İçindekiler
Eski asker Ahmet Zaki Gök, Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremin ardından 2. Ordu Komutanı Metin Görek’in “Bir an önce müdahale etmemiz gerekiyor” dediğini iddia etti.
Cumhuriyet gazetesi yazarı Barış Terkoğlu, 11 ilde büyük hasara yol açan depremlerin ardından askerlerin kışladan geç çıkması tartışmasına değinerek, eski askeri hakim emekli Albay Ahmet Zeki Çök’ün değerlendirmelerini aktardı.
Türkiye’nin 2010 yılına kadar uyguladığı bir sistem olduğunu ancak bundan vazgeçildiğini anlatan Gökük, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) devre dışı bırakıldığını, afet ve acil durum yönetimindeki tüm yetkilerin toplandığını ifade etti.
Eski asker, “Maalesef emir komuta zinciri Ankara’dan Adıyaman’a ulaşmadan iki gün önceydi” ifadesini kullandıktan sonra çarpıcı bir iddiada bulundu:
Kızılay’da aranacak bir şey var: Pazarcı, ilahiyatçı, kebapçı gibi tek bir felaketten anlayan yok.
“İçimde bir his var. 2. Ordu Komutanı (Metin Gürk) depreme bir an önce müdahale etmemiz gerektiğini söyledi. Beklememizi söyleyince hüngür hüngür ağladı.”
Terkoğlu’nun yazısı şöyle:
“Adalet ve Kalkınma Partisi orduyu sıvılaştırıyor”
AKP’nin FETÖ ile planlama sürecinde EMASYA protokolünü dolayısıyla DAFYAR’ı (Doğal Afet Yardım Planları) iptal ettiğini hatırlattı. Üçok, DAFYAR’ın önemini şöyle anlattı:
TSK’nın her türlü afette hiçbir yerden emir beklemeden bölük komutanlığına kadar ne yapacağının planıdır. Her bir askeri birlik, kendi güvenliğini sağladıktan sonra, hangi adreste olursa olsun, hangi bölgede çadır, ocak, hastane kuracağı, hangi bölgede kendi güvenliğini sağlayacağı, tır, tır, tır, kova gibi sivil araçların hangi adrese gideceğine hemen hareket edecek. , vinçler birimin komutası altında olacak ve nerede kullanılacağı, arama kurtarmaya kimlerin katılacağı belirlenecek. Yani işin içinde olacak, transfer planları…”
“Kedime bakıyorum”
Üçok, depremden sonra Hulusi Akar’ın meziyetlerinin de sorgulanması gerektiğine inanıyor: ‘Akar, tümgeneraldi, yaşıtlarının yanında terfi edemeyen bir askerdi ama bir yıl sonra son rütbeden teğmen oldu. TSK geleneği gereği herkes emekliliğini beklerken; Balyoz-Ergenekon-Askeri Casusluk gibi kumpas meselelerinden dolayı kendisinden daha başarılı, kıdemli ve kalifiye altı teğmen emekli olunca yolu açıldı ve general oldu. Yetmedi, Genelkurmay Başkanlığına atandı. Bu itibarla, emrindeki 251 yurttaşımızın şehadetiyle, cumhuriyet tarihimizin en başarısız genelkurmay başkanı olarak tarihe geçti. Ancak maalesef hükümet bu başarısızlıkları görmezden geldi ve kendisini Milli Savunma Bakanı olarak atadı. Depremde kötü bir sınav vererek Cumhuriyet tarihinin en başarısız Milli Savunma Bakanı olmaya adaydı.
Gökük, Akar’ın açıklamasının bir aldatmaca olduğuna inanıyor: ‘Bakanın açıklaması çok uzun ama ilk kırk sekiz saatte sahaya gönderdiği askeri birlik sayısı çok az. Sadece iki tugay, beş uçak, iki helikopter, üç çıkarma gemisi ve iki fırkateynden oluşuyor. Katılan İkinci Ordu birimlerini bile sayamadı. Deprem bölgesinde her vilayette en az 5 bin asker olduğu düşünülürse en az 50 bin asker bulunuyor. Ancak Akar’ın ilk açıklamasına göre deprem bölgesinin tamamında 3 bin 500 asker konuşlandırıldı.”
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]