Kılıçdaroğlu: Acıyı paylaşmak istiyorsanız aynı yaşam koşullarında yaşamak zorundasınız

Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, depremin yaşandığı Kahramanmaraş bölgesinde; Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulan Afet Koordinasyon Merkezi’ni (AKOM) ziyaret etti. Kılıçdaroğlu’na; Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı (ABB) Mansur Yavaş, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, CHP Grup Başkan Yardımcısı Özgür Özel ve CHP’li milletvekilleri eşlik etti.

AKOM yetkilisi burada şu bilgileri verdi:

25 Şubat öncesi ve sonrası bugüne kadar 1.000 çadır dağıttık. El-Bustan, Afşin ve Gökson; 1.500’e yakın gıda kolisi, 150’ye yakın hijyen malzemesi ve 50.000 litre su dağıttık. Bu sitede çocuk oyun alanı bulunmaktadır. Yine 9 dişi ve 9 erkeğimiz var. Kırsal kalkınma anlamında bugüne kadar 425 bin ton silaj dağıttık. Arkadaşlar 325 ton yem dağıtmak için bütün köyleri gezdi.

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, belediyenin Elbistan’daki çalışmalarıyla ilgili olarak, “Elbistan depreminden hemen sonra haber bize geldi. İş makinalarımızı gönderdik. O günden beri buradayız. Depremden sonra bu kampüs bu hale geldi. 24. Bizim yerimiz daha geçiciydi.” Biraz önce. Burada arama kurtarma çalışması yaptılar. 309 kişiyi kurtardılar. O günden beri çalışıyorlar. Olaylara ilk anda şahit olan ve müdahale eden ekibimiz… O zamandan beri koruyu terk etmedik…”

Kılıçdaroğlu burada yaptığı açıklamada şunları söyledi:

İhtiyaçların rengi ve şekli günden güne değişiyor.”

“Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı (ABB) liderliğinde bölgenin en azından yaralarının sarılması için ellerinden geleni yaptılar. Mansur Bey şahsında tüm Büyükşehir Belediyesi çalışanlarına teşekkür ediyorum. Depremzedeler, biz bunun farkındayız, zaten biliyoruz, dolayısıyla bundan sonra görevinizi büyük bir sevgi ve saygıyla yapacaksınız.

Sayın Başkan arkadaşlarıyla elinden geleni yapıyor. Tabii ki “İhtiyaçlar bitti, ihtiyaç kalmadı” gibi bir şey söylemiyoruz. Ama önce çadır lazımdı, sonra konteyner lazım… Hayat devam ediyor, fidan, silaj ve daha nice ihtiyaçlar. Her geçen gün ihtiyaçlar renk ve şekil değiştiriyor. Bu konuda Yavaş Bey elinden geleni yapacaktır. Bu vesileyle hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyorum. Yaralılara acil şifalar diliyor, bir daha böyle felaketlerle karşılaşmamayı temenni ediyorum.

Bu görüntü aynı zamanda Türkiye’nin ve coğrafyanın neresinde acı çekiyorsak, nerede olursak olalım, birlikte acı çeken insanlar için birlikte koştuğumuzu da gösterdi. Bu yüzden yaraları sarmaya çalışıyoruz. Bu bağlamda sadece koruda, sadece Kahramanmaraş’ta değil, kırlar dahil, köyler dahil depremin olduğu her yerde tüm belediye başkan arkadaşlarımın ellerinden geleni yaptıklarından emin olmanızı istiyorum. Al Bustan’da çok değerli bir bölge gelişen ve büyüyen bir bölge ve umarım burası kısa sürede yaralarını sararak eski dinamizmine kavuşur.

Elbistan’ın şartları uygunsa kurs imtiyazı olması en doğrusu olur.”

Elbistan’ın il olma beklentisi sorulduğunda Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Bu beklentiyi biliyorum. Bu beklenti bize farklı ortamlarda da dile getirildi. Tabii şartlara bakarız arkadaşlar. Yani benim öyle sözler verme geleneğim yok. Şartlar uygun olsa koru vilayet olsa ne güzel olur.” İnşallah buranın bir hükümdarı vardır ve hükümdarı görürsünüz sevgili dostlarım.

Yine deprem bölgesinde çadırla ilgili bir sorun varsa, konteynerle ilgili bir sorun varsa, bizimle görüşmeleri gerekiyorsa çabuk çözsünler” dedi.

Kılıçdaroğlu, AKP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ozaski’nin “CHP’li belediyeler yapıyormuş gibi davranmak” sözünü hatırlatarak, şunları kaydetti:

Dostlarım, şiddetli tartışmaların tamamen dışındayız. Nedir bunlar, bu hizmetler değil mi Allah aşkına? Bu bir hizmettir. Yani “kendin gibi davranmak” vs. bırak gitsinler. Kim neyle başa çıkabiliyorsa, hangi sorun varsa çözebilir, birlikte yapalım, birlikte çözelim. Mutlaka “Hiçbir şey yapmıyorsun.” Yapıyoruz çocuklar. İşte patronumuz, geziyoruz, kendi gözlerimizle görüyoruz. Acılarını paylaşıyor, başsağlığı diliyoruz. Kötü siyasetten olabildiğince uzak durmaya çalışıyoruz. Bizi buraya hapsetmeye çalışıyorlar. Yok hocam öyle bir şey yok

Hepimiz… Deprem anında yüreğindeki acıyı hissetmeyen insan Allah rızası için burada olabilir mi? Öyle bir şey yok. Burada baskı altında olacak, orada diyeceksiniz ki “Ben bir şey yapmıyorum…” Hayır efendim. Millet… Bakın buraya gelen Başkan Mansur gidin görün. Sorun şu ki arkadaşlar ikinci gün geldim arkadaşlar ABB Belediye Başkanı ilk depremi yaptığında.

Genelkurmay başkanı gelmeyince geldim. Yaraları gördüm, acıları gördüm. Ağlayan gördüm, çocuk gördüm, gençlik gördüm, kadın gördüm. Nasıl olur da onu böyle kısır bir tartışmanın içine sürükleyebilirler? Bizim bu tartışmalarda işimiz yok. Vatandaşın yaralarını sarmak istiyoruz. Vatandaşlarımızın mahallelerinde ve komşularında huzur içinde yaşamalarını istiyoruz. Bu bizim en büyük dileğimiz. Bir şey yaparlar mı yapmazlar mı bilmiyorum ama elimizden geleni yapacağız arkadaşlar. Burada deprem bölgesinde çadır sorunu devam ediyorsa, konteyner sorunu varsa bizimle tartışmak yerine hızlıca çözsünler. Kısır tartışma bize hiçbir zaman fayda sağlamadı. Şiddetli tartışmaların dışında hepimiz bir aradayız ama birlikte, birbirimize kenetlenmiş durumdayız; Bu sorunları çözmeyi umuyoruz. Yeniden mutlu ve gülen bir ülke olmak istiyoruz. Bu bizim en büyük arzumuz.

Geceyi çadırda geçiren Kemal Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:


Depremzede Kılıçdaroğlu Nurhak’ta dinledi: 1 ay geçti bıktık

Acıyı paylaşmak istiyorsanız, en azından belli bir süre acı çekenlerle aynı koşullarda yaşamak zorundasınız” dedi.

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın