Öte yandan avukat Mustafa Akyol, bir vatandaşın copunu izlediği için polisin kendisine müdahale ettiğini ve darp ihbarıyla suç duyurusunda bulunduğunu söyledi.
İzmir Barosu Yönetim Kurulu, Türkiye Barolar Birliği koordinasyonunda, İzmir Barosu üyesi Avukat Mustafa Akyol’un kendi isteğiyle hasar tespit çalışmaları yapmak üzere Hatay’a gittiği iddiasıyla ilgili basın açıklaması yaptı. Depremzedelere hukuki destek sağlamak için 3 Mart 2023 Cuma günü iki polis tarafından darp edildi. Görüşme gerçekleşti.
“Ellerimi arkadan kilitlediler.”
Görüşmede yaşadıklarını anlatan avukat Mustafa Akyol, şunları söyledi:
Muammer Aksoy Caddesi’nde Türkiye Barolar Birliği’nin geliştirdiği enkaz radarı uygulamasını kullanıyorduk. O sırada taşıyıcı olduğunu düşündüğümüz kişilerle polis arasında tartışma çıktı. Önce olayın seyrinin nereye gittiğine baktık. Sahibinin orada olmadığını söylediler. Sonra sahibi, kabul eden insanlarla birlikte oradaydı. Ardından polis bu kişileri dövmeye başladı. Bir keresinde sopa vatandaşın kafasına gelince yere düştü ben de müdahale ettim. Çünkü vatandaş yere düşmesine ve hareketsiz kalmasına rağmen copları kullanmaya devam etti. Onu sözlü olarak uyarmaya çalıştım ama beni dinlemedi. Daha sonra bir şey olur diye plakayı videoya kaydetmeye çalıştım. O an beni kamera karşısında gördü kimsin sen ne yapıyorsun dedim ben avukatım dedim ama o esnada ellerimi arkadan kapatıp kaportaya yaslandı. araba. O zamana kadar kaskım, gözlüğüm, hepsi gitmişti. Daha sonra üçüncü bir polis bu olayı görünce beni diğer polisin kollarına aldı ve polis arabasına bindirdi. Diğer avukat arkadaşlarıma da söyledim onlarda geldi. Bunun üzerine çevik kuvvet ve özel harekat polisleri hemen gelerek otomobilin etrafına barikat kurdu. Daha sonra çektiğim videonun silinmesi istendi ancak diğer avukat arkadaşlarımın araya girmesiyle bu süreç gerçekleşmedi. Daha sonra darp raporu almak için hastaneye gittik ama ilk gün o raporun bir örneğini alamadık. Ardından Cumhuriyet Savcılığının talimatıyla darp tutanağı tutularak teslim edildi. Şikayetçi olduk, tanıklarımızı dinledik, tutanaklarımızı tuttuk, savcılığa başvurduk, ardından soruşturmaya devam edilecek. Arkamdaki kolu tutup kaportaya vurduğumda boynumu da sıkıyordu. Boynumda ve boynumda kızarıklık vardı ve kaskımı çıkararak kulaklarım da sıyrılmıştı.”
“Son 10 yılda 500 avukat şiddete maruz kaldı”
İzmit Belediyesi ve Kadın Dernekleri Federasyonu ile depremzede kadın ve çocuklar
Akyol’un ardından konuşan İzmir Barosu Başkanı Safaa Yılmaz, olaya karışan polis memurunun geçici olarak görevden alındığını ancak soruşturma kapsamında adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı bilgisinin kendisine verildiğini söyledi.
Avukatlara yönelik şiddetin her geçen gün arttığına işaret eden Yılmaz, şunları kaydetti:
Soruşturma şu anda devam ediyor. Buradan varmak istediğimiz sonuç şu: Son yıllarda hukukçuların ve hukukçuların da bu konuda istatistikleri var, son 10 yılda 500’e yakın avukat şiddet gördü. Avukatlar ölüm dairelerinde ve mahkemelerde dövülerek öldürüldü ve bazıları öldürüldü. Nitekim bu eylemler avukatlar için yapılırken, bu eylemleri gerçekleştirenlerin cezasız kalması bu eylemlerin artarak devam etmesinin en büyük sebebidir ve bundan siyasi iktidar sorumludur. Hukuku, avukatı, baroyu aşağılayan, vatandaşın işini zorlaştıran, kolluk kuvvetlerini cezasız bir şekilde aşağılayan ve ödüllendiren siyasi iktidar, bu sürecin tek sorumlusudur. Aslında yasalarımız çok açık. Avukata karşı görevini yaptığı sırada işlenen suç, hâkim ve Cumhuriyet savcılarına karşı işlenmiş sayılır. Bu maddeye göre karar verilir ve buna göre güvenlik önlemleri alınır. Ancak bu tedbirler açıkça göstermektedir ki, vatandaşları mahkemelerden, kamu binalarından, sokaklardan ve bölgelerden, avukatsız savunmasız yargılamadan, avukatsız güçsüz mahkemeden uzaklaştırmayı düşünen siyasi iktidar, onların haklarını korumayı düşünmemektedir.
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]