Osmaniye’de Kahramanmaraş’ı vuran depremde ağır hasar gören ve yıkılan binaları inceleyen Mühendis Haydar Aktürk, “Osmaniye’nin yeni bir imar planı ile yeni bir yerleşim yeri açması gerekiyor. Bundan sonra mühendis seçimi yapılması gerekiyor” dedi. ve mimarı da çok iyi. Müteahhidi de çok iyi seçmek gerekiyor bence. Ondan önce kim gelirse gelsin müteahhit olmasın.”
Aktürk, depremde yıkılan veya hasar gören binaların olduğu Osmaniye’de incelemelerde bulundu ve gözlemlerini anlattı. Aktürk, binalarda genel olarak yapısal bozuklukların olduğunu, su armatürlerinin kiriş içinden geçtiği için kolon ve kirişlerin kesişme noktalarında sorunlar yaşandığını, betonun sulanmadığını veya kalitesiz beton kullanıldığını belirtti. Aktürk, depremde yıkılan binaların katlarının çok katlı bina yapımına uygun olmadığını açıkladı:
“İlk günkü püskürme bugün biraz azaldı. İnsanlar önce can derdine düştü, sonra mal derdine düştüler, şimdi de gelecek kaygısı var. Osmaniye bu depremden derinden etkilendi. Özellikle Esenifler, Raheem Hatun ilçe çünkü fay hattı buradan geçmiştir.Buranın bir özelliğidir Arsanın sıvılaşmaya müsait olması en büyük hasarın burada olması bu yüzdendir.Ardından bir kaç gün sonra Osmaniye İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğünden heyetler teknik heyetler dışından gelenler incelemeye gittiler ve farklı şehirlerden heyetler binaları gezerek görsel olarak incelediler, ön rapor hazırladılar. , arabam bozuk diyorsunuz.. detaylar sonra işte motor bozuldu, radyatör patladı.. burada da aynı.
“Üç kategoride incelendi”
Bu incelemeler, Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından yapılan incelemeler ve yurt dışından gelen incelemeler, binaları üç kategoriye ayırıyor. Birincisi hafif hasarlı, ikincisi orta hasarlı ve üçüncüsü ağır hasarlıdır. Kritik hasarları ikiye ayırıyoruz; Hemen yıkılmak üzere ağır hasarlı ve daha sonra yıkılmak üzere ağır hasarlı olarak sınıflandırıyoruz. Şimdi elbette farklı ekiplerden gelen raporlarda farklılıklar olabilir ama ölçek şu; Her şeyden önce, taşıyıcı sistem dikkate alınır. Taşıyıcı sistemlerde herhangi bir hasar yoksa, bu yapılar duvarlardaki çatlaklar ve duvarlardaki derzlerden daha az hasarlı olarak sınıflandırılır ve onarılabilir ve oturulabilir yapılardır. Taşıyıcılarda hafif hasar varsa, yani kirişlerde ve kolonlarda hasar varsa bu binalarda hafif hasar vardır, o zaman güçlendirilmelidir. Güçlendirmek için incelenmesi gerekir. Performans analizleri yapılacak ve güçlendirme projeleri hazırlanacaktır.
‘Raporlara itiraz edilebilir’
Şimdi bu raporlar aslında ön raporlar. Görevden uzaklaştırılacakları muhtarlıklarda vatandaşların 30 gün içinde itiraz hakkı bulunuyor. Binanın yeniden değerlendirilmesine itiraz edebilirler ve heyetlerin gelip tekrar incelemesini sağlayabilirler. Öncelikle konumumuz Rahim Altun ile Esenevi arası, İstasyon Caddesi yakınında olan alandır. Buranın özelliği, arazinin alüvyon olması, eski bir bataklık olmasıdır. Burada birinci sorun çok katlı binalar veriliyor aslında 2000 yılında yapılan imar yönetmeliğinde bu yerler için katsayı ikiye indirilmiş ama sonra gelen belediyeler burada katsayıyı önce 5’e, sonra 7’ye, 8’e 10’a.
“üretim hataları”
2000’li yıllardan önce yapılmış ve ilk yıkılan binalar da var. 1990’lar ve 2000’ler arasında inşa edilen binalar burada. Birincisi çok katlı yapı ruhsatı verilmiş, ikincisi o binalarda kullanılan teknoloji bugünkü gibi değil. O zamanlar arazi etüdü yoktu ve zorunlu da değildi. İnşaat üzerinde hiçbir kontrol yoktu. Bu nedenle o dönemde deprem yönetmeliği çıkarılmamıştı. 1999 yılından sonra deprem yönetmeliği çıkarılmıştır. Deprem yönetmeliğine göre yapılmadığı için binalar daha hassastır ve denetim olmadığı için binaları gördüğümüz zeminin yanlış seçilmesi daha doğrusu zemine göre bir katsayı vermemektedir, imalat hatalar. Çoğu binada gördüğüm şey bu: Elektrik kablolarını kirişten, sıhhi tesisattan geçirdi. Bunlar yapı hatalarıdır. Merdivenlerin birleşim yerlerinde, kolon ve kirişlerin birleşim yerlerinde sorunlar yaşanmaktadır. Bu birleşimlerde üzengi gerilimi yoktur. Gördüğümüz hatalardan biri de bu. Betona su verilmemiş veya betonda kalitesiz beton kullanılmış. Doğru araziye uygun kotu vermek, buna göre imar planları hazırlamak, bu alanlarda çok katlı yapılar vermek bu hatalardan biridir. İkincisi, tam kontrol eksikliğidir. Sonra bina kontrol sistemi geldi ama sorunlar da var. Orada da sistem daha önce topallıyordu ama bundan sonra Osmaniye’nin önünde çok önemli bir sınav var.
“Bölgeler için af beklentisini kaldırmam gerekiyor”
TKP’lilerin alıkonulduğu Dayanışma Merkezi mahallede eve dönüştürüldü
Osmaniye’nin yeni bir imar planı ile yeni bir yerleşime açılması gerekiyor. Bundan sonra mühendis ve mimarı çok dikkatli seçmek gerekiyor. Yükleniciyi çok dikkatli seçmelisiniz. Bence hukuken önlerine gelen kimse müteahhit olmamalı. Deneyimli mühendislerle çalışmak gereklidir. Belediyelere çok iş düşüyor. Bina kontrolleri kontrol edilmelidir. Bina kontrolleri de sorunludur. Ayrıca imar affı levhasını da insanlar kaldırsın. İmar affı beklentisi olunca kaçak yapılaşma artıyor. İnsanların projeye bu kadar para vermek yerine ben kaçak inşaat yapayım düşüncesinden kurtulması gerekiyor ama Osmaniye’nin yeniden düşünmesi gerekiyor. Yeniden toprak etütleri yapılmalı, bölgesel toprak etütlerindeki fay hatları yeniden incelenmeli ve yeniden imar planı yapılmalı bence. Önümüzde öyle bir operasyon var ki yıkılmış binalar var görüyorsunuz. Bunun etrafında birçok bina yapılıyor. İstasyon Caddesi’ndeki birçok bina yakılacak. Burada eski hatalar tekrarlanmadan yeni bir taksim planı hazırlanmalı ve yenilenmelidir.
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]