Temel Karamolaoğlu, bugün bir otelde düzenlenen Konya toplantısında konuştu. Karamollaoğlu kısaca şunları söyledi:
“Olağanüstü bir dönemden geçiyoruz. Olağanüstü zamanlar, olağanüstü adımlar atılması gereken dönemlerdir. Kolay değil, farklı platform ve geçmişlere sahip altı siyasi partinin başkanları bir araya geldi ve uzun bir çalışma sonucunda bugünkü duruma girmeye karar verdiler. Seçimler birlikte.Bu karar elbette önemli.Özellikle az önce bahsettiğim gibi birbirinden farklı programları olmasına rağmen bir araya gelmeleri önemli.Aslında bu bizim ilk adımımız değil.Bildiğiniz gibi güncel olunca tanıştık. Cumhurbaşkanlığı sistemi referanduma sunuldu.O zaman dört partinin genel başkanı olarak görüştük.Daha sonra seçimler yapıldı ve çeşitli siyasi partiler farklı adayları cumhurbaşkanı adayı olarak gösterdiler.Bugün yine beraberiz ama sonuç olarak tamamen farklı bir çalışma.
Altı siyasi partinin bir araya gelmesi bazı siyasi partilerin üzülmesine neden oldu. alışkın değil; Bir kişi doğru ya da yanlış diyecek, herkes ona “evet” diyecek. Hayır dostum, biz böyle bir görüşe sahip değiliz. Elbette aramızda farklılıklar olacaktır. Ama mümkün olduğunca azaltmaya çalışacağız. Birlikte karar vereceğiz. Bu kararların birlikte alınacağını şimdiden taahhüt ettik dedik. Bu çok önemli bir karar. Bu koalisyon protokolünü eleştirmeye çalışıyorlar. Sadece zamanlarını harcıyorlar. Hedefimiz de belli, ana hatlarıyla ne yapacağımız da belli. Onu zaten bir politika komitesi olarak belirledik. Ama buna rağmen Sayın Kılıçdaroğlu, kısacası uygulamada yapmaya çalışacaklarımızı ve aynı doğrultuda yapacaklarımızı milletimizle paylaşmaya çalışıyoruz.
Seçim 2023 TRT Önünde Protesto Yapıyorum Yazan Sinan Ogan
“Şimdi adalet sanılan konu”
İlk hedefimiz nedir? Ülkemizi yaşanabilir bir ülke haline getirmek istiyoruz. Herkes fikri, fikri ve siyasi görüşü nedeniyle bu ülkede yaşamaktan gurur ve mutluluk duyacaktır. Kimse kafana yumruğuyla vurmaz. Böyle bir ülkeyi kim istemez ki? İlkelerimiz bellidir. Oturduğumuzda bu konulara itiraz edemeyiz ve edemeyiz. Çünkü böyle bir konuyu ele aldığımızda önemli olan konumuz adaletin tecellisidir. Adaletin olmadığı bir ülkede barış olamaz. Şu anda en çok özlediğimiz şey adalet davasıdır. Nasılsa halkımız adaletin tecelli edeceğine, bir sorun çıktığında yargı mercilerine başvurduğunda kendi hakkını elde edebileceğine inanmıyor. O zaman bu ülkede yaşamak cehenneme döner.
“Biz yalan söylemeyiz, iftira atmayız, yetimin malını değiştirmeyiz.”
Yalan söylemeyiz, iftira atmayız, yetimin malına dokunmayız. İtibarımızı yükseltmek için çalmayız, israf etmeyiz. Korumalarla dolu uçaklarla dünyayı dolaşmak konusunda endişelenmenize gerek yok. Ona göre adalet olası temeldir ancak ilk ilke önceliklerimizi belirlemek ve tüm bu değerleri içeren ahlaki ve manevi değerlerimizi ön planda tutmaktır. Fakirin malına giremezsin dostum. Rüşvet alamazsınız ve onları açık arttırmayla satamazsınız. 100’e verince ihaleyi 300’e bağlayamazsınız. Ülkemize huzur getirelim, adaletin tam manasıyla yerini bulduğunu herkese gösterelim ve Türkiye’ye çok sayıda yabancı sermaye geliyor ama geliyorlar. ülkemize güvenme. Bu nedenle, bu konuya yaklaşımımız farklıdır. Bu hükümleri yerine getirir ve israfı önlersek hazinemizde 100 milyar TL kalacak.
“Dağın başında ne yaparsan yap, camide yapsan, mektepte yapsan boşa gider.”
Her yatırım, kullanma fırsatı varsa yapılır. Dağ başında ne yaparsan yap, ister okulda, ister camide yap, boşa gidecek. Dağın zirvesine kim tırmanacak? Ancak, ulusun kendi ihtiyaçları vardır. bitki ihtiyaçları. İnşallah iktidara geldiğimizde, Mayıs ayında yapılacak seçimlerde Kılıçdaroğlu cumhurbaşkanı olunca tüm bu politikalar değişecek. Her ilde en az bir tesis ve bulunduğu yer kadar tesis kurmak istiyoruz. Böylece o ilde doğup büyüyen insanlar kendi yerlerinde istihdam imkânına sahip olacaklardı. Hiçbir yerden göç etmeye çalışmıyorlar. Biz yatırımları yaparken allelusulada değil en az 9 ilde mutlaka teknoloji merkezleri kuracağız. Devlet, sanayiciler ve üniversiteler bir araya gelecek. Öyle bir girişim kuracak ki, hem ülkemizin hem de bölgenin tüm imkanlarını hangi yatırımlarda seferber edeceğiz, hangi yatırımları yapacağız, hangi projeler daha verimli olacak, ihracatımız nasıl artacak; Bunların hepsinin hesabı sorulacak. Ben somut adımlardan bahsediyorum. Emin olun Türkiye’de çok kısa sürede destan yazmak mümkün. Bunu birlikte yapacağız. Kullanılabilir madenlerin ve toprağımızın altındaki maden ocaklarının hiçbiri atıl kalmayacaktır. Tüm madenlerimizi kullanacağız.
“Plansız metrekaremiz olmayacak”
Yatırımlar ülkemizdeki her iline dağıtılacak. Madencilik ve teknoloji gerektiren diğer yatırımlar da masaya yatırılacak. Elbette tarımı ihmal edemeyiz. Konyamız bir sanayi şehridir, bir tarım şehridir. Ekilmeyen bir metrekare arazimiz kalmayacak. Şu anda Türkiye’deki ekilebilir arazinin yüzde 10’u ekilmiyor. Aksine artıyor. Tüm meralarımızı canlandıracağız. Emin olun Türkiye sadece ihtiyacını karşılamakla kalmayacak, hem Avrupa’yı hem de Rusya’yı etle besleyeceğiz ve milyarlarca dolar kazanma imkanı bulacağız. Ama siz çiftçiye, üreticiye bu imkanı vermekle yükümlüsünüz. Altyapıyı oluşturacaksınız. Sağlandığında, Türkiye’de büyük bir patlama olur. Birkaç yıl sonra Türkiye olumlu olacak.
“15 Mayıs’ta ülkemizde yeni bir dönem başlayacak”
Biz kimseye zulmetmeyiz, kimseye de zulmetmeyiz. Hele iktidara geldiğimizde işinde yetkin kişiler varsa onları da mutlaka makamlarında tutacağız. SİHA’lara karşı değiliz ama başkaları da aynı alanda çalışmak isterse bunun da önünü açarız. Binicisine göre atın kişnemesi. İktidara geldiğimizde emin olun bugüne kadar kaymış her işletme üretime başlayacak. nerden? Çünkü onların dertleriyle ilgilenmeyi, ihtiyaçları ile ilgilenmeyi ve onların önünü açan adımlar atmayı kendimize ilke ediniyoruz. Kimsenin kandırılmasına izin vermeyiz. Bu nedenle müminler elbette kendi inançlarını yaşarlar ve inançlarına göre yaşarlar. Bu onların hakkı. Onları güvence altına almak bizim görevimiz. Ama kötüye kullanılmasına izin vermeyiz. Sana söylemeye çalışıyorum; 15 Mayıs’ta ülkemizde yeni bir dönem başlayacak. 15 Mayıs’tan sonra ülkemiz ister barış, ister ekonomik açıdan kimsenin hayal bile edemeyeceği mesafeyi kısa sürede kat edecek. Dış politikada karar verici ve yol gösterici bir kimliğe sahip olacağız. Kimseyi işçi yapmıyoruz. Ama biz doğru bildiğimiz bir noktada ısrarcıyız.
“Farklı fikir ve görüşlere sahip olmak bizi birbirimize karşı koymaz, etmemeli de.”
Bu ülkede birlikte yaşayacağız. Birbirimizin düşmanı olmamalıyız. Farklı fikir ve görüşlere sahip olmak bizi birbirimize düşman yapmaz, etmemeli de. Onun çağrısına cevap vermek boynumuzun borcuydu adalet. Sayın Kılıçdaroğlu bir konuşma yaptı mitingin ardından arkadaşlarımız “Kılıçdaroğlu konuşması yapsaydınız” dediler. Peki bu ne anlama geliyor? Bir araya geldiğimizde, birbirimizi anlamaya çalıştığımızda birbirimizden çok da farklı olmadığımızı görebiliriz. Hataları kabul etmek şartıyla… Geldiğimiz nokta inşallah bu ülkeye yeni bir ufuk açar, yeni bir dönem başlatırız.
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]