CHP Adıyaman Milletvekili Abdurrahman Tudir, bugün Orman Kanunu ve bazı kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un TBMM Genel Kurulu’ndaki görüşmelerinde bir konuşma yaptı. Tudder dedi ki:
Depremde binlerce hemşehrimizi kaybettik. Sel felaketinde 20 hemşehrimiz hayatını kaybetti. Allah’ın rahmeti hepsinin üzerine olsun inşallah. Bu depremde Adıyaman Milletvekili, meslektaşımız orgeneral Yakup Taş’ı da kaybettik. Kendisine Allah’tan rahmet, tüm ailesine başsağlığı diliyorum.
İlk oturumda AKP Grup Başkanvekili Akbaşoğlu, yaraların taze, acının taze olduğu bu ortamda milyonlarca depremzedenin ve hayatını kaybeden binlerce insanın hatırasını incitecek açıklamalar yaptı. cefa. Sayın Akbaşoğlu ne dedi? Burada, “Zengin ülke, zengin birey anlayışını gerçekleştirdik, teknolojide devrim yaptık ve AKP’nin hayalleri gerçek oldu” Buraya kadar bu kadar iyi. Şimdi millet adına Sayın Akbaşoğlu ve iktidar grubuna soruyorum. Madem teknolojide devrim yaptınız, neden depremin üçüncü günü sabah 5’e kadar bu gruptaki milletvekili arkadaşınızın cenazesine yetişemiyorsunuz? Peki Hatay, Adıyaman’da deprem bölgelerinde kurtarılacak durumda olan, sesleri duyulan, ailelerine telefon edip, mesaj atan binlerce vatandaşı neden kurtaramıyorsunuz, neden? Sana soruyorum, neden kurtaramıyorsun?
“Orada bu kadar zenginlik varken neden AFAD’ın deposunda çadır kurmuyorsunuz”
Teknolojik gelişmede devrim yaptıysanız, termal kameralarınız ve dinleme cihazlarınız neredeydi? Adıyaman’da ikinci günün sonunda neden enkazlara ulaşmayı başardınız, neden? Vatandaş soruyor, neden diye soruyorum? Neredeydin, neredeydiniz? Teknolojik bir gelişme varsa, devrim yapacaksanız neden vatandaşa hilti, jeneratör, niye vermiyorsunuz, neden demir makas veremiyorsunuz, neden? Zenginlik varsa Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’nün deposuna neden çadır kuramıyorsunuz? İnsanlar günlerce enkazın üzerinde soğuktan titreyerek cenazelerini bekledi, enkaz altında binlerce insan donarak donarak öldü. Madem zengin birey, zengin devlet anlayışını hayata geçirdiniz, soruyorum size: Neden kırk üç gün vatandaşa çadır veremiyorsunuz? Çocuklar neden şimdi hala üşüyor? Yağmurdan sonra çadırları sular altında kalan anneler neden diz boyu çamurda kaldı?
“Kırk üç gündür hesaplarda perişan olan vatandaşlara söz verdiğiniz yardımı neden ödemediniz?”
Bugün deprem bölgesinde çocuklara neden süt veremiyorsunuz? O zaman neden insanlara bir battaniye veremiyorsun? Madem teknoloji devrimi yaptık, zengin bir ülke olduk, soruyorum size, kırk üç gün evi yıkılan vatandaşlara söz verdiğiniz yardımı neden hesaplarına yatırmadınız? arkadaşlar soruyorum. Gelin, bu kürsüden bu millete hesap verin, oturduğunuz yerde böyle büyük sözler söylemeyin. Millet acı çekerken bari yapmayın, bari hatıralarına saygı gösterin, bari yakınını kaybetmiş insanlara saygılı olun. Hiçbir şey yapamıyorsak onlara saygımızdan susalım bari büyük sözler söyleme. Bunların hepsini yaşıyoruz, hala yaşıyoruz.
“İki milyondan fazla insan çadırlarda yaşıyor, kaç kişi”
Telefonum burada, her gün arayanların yüzde 70’i bizden çadır istiyor ahbap. Madem zengin bir ülkeyiz, madem zengin bir devlet olarak Türkiye’yi gezdiniz, tüm vatandaşlarımızın konteyner taleplerini bir an önce yerine getirmelisiniz. İnsanlar çadırda soğuktan titredi ve bir ay içinde sıcaktan terleyecekler. Gelin, ülke olarak, millet olarak hareket edelim; Hükümet olarak paketleme, konteyner taleplerini karşılama. İthal ediyorsun, üretiyorsun, ne yaparsan yap. İki milyondan fazla insan çadırlarda yaşıyor, ne kadar? Kırk üç gün oldu, hadi yapalım çocuklar.
“Bugün bu mecliste neden orman hukuku konuşuyor?”
SOL partisi, Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı adaylığına itiraz ediyor
Bugün bu mecliste neden orman kanunu tartışılıyor? Üniversitelerde okuldan uzak kalan çocukların durumundan şimdi neden söz edilmiyor? LG’ye girecek çocuklarımızın, deprem bölgesindeki gençlerimizin, üniversiteye hazırlanan gençlerimizin sorunlarını neden konuşmuyoruz? Yurt dışına çıkıp depremler nedeniyle göç etmek zorunda kalan ve Türkiye’nin dört bir yanına yayılan vatandaşlarımızın barınma sorunu neden bu mecliste görüşülmüyor? Tüm gruplara söylüyorum. nerden? Bugün orman kanunu hakkında konuşmak için doğru yer mi? Nasıl yapacağız? Konteyner sorununu nasıl çözeriz ve çadır sorununu nasıl çözeriz? İnsanların barınma sorununu nasıl çözeceksiniz? İnsanların maddi ve manevi kayıplarıyla nasıl yüzleşeceksiniz? Neden yasaları bu meclise sunmuyorsunuz, neden? Millet bunu sizden bekliyor sayın vekiller, hepimizden bekliyor. İktidardan bekler, muhalefetten bekler. Ne yapsın bu Meclis… Bakın biz buna ‘Asrın Felaketi’ diyoruz, Asrın kanunlarını bu Meclis yapsın.”
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]