Demirtaş’tan Akşener’e açık mektup – Dokuz8haber

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener dün Habertürk TV’ye yaptığı açıklamada CHP ile HDP’nin görüşebileceğini ancak HDP’nin taleplerinin koalisyon masasına getirilemeyeceğini ve HDP’ye bakanlık verilmeyeceğini söyledi.

Edirne F Cezaevi’nde tutuklu bulunan HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, bugün sosyal medya hesabından Meral Akşener’e hitaben açık mektup yayınladı. Demirtaş mektubunda şu ifadelere yer verdi:

“Sayın Cumhurbaşkanı, bu mektubu HDP’li seçmen kimliğimle yazıyorum. Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte parti liderleri ve belediye başkanları olarak tarihi bir dönemde zor bir görevi üstlendik. Millet İttifakı’na bağlı iki belediye.

Öncelikle hayırlı ve uğurlu olmasını dilerim. Gördüğüm kadarıyla Sayın Kılıçdaroğlu ve sizin dışınızdaki partilerin liderleri, HDP seçmeni de dahil olmak üzere tüm seçmeni demokratikleşme umudu etrafında toplamak istiyor.


DP’li Enginurt, Erdoğan’ın sözlerini hatırlattı: DP, ‘sürtük’ denilen kadın kavramını ayaklarının dibine serecek.

“Hayır, biz de HDP seçmeninin oyunu ve desteğini istiyoruz ama HDP’nin kurumsal muhatap alınmasına karşıyız” dersem, HDP’ye benim hakkımda koruma görev ve sorumluluğu verdiğimi hemen belirtmeliyim. siyaset. tıpkı diğer parti seçmenleri gibi. Dolayısıyla çok güvendiğim HDP yönetimi ne karar verirse versin doğal olarak oyum da aynı yönde olacaktır.

“Senin partinden çok HDP’ye bağlandı ve HDP’yi Türkiye’nin üçüncü partisi yaptı”

HDP’miz de tıpkı İYİ Parti gibi meşruiyetini halktan almıştır. Üstelik kamuoyu HDP’ye sizin partinizden daha fazla ilgi göstererek HDP’yi Türkiye’de üçüncü parti konumuna getirdi. HDP ile zaten mecliste yan yanasınız, komisyonlarda aynı masada oturuyorsunuz. Dernekteki varlığımızı da biliyorsunuzdur, çünkü zaman zaman derneğimizi HDP Milletvekili Sayın Nematullah Erdoğumuş yönetmektedir.

Bay Baskan. Bu tarihi seçim öncesinde toplumun büyük bir bölümü “Birlikte Kazanacağız” sloganıyla umut yaratmaya çalışırken, HDP’mize yönelik bazı açıklamalarınızın ve yaklaşımlarınızın bu amaca uygun olmadığını düşünüyorum, bir HDP’li olarak; Daha iyi anlamanız için bazı konuları açıklığa kavuşturmakta büyük fayda görüyorum.

“Oy kullanacağım cumhurbaşkanı ile HDP’nin müzakere etmesi ne kadar faydalı olabilir”

Sizler Millet İttifakı içinde ittifakınızdaki taraflarla bile çetin pazarlıklar yürüttünüz. Sizin hakkınız olan ve HDP’nin hakkı olmayan bir siyaseti neden müzakere ediyorsunuz? Eminim HDP seçmenlerini iradesiz ikinci sınıf vatandaş olarak görmüyorsunuz. Bu durumda HDP’nin kendisine oy verecek cumhurbaşkanı adayıyla görüşmesinden nasıl bir zarar gelebilir? Üstelik müzakere fasılları, HDP’nin defalarca ifade ettiği gibi, HDP’nin Eylül 2021’de açıkladığı 11 maddelik pozisyon beyanıdır, çok gizli şeyler değildir.

HDP destek vermeye karar verirse büyük ihtimalle Sayın Kılıçdaroğlu cumhurbaşkanı, siz de genel başkan yardımcısı olacaksınız. Partiniz ayrıca birkaç bakanlık pozisyonuna sahip olacak. Sayın Başkan, bu durumda açık yüreklilikle sormalıyım.

Oyuma göre beni Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığı ve Kabine koltuklarına oturmaya nasıl ikna edersiniz?

1- Bir HDP seçmeni olarak oyumu ister misiniz? Benim oyumla Başkan Yardımcılığı ve Kabine koltuklarına oturacağınıza göre, beni nasıl ikna etmeyi düşünüyorsunuz? Bu arada hatırlatmak isterim ki, Millet İttifakı belediye başkanlarının yerel seçimleri kazanmasını sağlayan HDP oylarına “istemiyorum” demediniz.

2- HDP bakanlık istemediği halde bazı arkadaşlarınız “HDP’ye bakanlığı vermeyeceğiz” diyerek biz HDP seçmenini ötekileştirdiler ve bizi taciz ettiler. Şimdi o arkadaşların HDP seçmeninin oylarıyla bakanlık koltuğuna oturmak için aday olursa bizi ikna etmen gerekmez mi?

3- HDP demokratik ilkeler dışında bir talepte bulunmadığını açıkladığı halde, “CHP HDP ile diyalog kurabilir ama taviz verilemez, talepleri bu masaya getirilemez” dediniz. Demokratikleşme taviz mi istiyor?

İktidara gelip HDP taleplerini masanıza getirmezseniz hangi masayı önerirsiniz? 50 yıl önce olduğu gibi bizi yine Terörle Mücadele Bürosu’na yönlendirmeyi düşünüyor musunuz?

4- Eşitler arasında omuz omuza müzakere dışında, HDP ve HDP seçmeninin hiçbiri kibirli, baskın ya da baskın bakış açısıyla bir yaklaşımı kabul etmeyecektir.

Demokratik siyaset alanındaki sorunlarımızı çağdaş bir dille konuşarak barışçıl bir şekilde çözmekten başka bir yöntem benimsemiyoruz. Önerdiğiniz başka bir yol var mı?

Bay Baskan. Tüm seçmenler gibi İYRC ve HDP seçmenleri de sokakta yan yana, aynı ateşin içinde yanarak yaşıyor. Seçmenlerin bir arada durmasında bir sakınca yokken, siyasi liderlerin de topluma layık olması gerektiğine inanıyorum.

Koşullarımız ve kararlarımız ne olursa olsun, eşitlik, özgürlük ve refah içinde birlikte yaşayan bir Türkiye yaratmak zorundayız. Sizlerin de bu çabaya katkı sağlayacağınızı düşünüyor, tekrar hayırlı olsun diyorum ve başarılar diliyorum.”

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın