CHP Eskişehir Milletvekili Otku Çakruzer, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda Türkiye’de ifade ve basın özgürlüğü ihlalleri ve hükümet tarafından getirilen yasağa ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Gürer: Millet Koalisyonu’nu iktidara getirerek, hiçbir çocuğun aç uyumadığı bir sistemin oluşmasını destekliyorum.
Jakeruser dedi ki:
“Yirmi yedinci yasama döneminde ülkemizin en büyük sorunlarından biri, ifade ve basın özgürlüğü alanındaki önemli gerilemedir. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yılını kutlarken, gazeteciler, siyasetçiler, akademisyenler, sanatçılar, ve insan hakları savunucuları fikirlerinden dolayı ülkemizde halen tutuklu bulunmaktadır Burada Osman Kavala 18 Ekim 2017 tarihinden itibaren özgürlüğünden mahrum bırakılmıştır. Milletvekili seçildik. Beş yıllık görev süremizi doldurduk, kendisi halen hücrede.
“Birinden nefret ederek, birinden nefret ederek hayatları ve aileleri aylarca desteklendi.”
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin yerel mahkemeler lehine verdiği beraat, tahliye ve hak ihlali kararlarına rağmen Musela Yapıcı, Mayne Özerden, Cedim Mater, Tyfon Kahraman, Can Atalay ve Hakan Altınay bir yıl süreyle özgürlüklerinden yoksun bırakıldı. Bunlar Türkiye’nin yetiştirdiği en değerli mimarlar, mühendisler, hukukçular, sanatçılar ve siyasetçilerdir. Bir kişinin kin, bir kişinin nefreti yüzünden aylarca hayatlarından, ailelerinden koparıldılar. Bu eksikliklerden Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı sorumlu olmakla birlikte, hak ve özgürlüklerin garantörü olan meclisimizin bu eksikliklerde bir payı yok mu?
“2022’de sadece Mart’ta El Kadı’ya karşı 505 56 gazeteci tutuklandı, 30 gazeteci tutuklandı”
Bugün 6 Nisan gazetecilerin katledildiği gün. Görev başında hayatlarını kaybeden Uğur Mumcu, Hrant Dink, Ahmet Taner Kechlali, Metin Göktepe, Abdi İpekçi ve tüm çalışma arkadaşlarımı saygıyla anıyorum. Bugün Anadolu’nun dört bir yanında gazeteciler bu taraflı mahkeme kararında haberlerini ya ölüm tehdidi altında, ya cezaevinde ya da mahkeme salonunda savunmak zorunda kalıyor. 2022’de 505 gazeteci hakim karşısına çıktı, sadece Mart’ta 56 gazeteci, 30 gazeteci tutuklandı. Diyarbakır’da tutuklu 16 gazeteci, on aydır hakim karşısına çıkmayı bekliyor.
“Temel hak ve özgürlüklerin çoğu aynı anda askıya alınabilir ve bu üzerinde düşünmemiz gereken bir sorundur”
Gösteri ve ifade özgürlüğünü kullanan milyonlarca vatandaşımızın ve bunları haber yapmaya çalışan yüzlerce gazetecinin maruz kaldığı baskı ve yasaklar karşısında bu dernek ne yaptı? Sayın Milletvekilleri, Türkiye’de çıkardığımız yasalara dayanarak temel hak ve özgürlüklerimizin keyfi olarak askıya alınabilmesi de üzerinde düşünmemiz gereken bir konudur. Keyfi internet kesintilerinden bahsediyorum. İstanbul’daki terör saldırısı ve son olarak da Kahramanmaraş depreminden iki gün sonra yaşanan internet kesintisi, 84 milyon insanın ifade özgürlüğüne indirilmiş bir darbedir.
“2022’de bloke edilen alan adı 700 bini geçti”
Bu Meclis’in çıkardığı yasalar kullanılarak ‘Erişim Engelleri’ adı altında büyük bir sansür dönemi geçiriliyor. AKP hükümetine kadar uzanan yolsuzluk, rüşvet, usulsüzlük, taciz ve ihmal haberlerine erişim engellendi. Bu haberi internetten tamamen kaldırmak, unutulma hakkı kapsamında yeterli değildir. Hepsi belgelendi, hepsi gerçek ama hiçbirine ulaşmak imkansız. Hatta bu kararları açıklayan “EngelliWeb” adlı sivil inisiyatife erişim bile yasak. İzinleri ile ilk kez burada duyurulan bu hükümetin 2021 yılında bloke ettiği alan adı sayısı 575 bin iken 2022 yılında bu sayı 700 bini geçmiş durumda. 2021 yılsonu itibarıyla 150 bin haber linki ve 55 bin tweet atılıyor. engellendi . Bu sadece bir sansür değil, aslında Türkiye’nin hafızasının yok edilmesidir değerli arkadaşlarım. Bu da yetmez, bu Meclis’ten “Dezenformasyonla Mücadele” adı altında çıkarılan bir başka kanunla da tüm vatandaşlarımız hapis cezalarıyla korkutulmakta ve ifade özgürlükleri ellerinden alınmaktadır. Bu baskı ve sansür ortamında maalesef Meclis’teki uyarılarımızı dikkate almayan iktidar çoğunluğuna ağır bir yük binmektedir.
“HALK TV, TELE1, FOX ve KRT’ye toplam 15 katı para cezası hukuka aykırıdır”
Bugün iki ay oldu. Depremin iyileşme sürecinde yaşanan acıları artıran bir başka yönü de saray rejiminin basını susturma girişimleri oldu. RTÜK bu iktidar döneminde misyonundan sapmış ve iktidarı koruma görevini üstlenmiştir. Seyirci vergisi yani 85 milyon ile pembe haber yapan kanallar finanse edilip korunurken, halkın haber alma hakkını savunan çok az TV kanalı haksız yere cezalandırılıyor. Üç ay içerisinde depreme karşı yapılan eksiklikleri eleştirdikleri için; Halk TV, Tele1, FOX ve KRT’ye toplam 15’er kez para cezası verilmesi hukuka aykırıdır. Basın emekçileri, basın kartı komitesinin toplanarak basın kartı vermesini beklemekte, bu da mesleki teminat niteliğindedir, ancak yetkililer bunu önemsememektedir. Tek dertleri saraydaki koltukları ve bal maaşlarıdır.
“5 yıldır makamımızda, bizi dünyayla paylaşan ünlü cumhurbaşkanını Türkiye’yi dışlamaktan kurtaramayız”
Beş yıllık dönemimizde dünyayı utandıran ünlü cumhurbaşkanına hakaret etme utancından Türkiye’yi kurtaramadık. Gazeteciler ve onbinlerce hemşehrimiz bu yazıdan dolayı soruşturmaya tabi tutulmakta ve hatta tutuklanmaktadır. 13. cumhurbaşkanı adayımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun söz verdiği gibi, milletin elinde olan cumhurbaşkanına hakaret suçunu ortadan kaldıracağız. Millet İttifakı Meclisi’nin az önce saydığım demokrasinin bütün eksikliklerini büyük çoğunlukta gidereceğimize inanıyorum. 14 Mayıs’ta kurulacak yeni derneğin ilk görevi Türkiye’de ifade ve basın özgürlüğünü tam anlamıyla güvence altına almak olacak.
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]