Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı ve Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Yeni Fikirtepe Meydanı’nda düzenlenen Fikirtepe Kentsel Dönüşüm ve Anahtar Teslim Töreni’nde konuştu. Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Desteci’nin de katıldığı törende Erdoğan, şunları söyledi:
“Türkiye’nin her yerini kapsayan bir afet risk yönetim sistemi oluşturmak için uzun süredir yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Kentsel dönüşüm projeleri de bu kapsamda önem verdiğimiz konuların başında geliyor. Elbette afet riski olan her yerde bu projeleri hayata geçireceğiz. Ancak nüfus yoğunluğu, insani ve ekonomik sonuçları, stratejik konumu gibi konularda İstanbul birinci önceliğimiz olmalıdır.
Deprem bölgesinin 11 ilçesinde yapılacak 650 bin konutla şehirlerimizi ayağa kaldırmak için gece gündüz çalışıyoruz. Kentsel dönüşüm projeleriyle bugüne kadar ülke genelinde 3,3 milyon konut yaptık. Böylece 20 milyona yakın insanımıza güvenli evler sağladık. Ancak 6 Şubat depremleri, depremin hazırlıklarımızın bitmesini beklemediğini gösterdi. Bu amaçla mevcut projeleri hızlandırmaya ve yeni projeleri mümkün olan en kısa sürede hayata geçirmeye kararlıyız.
İstanbul Fikirtepe için kentsel dönüşüm projesi ise 830 bin metrekare yüzölçümü ve yaklaşık 2,5 milyon metrekare inşaat alanı ile ülkemizdeki en önemli projelerden biri. Bilindiği üzere Emlak Konut Şirketi’nin hayata geçirdiği proje 2020 Aralık ayında 18 parselde başladı. Burada 20 milyar liralık yatırımla 60 bin vatandaşın yaşaması için 12 bin 418 konut yapıyoruz.
İstanbul’da acil değişime ihtiyacı olan bir buçuk milyon konut var. İstanbul’un Avrupa ve Anadolu yakasında 500 bin konutluk uydu şehir planlıyoruz. Diğer dönüşümleri de vatandaşlarımız ve belediyelerimizle iş birliği içinde en kısa sürede gerçekleştirmeye devam edeceğiz. Bu kapsamda kentsel dönüşüm kredi limitlerini 600 bin liradan 1 milyon 250 bin liraya çıkardık. Bayramın ilk gününde kentsel dönüşüme ivme kazandıracak yeni bir ivmeyi milletimizle paylaşacağız. Kentsel dönüşüm çalışmalarında en ufak bir ihmal ve açgözlülüğe izin vermemeliyiz ki canımız deprem enkazı altında kalmasın, mallarınız toz olmasın. Ne İstanbul ne de Türkiye. Kesin bir tehdit altında olmayı hak etmiyoruz. Gerekirse daha fazla fedakarlık yapmalı ve bu işin bir an önce tamamlanmasını sağlamalıyız.
“Bir yılda tertemiz bir İstanbul yarattık, bir yılda üçüncüsünü kutsadık”
94’te İstanbul’u nasıl aldığımızı hatırlayın. Çöp, çukur ve çamur. tamamen? Burası değil miydi? Biz o zaman burayı çöpten, çukurdan, çamurdan temizlemedik mi? Su var mıydı, su? İstanbul’un yönetiminde kimler vardı? Cumhuriyet Halk Partisi. CHP çöp demektir, çukur demektir, susuzluk demektir. Ne yaptık? Bir yılda temiz bir İstanbul yarattık. Bir yılda susuzluğu giderdik ve İstanbul suyunu aldı.
Bunun için eğitimden sağlığa her alanda reformlara imza attık. Bu nedenle terör örgütleriyle, yer yer darbecilerle mücadele ettik. Cody’yi, Gabar’ı, Tandoorik’i ve Destroycy’yi tüm bu teröristlerden, bizden temizledik. Kardeşler bunlar bizim çocuklarımızı Kandil’e kaçırmadı mı? Bu Diyarbakırlı anneleri ağlatmadı mı? ne oldu şimdi? Artık Jabbar, Cody, Tendorick veya Destroyer değil. Buradaki tüm mağaralara girdik.
Kandil’e meydan okuyorlar. Onlar ne diyorlar? Kemal Bey’i destekleyeceğiz. Ben de 14 Mayıs’ta milletim Kandil’e mükafat vermeyeceğini söylüyorum. Bunun için elbette çok çalışacağız. İstanbul’un birinci ilçesi, ikinci ilçesi, üçüncü ilçesi çok çalışacağız.
“B. KEMAL’İM LONDRA’DAN 300 MİLYAR DOLAR GETİRDİ, KULLANICIYA BAKIN”
Aylarca, yıllarca süren mücadeleden sonra önümüze Kemal Bey’i aday gösterdiler. Ama kendi iç sorunlarını bile çözemeyen, ayrı dünyada yaşayan bu Kemal Bey, yedi başkan yardımcısına bilmeden hamle yapmaz. Yoksa böyle bir devlet yönetimi var mı? Bu nasıl bir kafa, bu nasıl bir anlayış? Kardeşlerim, bizim bu halimizi bozmaktan başka bir şey yapmayacaklar. Bu yüzden çok erkenken kararımızı vereceğiz ve sandıkları patlatacağız. PKK’dan, vetosundan, Londra’daki köpek balıklarından ve onların Washington ve Berlin’deki hâlâ geride bekleyen patronlarından bahsetmiyorum bile. Kemal Bey Londra’dan 300 milyar dolar getirecek tefeciye bak. Sadece bu da değil, aynı zamanda eroin ve esrar kaçakçılığı yapıyorlar. Yaptıkları şey bu.
Hazine yaklaşık 1,6 milyar lira borçlandı
Bu Frankenstein ittifakı ne yapacaktı? Türkiye’de 85 milyondan fazla insanı yönetecekti. Türkiye’ye yön verecekti. Ne yapacaksa, küresel siyasi, diplomatik ve askeri talepleri olan Türkiye’nin geleceğini inşa edecektir. Yedi kişiyle birbirini beceremeyenler 85 milyonu nasıl idare edecek?
Unutma, iş bilenin, kılıç kullananın işidir. O devraldığında yerli milli savunma sanayii nasıldı? Yüzde 20 şimdi yüzde 80 Nereden geldik? Bir iğne üretemeyen Türkiye’den, artık mühimmattan savunma sanayi teçhizatına kadar hepsini üreten Türkiye’ye geldik.
“Evladımızı, hayalimizi, işimizi teslim etmeyeceğimiz birine vatanımızı mı teslim edeceğiz?”
Ey bu ülkenin anaları, babaları, bu ülkenin gençleri, siz hayallerinizi, emellerinizi, özlemlerinizi bu yıkım abidesine mi emanet ediyorsunuz? Bu ülkenin tüccarı, sanatkarı, sanayicisi, iş adamı, kendi işinin en basitine bile güvenip SSK’yı batıran bu aciz insana ülkenizi bırakır mısınız? Çocuklarımıza, hayallerimize, işimize teslim etmediğimiz birilerine vatanımızı mı teslim ediyoruz?
Değerli kardeşlerim, elbette sıkıntı yok, sıkıntı da var. Ama 21 yıldır bu ülkede her sorunun üstesinden gelen, her iş ve hizmetin altına imza atan bizleriz.
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]