Hataylı depremzede: Mutfağımız yok, duş alacak yerimiz yok, hijyen yok

Kahramanmaraş’ta iki büyük deprem olalı iki ay oldu. Hatay’ın Defne ilçesine bağlı Meydancık Mahallesi’nde depremzedeler temel ihtiyaçlarının yemek, hijyen ve banyo olduğunu söylediler. Depremzede Asibi Zeytun, yıkılan evlerine yıkanma ihtiyaçlarını gidermek için girdiklerini belirterek, şunları kaydetti:

“Güvensiz binalara gidiyoruz, duş alıyoruz”

“İlk başta hiçbir şey yoktu. Su yok, yemek yok, hiçbir şey yok. Çadır yeni. Bu serayı buraya kendi imkanlarımızla yaptık. Hava rüzgarlı olduğu için buraya uçuyoruz, o yüzden ne yapacağımızı bilmiyoruz. Şimdi suyumuz yok Kuyu suyu var ama artık içme suyumuz yok Burada 15 kişi aynı çadırda yaşıyoruz İşte tehlikeli binalara gidiyoruz Burada ne yapabiliriz? duş alıyoruz çamaşır makinesini kurutuyoruz 2 ay oldu ellerimizle yıkıyoruz bak harabe binalara taşınıyoruz torunum torunum hepsi birlikte tırmanıyor.”

Devletimizden yardım istiyoruz.

Depremden kurtulan Fatima Zaytoun şunları söyledi:

“Burası bizim bina, herkes gibi biz de mağduruz. O yüzden çok zorluk yaşıyoruz. İsterseniz burada duş aldığımız yeri filme alın. Yakında ailecek suyu ısıtmaya çalışıyoruz. dışarda biraz kazan biraz temizlik olsun yani kendimizi temizleyelim.” Yani herkes gibi biz de mağduruz. Devletten, işte yemek. -Mahallemizde diri olduğu halde katlı ev yıkıldı.Karı-kocada kaldılar.Yani yurt dışından çocukları geldi kendi çabalarıyla, kendi Hilti’leri ile çocukları dışarı çıkarmak için uğraştılar. .Yani ne bileyim, devletimizden yardım bekliyoruz, destek bekliyoruz.


Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK): 2021’de Türkiye’ye gelen göçmen sayısı bir önceki yıla göre %116,9 arttı

“İlerleme yok ama sorun yok.”

Deprem günü yağmurda 45 gün bu serada kaldım. çocuk, büyük, küçük; Soğukta… Şimdi güneş bize çarpsa altında yanarız. Mutfağımız yok, duş alacak yerimiz yok, temizlikçimiz yok. Yani herkes gibi biz de mağduruz. Yani sadece kendimize üzülmüyoruz, herkes gibi tüm depremzedelerin mağduruyuz. Aynı yerde sayıyoruz maalesef oğlum. Hiçbir şey ne kadar ilerlemiyor. Şimdi direniyoruz ama bir yere kadar. Bakın evimize gidemiyoruz, işte evimiz yıkılacak. Yukarı çıkamayız. Ne yapabiliriz? Gerileme var, ilerleme yok. Çocuklarımız zor durumda, torunlarımız da zor durumda. Böyle bir hayat yaşıyoruz oğlum. Konteyner göndermelerini bekliyoruz ama göndermediler. Çadır istenildiği gibi göndermediler. Suya ihtiyacımız var. Şimdi Daphne Kaymakamlığının ofisine gittim ve su istedim ve ‘Su yok’ dediler. 50 mililitrelik küçük bir şişe içeceğinizi size vereceğiz diyor. getirip içtim. Evimde su yok. Mesela ana su dedikleri gibi “kirli, zehirli” çocuklarımıza içebilir miyiz? Ama zaruretten temizliyoruz ve kendi yemeklerimizi de kendimiz yapıyoruz.”

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın