CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, 27’nci TBMM’nin yasama çalışmalarına ilişkin, “Milletin gündemini meclisin gündemine getirmeye, seçilmiş milletvekillerini güçlendirmeye, seçilmişlerin hükümeti olmaya söz veriyoruz, söz veriyoruz. 14 Mayıs’tan sonra atanan değil.” mahkumlar, eski okul arkadaşları, vatandaşlar içeri sızar. Bu sistemi bitireceğiz, 14 Mayıs’ta Yeni bir sayfa açacağız. 14 Mayıs’tan sonra Türkiye’ye bahar gelecek.”
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), 27’nci oturumunda tarihte ilk kez 6 yasama yılı yaşadı. Genel Kurul dün gece seksen altıncı oturumunu tamamladı. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, ANKA Haber Ajansı’nın 27. oturumunu değerlendirdi.
“Yirmi yedinci dönem, cemiyetin kazanıldığı bir dönem değildi, ta ki ona bağlılığını yitirinceye kadar.”
Özil, “Maalesef 27. oturum meclis statüsü kazanamadı, bilinçli olarak itibarsızlaştırdığı bir dönem oldu. Aslında bu konuda çok spesifik verilerimiz var. O dönemde bakanların soru önergelerine yüzde 10’dan biraz fazla, başlarda yüzde 4’tü, tüm itirazlara rağmen yüzde 10. Milletvekilinin atanan bakana sorduğu 10 sorudan 9’u kalıyor. cevapsız kaldılar, anayasa döneminde de cevaplanmadılar, “Bu kabul edilemez”.
“Atanan bakanların seçilmiş milletvekillerinin sorularını ciddiye almadıklarını ve parlamentonun da ciddiye almadığını gösterdi.”
Özil, “Önceki dönemlerde parlamentonun güçlü olduğu dönemlerde alt komisyonların çalışma oranı yüzde 50 iken şimdi binde 4’e düştü. Yani ilgili komisyonların toplanma ve ana komisyon nezdinde görüş bildirme oranı da yüzde 40’a indi.” toplamda bir elin parmaklarını geçmiyor.Üçlü koalisyon döneminde Parlamenterlerin cevapladığı sorularda %86 oranında cevaplandı.10 sorudan 9’unun cevapsız kalması tesadüf değil.Atanan bakanların görevi almadığını gösteriyor. Seçilmiş milletvekillerinin sorularını ciddiye alıp parlamentoyu ciddiye almıyorlar” diyerek AKP hükümetini eleştirdi.
“Kemal Kilyadaroğlu’nun imzasını taşıyan kanun teklifleri komisyon gündeminde bile yok.”
Özil, sundukları kanun tekliflerinin komisyon gündemine bile girmediğini belirterek, “Bahçeli’nin vekâletinin imzası altındaki kanun teklifleri komisyonda dahi görüşülemez. Kemal Kılıçdaroğlu’nun imzaladığı kanun teklifleri dahi komisyonda yer almadı. komisyon gündemi.
Meclisin gündemine gölge düşürmediği için de halkın gündemine gölge düşürmez. Saray gündemine hakimdir. 5 yıl boyunca, örneğin emekliliği yaşayanlara, “Seçimi kaybedeceğimi bilsem kabul etmezdim” diyen biri tarafından yönetildi köşk. MHP’nin de aralarında bulunduğu dört partinin hukuk teklifleri görüşülmedi. Sandıkta kaybettiğini görünce çıkaralım dedi ve o sırada Meclis seferber oldu ve EYT çıktı. Aynı zamanda birçok eksiklikle geldi. Emeklilik stajında mahsur kalan kardeşlerimiz var. Kısmi emeklilik bekleyen kardeşlerimiz var. Emeklilik yaşı 5 bin gün olarak açıklanmasına rağmen 60 ve 70 bin TL borç bulamayan ve 5 bin 900 olduğu için emekli olamayanlar oldu. Diğerleri 5 bin gün ile emekli olurken BAĞKUR’luların yaşadığı sorunlar var. kim 9 bin gün zorunda. Bu sorunların sadece EYT’nin yarattığı mağduriyet olduğunu eleştiriyor.
“Reşit olmayanlardan talimat gelmesi durumunda çalışan, görevini yapmayan bir milletvekili haline getiriliyor”
Mahir Akoyun’un avukatı Kaya, şu anda planlarla ilgili olarak “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan tutuklu
Özil, çok sayıda vatandaşın sorunlarını mecliste dile getirdiğine ancak hükümetin çözüm yönünde adım atmadığına işaret ederek, “Alılamayan öğretmenler, alınamayan profesyoneller, kamuda mühendislerin yaşadığı zorluklar. Gerçek şu ki; çok düşük ücretlerle çalıştıklarını ve bir mühendisin ancak beşte birinin kamuda iş bulabildiğini. Bütün bunlara rağmen dillerimiz sustu ama Meclis milletin sorunlarıyla meşgul olmayınca bir meclise dönüştü. Seçim döneminde verdiğimiz sözlerin sadece bir kısmını bazen hepsini bazen de gösteriş için yerine getiren TBMM ama küçükler için çalışıyorsa ve küçüklerden talimat geliyorsa yoksa görevini yapmıyor demektir.
“Beş aile yapısının, mahkumların, eski okul arkadaşlarının ve vatandaşların yüzünü güldürdüğü sistemin son aşamasındayız.”
Özil, 14 Mayıs’ta yapılacak cumhurbaşkanlığı ve 28’inci milletvekilliği seçimlerine değinerek, “14 Mayıs’tan sonra bunu değiştireceğimize, halkın gündemini meclis gündemine getireceğimize, seçilmişleri güçlendireceğimize, seçilmişlerin hükümeti olacağına söz veriyoruz. atanan değil, biz veririz.” Sonra gülümser. Emekli, işçi, yoksul, işsiz, köylü, esnaf. Beşli çetelerin, taşeronların olduğu bir sistemin son dönemindeyiz bugün. , aile, tutsaklar, eski okul arkadaşları, yurttaşlar… Bu sistemi bitireceğiz ve yeni bir sayfa açacağız 14 Mayıs 14 Mayıs’tan sonra Türkiye’ye bahar gelecek.
“Cumhuriyet Halk Partisi ve vatandaşı düşünen Milli İttifak’ın yetkisi altında inşallah bu sorunları birer birer çözeceğiz.”
Kanun tekliflerinin gündemde olmadığını söyleyen Özil, ANKA’ya şu örneği verdi:
“Terfi diye bir şey var dedik. Bunu halktan alamayanlar için çektik bir şekilde. Eksikler var. Diyanet’e bağlı bazı İçişleri Bakanlığı şubeleri var halletmeye çalıştığımız. geldiğimizde düzelteceğiz.Ama çay taşıyla çay kuşu vurabileceğimiz bir fırsat da var.Ayrıca özel bir promosyon.Banka bağış yapmak istiyor, eleman almak istiyor ama arada patron var. Alamadığın promosyonlar var o anlaşmayı yapmadığı için ya da kendi yapıp kendi aldığı için bir yasa çıkaralım dedik Bankaların özel sektör çalışanlarına direkt promosyon ödemesine izin ver Bu bir gelir olacak karşılığı yaklaşık 15 bin TL Bankaların cebinden çıkacak Burda devlete yük yok dedik Bunu komisyon gündemine bile getiremedik Dil tüyümüz tükendi Komiteleri göreve çağırdık. görev gelmediler genel kurulda dedik bu olmadı basın toplantısı yaptık olmadı inşallah bir bir çözeceğiz bu sorunları Cumhuriyet Halk Partisi yetkisinde ve 14 Mayıs’tan sonra 15 Mayıs’tan itibaren başlayacak olan Millet İttifakı.”
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]