyor.” 2002’den sonra Türkiye’de bir çok gay derneği kuruldu. 14 tanesi kuruldu. Yedisi Süleyman Soylu dönemindeydi. LGBT oteli açıldı. En çarpıcısı da şu… Onlar Müslüman Gay Derneği’ne de izin verdi.Durumun bu olduğunu söyledi.

Toplantıya Ankara Belediye Başkanı Mansur Yavaş da katıldı. Yavaş mitingde yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“2019’da Ankara’da seçime girerken bir sürü iftira attılar, ‘Bunu yapamazlar, yardımı keserler, işçi çıkarırlar, üç koyun otlatamazlar’ dediler. Bugün 11 belediyeden hiçbiri yok. dedi bunu.Kimsenin canı.Her zamanki gibi siyaseti çirkinleştirdiler.Uzun yıllardır ülkemizde bu nefret siyaseti yapılıyor.Yakışmıyor.Neden diyorsun ve Ekrem Bey’in İstanbul seçimlerinde “Mekke” dediler. Düşecek, Kudüs düşecek”. Şimdi de aynı sözleri duyuyoruz. Seçime girdiklerinde mutlaka biraz milliyetçilik sosuna, biraz da muhafazakarlığa ihtiyaçları var. oğluna televizyon, oğluna futbol kulübü almak ve Ankara’nın kaynaklarını ANKA Park gibi bazı iş adamlarına ve projelere yatırmak. Bunları konuşmak istemiyorlar Aynı suçlamaları yapıyorlar Son bakanın Seçim Günü akşamı seçimi kazanınca şampanyayla kutlayanlara mı oy vereceksiniz demesine artık yorulduk. 14 Mayıs’ta mı yoksa şükran namazı kılanlar mı? Bunu anladım, cevap veriyorum. Ankara’da seçimi kazanır kazanmaz otobüse bindik. Sabah erkenden Ankara’ya gittik, bilirsiniz; Hacı Bayram Camii bulunmaktadır. Gidip sabah namazını, şükran namazını kıldık.

“Kim kutlar biz nasıl kutlarız. Sizin ne işiniz var?”

Hiç arkadaş canlısı değiller. Kim kutluyorsa kutluyor. sana ne? İnsanlarla yeniden kaynaşmaya başlıyorsunuz. Şampanyadan rahatsız olduysanız. Yolsuzlukla suçlanan bir bakanları var. Uçakta bir fotoğrafı var. Her cuma ayet sallayan bir bakanları var. Bu konuda tek kelime etmediler. Tahtadaki görüntüyü hatırlıyoruz. Kocaman bir şampanya şişesini devirdi, gözleri bayıldı ve tek kelime etmediler ve onu şimdi büyükelçi yaptılar. Maalesef. Hiç arkadaş canlısı değiller. Buna benzer yüzlerce olay söylüyoruz.

Mevsimlik milliyetçilik, mevsimi koruma

Mevsimlik milliyetçilik, mevsimlik muhafazakârlık. Son zamanlarda bazı çocuklarının hayatlarını televizyonda izledim. kayıp. Neden biliyor musun? Biz zengin olmayacağız, insanlar zengin olacak. Çünkü Isırık ve Hırka felsefesinden geliyoruz. 2002’de geldiler, “Bizim dünya malıyla işimiz olmaz. Şimdi bu aileler 21 yıl önceki fotoğraflarını çekiyorlar. Nerede yaşadıklarını hatırlasınlar. Yediklerini, giydiklerini, içtiklerini hatırlasınlar. Bir baksınlar.” 21 yıl aradan sonra aradaki farka bakıp: ‘Eyvah dünyevî malımızı kaybettik. Bunun için kaybediyoruz desinler. Eğer yapmazlarsa, bunun için kaybederler.

“Bize oğlunuza sahip olduğunu iddia eden Hollanda’daki servetten bahsedin”

Tüm tuşlara aynı anda basarlar. Bir yandan İmralı’ya heyet gönderip diğer tarafı terörle suçladılar. HÜDA-PAR’a değer veriyorlar. Hoda Bar’a gelince, eski bir başbakan “Koalisyonumuzda değil” dedi. Kendisini vatandaş ilan etti ve biz vatandaş değiliz. Milliyet böyle sözlerle gelmez. Oğlunuzun Hollanda’daki iddia edilen servetini tanımlayın. Türkiye’ye getirin. Bakın merkez bankasının dövize ihtiyacı var. Kimin vatandaş kimin vatandaş olmadığı oradan belli olacaktır. Millet ittifakına oy verenler teröristtir. Dindar olmayan son kâfirlerin de orada oy kullandığını söyledi. Cumhur İttifakı’na da Ümmet İttifakı’na da oy veren kimseyi ayırmaz diyoruz.

“Devlet kimsenin cinsel hayatında buluşmaz”

son bildiğin; Saadet Partisi’nin 85 yaşındaki erdemli başkanını eşcinsel ilan ettiler. hep derler ki; “Onlar LGBTQ” Bunu söylediklerinde aslında bir anlam ifade ediyorlar. Kötü bir şey. LGBT karnelerini açıyorum. İçişleri Bakanı hep der ki: “Gelirlerse adamla adam, insanla hayvan evlenir.” Sürekli fantezilerinden bahsediyor. MaşaAllah çok zengin fantezileri var. Bu yüzden gelmemeleri gerektiğini söylüyor. 2002’den sonra Türkiye’de birçok LGBT derneği kuruldu. 14 tane kuruldu. Süleyman Soylu döneminde yedi tanesi. LGBT oteli açıldı. En çarpıcı olan da şu… Müslüman Gay Derneği’ne de izin verdiler. Durum bu. Devlet kimsenin cinsel hayatına karışmaz. Bunu şu sebeple söylüyorlar; Bunu bize hakaret etmek için söylüyorlar.



Kılıçdaroğlu’nun “Sarayda oturmayacağım” açıklaması, toplumsal hafızanın yok edilmesinde yeni bir reformdur.

“Dronlar bizi rahatsız etmiyor, siha.”

Şimdiye kadar silahlı kuvvetler ne siyasette, ne camilerde, ne okullarda alet oldu. Sonunda dedim ki; “Bak şimdi hep gemileri, SİHA’ları gösteriyorlar. Onbeşinden sonra onlar yerlerine gidecekler. Açlık ve borçla karşı karşıya kalacaksınız. Ev sahibi kiracıyla yüzleşecek. Bakkalda ya da manavda “nasıl alışveriş yapacağım” sorusuyla karşı karşıya kalacaksınız. Pahalı yaşam koşulları ve enflasyonla karşı karşıya kalacaksınız. Bunları konuşmak istemedikleri için onlara ‘Sanki savaş varmış gibi gösteriyorlar’ dedim. Troller bunu da kırptı ve kırptı. Soylu da bu konuda çok yardımcı oldu. İnsansız hava araçları veya SİHA’lardan rahatsız değiliz.”

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın