İçindekiler
Yapı ve Zemin Laboratuvarları Derneği Başkanı Yavuz Poyraz, Türkiye genelinde hazır beton mikserlerinden alınan numunelerin yüzde 26’sının standartların altında özelliklere sahip olduğunu belirtti.
Kahramanmaraş depremlerinin neden bu kadar çok yıkıma ve ölüme neden olduğu tartışmaları hala gündemde. TV’de önceki akşam yayınlanan programda yer alan bazı istatistikler gündem oldu.
HDP Milletvekili Toğrul: Depremzedeler üşürken, getirdiğimiz sobaları 48 saat beklettiler
Hürriyet yazarı Sefer Levent, bu istatistiklerden hareketle bilirkişiye sorduğu soru ve cevapları yazısında şöyle aktardı:
Kürşad Oğuz’un yürüttüğü Habertürk Kanalı’nda yayınlanan Olaylar ve Görüşler programına katılan Yapı ve Zemin Laboratuvarları Derneği Başkanı Yavuz Poyraz, numunelerin yüzde 26’sının hazır beton mikserlerinden (taşıyıcı kamyonlar) alındığını açıkladı. hazır karışım). Beton) Türkiye genelinde standardın altında özelliklere sahiptir. Poyraz şok edici bir şekilde İstanbul’da standardın altında kaliteli beton numune alma oranının yüzde 40 olduğunu açıkladı. Dün Yavuz Poyraz ile bizzat görüştüm. Sorularıma verdiği cevaplardan alıntı yapacağım ama önce programdan alıntılarla başlayalım.
Türkiye’deki beton mikserlerinden alınan numunelerin istatistiklerinin nasıl oluştuğunu görün. Yavuz Poyraz’ın sözlerini aynen paylaşayım: “Türkiye’de 380’e yakın laboratuvar var. Bunların 320’si sadece beton testi yapıyor. Geri kalan 60’ı temel değerleri kontrol ediyor. Zaman zaman veri alıyor. Yaklaşık 200’ümüz üyemiz. .Onlara soruyoruz.Geçen ay kaç tane beton numunesi aldığını soruyoruz.Mesela 300-500 tane aldığını söylüyor.Standart değerin ne kadar altında olduğunu soruyoruz.2022 için verilerimiz var.Öncelikle şunu söyleyelim. Yapı Denetim Yasası ilk çıktığında Türkiye genelinde beton oranı yüzde 40’ın üzerinde standartların altındaydı, şimdi tüm Türkiye’de bu yüzde 26’ya düştü ama İstanbul’da yüzde 40, çünkü işler farklı. İstanbul’da kusurlu beton üretim oranı yüzde 1’in altında olan firmalar var ama beton kayıtlarının yüzde 67 gibi düşük bir kısmının Bakanlığın Elektronik Beton İzleme Sistemine (EBİS) alındığı firmalar da var.
Beton da bu marjı kullanır.
İşte Poiraz’ın söylediklerinin bir cümleyle özeti. Hazır beton firmalarından beton alıp inşaatlara taşıyan beton mikserlerinden alınan numuneler, İstanbul’daki inşaatlarda dökülen betonun %40’ının standarttan daha az değerli olduğunu gösteriyor.
Bu noktada şunu belirtmem gerekiyor. Numune alınsın veya alınmasın her mikserin taşıdığı beton kagir içine dökülür. Çünkü numune alma işlemi en az 28 gün sürmektedir. Yani Türkiye’de yüzde 26, İstanbul’da yüzde 40 standart kalitenin altında betonarme inşaatlara dökülüyor. Poyraz’ın kendisi anlatsın sonrasını: “Taze betonun değeri düşükken, yönetmeliğiniz temel yöntemle geniş bir marjın doğrulanmasına izin veriyorsa, beton üreticisi o marjı da kullanır.”
Temel testteki değerler de standart değilse betonun döküldüğü kısım kırılır. Peki, bu kadar büyük bir suç olan inşaat maliyeti ne kadar diye sorarsanız, %1’den az diye cevap vereyim. Mühendis veya mimar değilim ama bir şeylerin tuhaf olduğunu söyleyebilirim. Mikserlerle taşınan standart dışı taze beton, inşaatlara döküldükten 28 gün sonra standart hale gelir.
Boyraz başka bilgiler de verdi. Tıpkı vibrasyon sistemi ile mikserlerden boşaltılması gereken betonun yasak olması gibi, ancak ‘işlemi hızlandırmak’ için işçiler tarafından seyreltilmesi gibi… Tüm bunların yaşandığını ve yaşanabileceğini belirtmek isterim. Dernek başkanlarının görmezden geldiği “negatif mühendislik” kavramı ile gündemde olan yapı denetim firmalarının gözü önünde yaşananlar. İstatistikler korkutucu. Olası depremlerin Kahramanmaraş ve 10 ilde olduğu gibi binlerce ölüme neden olmamasını istiyorsak her şeyi en ince ayrıntısına kadar gözden geçirmemiz gerekiyor. Beton, inşaatların temeli olduğuna göre buradan başlamamız gerektiğini düşünüyorum.
Poyraz’a İstanbul’daki kalitesiz beton oranının neden Türkiye geneline göre çok daha yüksek olduğunu sordum. Poyraz, İstanbul’daki rekabet unsuruna vurgu yaparak, “Küçük illerde bu oran yüzde 2-3’lere kadar düşüyor. Çünkü 1-2 firma var. Kötüye gittiklerinde ismi çıkıyor. Dolayısıyla bu şekilde rekabet edemiyorlar.” İstanbul’da 50-60 A firması var, denetim nasıl yapılacak, günde onbinlerce metreküp beton üretiyor.
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]