Depremlerde AFAD Stoklarında Tükendi! – Dokuz8news

Kahramanmaraş’ın merkezinde meydana gelen depremlerin ardından kurulan TBMM Deprem İnceleme Komisyonu’nda dün Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yetkililerinin sunumları dinlendi.

TBMM Deprem Araştırma Komisyonu toplantısında sunum yapan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İnşaat İşleri Genel Müdürü Banu Aslan, Birgun’dan Hüseyin Şimşek’in haberine göre, müfettişlerin şifrelerini paylaştığını söyledi. Yapı denetim firmalarının temsilcileri ile.

Aslan, sadece müfettişlerin girebildiği sisteme, kimlik numaralarını ve şifrelerini paylaştıklarından dolayı dışarıdan müdahale edilebileceğini belirtti. Aslan, yasa dışı anlaşmanın detayları hakkında şunları söyledi:

“Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olarak, Yapı İşleri Genel Müdürlüğü olarak görevlerimiz çerçevesinde en az sektör kadar dinamik, en az sektör olarak bizler de sizlere sektördeki istismarı anlatayım. çip, şey şu ki adam e-devlet şifresi ve TC kimlik numarası ile RFID’ye girecek ve o denetçi ona göre değerlendirecek.Birbirimize TC kimlik numaralarının verildiğini duyduk, bu yüzden bu hiç beklenmeyecek, düşünülmeyecek bir şey ama… yapı denetim sistemi sıfır hata değil.Sistemi kurcalayanlar varsa, sorumluluklarını gereği gibi yerine getirmeyenler varsa en fazlasını alsınlar. ağır Ceza.”

E-devlet şifreleri Japon denetim firmalarının erişiminde

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Sakarya Milletvekili Recep Önçoğlu, skandalın boyutunun daha büyük olduğunu ortaya koydu. Bu firmaların da hazır kaşeleri olduğunu anlatan Öncüoğlu, “Türk kimlik kartlarını verseler dahi müfettişlere e-devlet şifrelerinin tamamı yapı denetim şirketlerinin elinde ve hazır kaşe ve imzaları var. Bu şekilde şirketlere e-devlet şifrelerini denetçiler verdi.

AKP Milletvekili Recep Onkooğlu, IP tahsisi ile sorunun çözüldüğünü ancak ileride farklı usulsüzlüklerin yaşanabileceğini anlatarak, şu ifadeleri kullandı:


Willy Agababa: Kahvaltı sofrası da fiyat artışına yenik düştü

Beş aydır durum böyle. Bunun için ASELSAN ile birlikte bambaşka bir sistemi devreye aldık. Tıpkı koordinatları ayarlamak gibi, IP ayarlamak değil. Bir erkeğin telefonu açıkken nerede olduğunu anlamak için bir sistem geliştirdik. Bir ay önceydi, bu sistemi devreye aldık. Bu sömürüyü durdurduk. Yarın başka bir şey olabilir mi? Belki de akıl almaz istismar yöntemleri kullanılıyor.”

Sadece 2400 konteyner

Meclis Soruşturma Komisyonu huzurunda konuşan Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanı Sezer, bir stok skandalını daha itiraf etti. Sezer, milyonlarca vatandaşın evsiz kaldığı depremde depolarında sadece 2 bin 400 adet duş ve tuvalet kabı kaldığını söyledi. Meclis Araştırma Kurulu’ndaki eleştirilerin hedefi olan Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD), yıkım sonrası etkin arama kurtarma çalışması yürütmediği ve yara iyileştirme konusunda yeterince çalışmadığı ortaya çıktı. . Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanı Yunus Sezer’in de katıldığı toplantıda, depremzedelerin tuvalet ihtiyaçlarının dahi henüz giderilemediği belirtildi. 6 Şubat depreminden 13 milyondan fazla vatandaşın etkilendiği, milyonların yerlerini terk ettiği, milyonların da çadır ve konteyner kentlerde yaşamaya çalıştığı bildirildi. Durumun giderilmesi için acil adımlar atılması istenen Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’nün haftalar geçmesine rağmen portatif tuvalet ve duş sıkıntısı yaşadığı bildirildi. TBMM Deprem İnceleme Komisyonu’nda konuşan Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanı Yunus Sezer, 6 Şubat’ta stoklarında sadece 2 bin 400 adet konteyner ve tuvalet olduğunu belirtti. Bu stokları hemen deprem bölgesine yönlendirdiklerini söyleyen Sezer, zamanla sayının 24 bin 680’e çıktığını söyledi. Muhalefet milletvekilleri bu açıklamalara “Sayı hala çok düşük” yanıtını verdi.

Başkan Sezer, 2 milyon 4 bin 276 kişinin çadırlarda, 40 bin 788 kişinin ise konteynerlerde yaşadığını doğrularken, Başkan Sezer, yağışların ardından sular altında kalan çadırların kendilerine ait olmadığını iddia etti. AFAD çadırlarının “evrensel” olduğunu öne süren Sezer, “Çadırlarımızda karyola sistemimiz var. Gerçekten dünya standartlarında çadırlar. Beşik sistemi var yani hiçbir yerden su almıyorlar. Hepsi kapalı ama içeride. Bazı çadırlarda, bazılarında ise bağış olarak gelenler yere şilte atıyorlar ve kapalı olduğu için burada bir sorun var” dedi.

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın