Etik ve Sosyal Hizmetler Derneği, 6 Şubat depremlerinin büyük yıkıma yol açtığı kentlerden biri olan Adıyaman’daki çadırkentlerin durumuna ilişkin rapor hazırladı. Çadır alanının dışarıdaki insanlara kapalı olmaması ve aydınlatmanın yetersiz olması, kadınların ve diğer dezavantajlı bireylerin temel ihtiyaçlarını karşılamak için sömürülme riskini artırıyor. güvenlik, yardım dağıtımı, sağlıklı gıda ve hijyen açısından çadır kentler. .
Etik Sosyal Hizmet Grubu, merkez üssü Kahramanmaraş olan depremlerin ardından sahada yaptığı gözlemleri rapor haline getirdi. Adıyaman’ı kapsayan raporda, çadırkentlerdeki duruma ilişkin şu kararlara yer verildi:
Mısır çadır kenti: Dağıtım kurumunun takibi ve koordinasyonu yoktu. Kaynaklar eşit olarak dağıtılmamıştır ve kaynağa kimlerin erişemeyeceğini belirlemede bir sorun vardır. Kültürel yapı noktasında bir karışım olduğu için kurgular birbiriyle çatışır hale gelmiştir. Dağıtım noktasında insanlara yapılan muamele doğru değildi. Engelli hastaların tespiti nedeniyle çadırdan çıkamayanlar unutuldu.
No.lu bölgede farklı etnik gruplardan insanların yaşaması nedeniyle gelecekte can güvenliği sorununun ortaya çıkması beklenmektedir. 2 Nolu Çadır Kent’te sadece bir LGS (Ortaokula Giriş Sınavı) kursunun olması ve eğitime erişimin olmaması kontenjan yetersizliğinin bir sonucudur. Sınava hazırlanan öğrencilerin kaynak kitaba erişimi yoktur.
400 yataklı hastanenin önündeki çadır kent: Çadır kentte sıhhi çadır olmadığı için depremzedeler sağlık hizmetlerine ulaşamıyor. Çadır alanı hastanenin yanında yer almasına rağmen sosyal güvencesi veya yeşil kartı olmayan birçok kişinin acil tıbbi ihtiyaçlarını ve ilaçlarını karşılayamadığı gözlemlendi. Vali ile yaptığı görüşmede acil yeşil kart yenileme ve başvuruları ile ilgili birimin aktif olmadığını öğrendi.
İkinci eleman verildiğinde derler.
Sinkan Belediyesi tarafından kurulan çocuk alanında (anaokulunda) öğretmen bulunmadığı için çocukların eğitim ve oyun faaliyetlerinin tüm yükü psikososyal destek ekibine bırakılıyor. Bölgeyi ziyaret eden belediye gönüllüleri, ilçe çalışanları ve basın mensupları, çocukların yüzünü görmemek için duyarsız kaldı. Görevlendirildikleri çadırkentteki depo görevlilerinin yönteminin tamamen yanlış olduğu tespit edilmiş, çocuklu ailelerin bile ikinci maddeyi dağıtırken söylendiği duyulmuştur. Depo görevlileri ve psikososyal destek ekipleri görüşmelerde bulunarak durumu aktardı.
“Zehirlenmeler göze çarpıyor, tuvaletler ve duşlar kirli”
Mevsime ve kültüre uygun kıyafetlerin gönderilmesi gerektiğine inanılır. Dekolteli giysiler için pantolon yerine uzun etekler, başlıklar için penye ve tunikler, orta yaşlı kadınlar için üst giysiler gönderilmesi uygun görülmüştür. Çadır kentte her gün aynı yiyecek ve türevleri çıkıyor ve vatandaşlar yiyeceklerden zehirleniyor. Bir ay boyunca aynı yemeği yiyemeyeceklerini belirten başvurucular, çadırda bulunan imkanlarla kendilerine kahvaltı ya da yemek hazırlıyor. Başvurucular, çadırkentte tuvalet ve banyoların kirli olduğunu, yaşlılar ve engellilerin çadırkentin dışına çıkmasının zor olduğunu belirtmişlerdir.
Kuzey Kuşatması Düğün Çadırı: Ziyaret edilen ailelerde tespit edilen engelli birey sayısı 22’dir. Tespit edilen gebe sayısı da 5 olup, 3 kadının gebelik süreci oldukça risklidir. Çadırkentin etrafı çevrili değildir ve her yerden çadırkente girilebilir. Hırsızlık vakaları ayrıca Psikososyal Destek Ekibi ve Jandarmaya da bildirilmiştir.
Ayrıca yeterli aydınlatmanın olmaması geceleri tuvalete gitmeyi zorlaştırır. Özel ihtiyaçları olan kişiler için tuvalet ve duşların bulunmaması nedeniyle vatandaşlar bu yönde şikayette bulunuyor. Kişi sayısı arttıkça günlük atık miktarı da fazla olmakta ve birikmeye neden olmaktadır. Biriken bu çöpler, sıcak hava ile hastalık ve yangın riski taşır. Çadır alanının çocuklar dışında dışarıdaki kişilere kapalı olmaması ve yeterli aydınlatmanın olmaması, temel ihtiyaçları karşılandığında kadınların ve diğer dezavantajlı bireylerin sömürü riskini artırmaktadır. Engelli kadınlar, yaşlılar ve hamileler öncelikli hedef gruplarından olduğu için konteyner kentlere ulaşımda öncelik verilmelidir. Şu anda kaldıkları çadırlar kullanım kolaylığı açısından yetersiz ve çeşitli riskler taşıyor.”
İslahiye’de 90 yaşındaki yatalak hasta Vahide Yıldız çadırda hastaneye kaldırılmayı bekliyor
Raporda şu öneriler yer aldı:
- “Çadır ihtiyacı devam ederken, insanların artık konteyner gibi daha güvenli ve daha özel barınma alanlarına ihtiyacı var. Eğitimine devam edemeyen öğrenciler eğitimlerine devam etsinler. Her yaş grubundan insanın temiz kıyafet ve iç çamaşırına ihtiyacı var. Grup çadır alanları kuran insanlar Çadırkent dışındaki parklar gibi alanlarda tuvalet ve duş alanlarına ihtiyaç vardır.
- Çocuk istismarını önleyecek tedbirlerin alınması gerekmektedir. Kayıp çocukların olduğunu tespit ettik, kayıp çocukların bir an önce bulunup ailelerine teslim edilmesi gerekiyor. Çadır kentlerde çocuklar dışındaki tüm gruplara hitap edecek psikososyal destek faaliyetleri uygulanmalıdır. Sağlık sorunlarının yayılması önlenmeli ve gezici sağlık ekipleri kurulmalıdır.
- Psikososyal destek faaliyetlerinde görev alacak meslek personeli sayısının artırılması ve meslek kuruluşlarına her türlü maddi ve manevi desteğin sağlanması gerekmektedir. Direktif çalışması uygun ve profesyonelce yapılmalıdır. Manevi destek adı altında psikolojik ve sosyal destek çalışmalarını engelleyen kurumlara karşı tedbir alınması, depremzede çalışanlarına depremzedelerle iletişimlerinde dikkatli olmaları konusunda eğitimler verilmesi gerekmektedir.
- Bölgenin kozmopolit yapısı ve mevcut sorunlu dil engeli nedeniyle Türkçe dışındaki dillerde (Kürtçe ve Arapça) halka duyurular yapılmalı ve ırkçılığın daha da kök salmaması için çalışmalar başlatılmalıdır. Devlet mekanizmaları bölge halkıyla olağanüstü bir gayretle dayanışma gösteren STK ve sivil toplum kuruluşlarına yönelik sert tavrını bir an önce değiştirmelidir.”
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]