İçindekiler
Türkiye’yi vuran yıkıcı depremin üzerinden 9 gün geçmesine rağmen arama kurtarma çalışmaları umutla devam ediyor ve Türkiye’nin dört bir yanından bölgeye yardım ulaştırılmaya devam ediliyor. Yıkıcı depremin ardından 9 günlük bir sürenin ardından sorunlar ve sıkıntılar baş göstermeye başladı.
Depremden etkilenen Adıyaman, Adana, Osmaniye, Gaziantep ve Kahramanmaraş illerini 3 gün boyunca ziyaret ederek depremzedelerle bir araya gelen CHP Milletvekili Adayı Semih Balaban, izlenimlerini basın mensuplarıyla paylaştı. CHP İl Başkanı İsmail Çalışkan ile partisinin bölge başkanlık binasında düzenlediği konferans.
Parti binasında düzenlenen basın açıklamasında birinci katta oturan CHP İlçe Başkanı İsmail Çalışkan, partisinin deprem bölgesine desteğinin aralıksız devam ettiğini belirterek, “Türkiye’yi derinden etkileyen ve büyük üzüntüye neden olan deprem felaketi nedeniyle. Cumhuriyet Halk Partisi tüm illerimizde olduğu gibi tüm kadrosuyla bölgeye yardım ulaştırarak çok güzel bir iş yaptı.Gönüllü olun.Gönüllü olun.Toplumun tüm ihtiyaçları ile ortaklaşa çalışarak desteğimiz devam ediyor. Grup başkan yardımcılarımız, milletvekillerimiz ve belediye başkanlarımız, ilçe ve ilçe başkanlarımız, milletvekili aday adaylarımız ile deprem bölgesindeki yaraları sarmaya devam edeceğiz.” dedi.
Araştırma yaptığı illerle ilgili izlenimlerini bildirdi.
CHP’li Manisa Milletvekili Adayı Semih Balaban, depremin yıkıcı etkilerinden en çok etkilenen Adıyaman, Adana, Osmaniye, Gaziantep ve Kahramanmaraş illerinde yaptığı incelemelerle ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Cumhuriyet Halk Partisi’nden Balaban, yıkıcı depremin Türkiye’yi derin bir üzüntüyle vurduğunu ve Türkiye’yi boğduğunu belirterek, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’nin başı sağolsun. 6 Şubat sabahı Türkiye, yıkıcı depremin ardından acı bir felaketle karşı karşıya kaldı.” Türkiye’yi derin üzüntüye boğan deprem felaketinin ardından bölgede yer alan Adana, Osmaniye, Gaziantep, Kahramanmaraş ve Adıyaman illerine taşınarak burada depremzedelerle tanıştım ve yapılan çalışmaları yerinde gözlemleme fırsatı buldum. site.o bölgelerde yaşananlar maalesef çok zor ve çok kötü durumda.adana’da ciddi bir sorunla karşılaşmadık.adana iyileşmek üzere.her ne kadar hatay ya da adıyaman gibi olmasada osmaniye’de ciddi sıkıntılar var Osmaniye’de depremzedelerle yaptığım sohbetlerde şehirde en az bin kişinin öldüğünü söylediler.Gazi Gaziantep’in Nordağı ilçesi en acılı bölgelerden biri.Bölgedeki binaların yaklaşık yarısı yıkılmış, 1000’den fazla kişi yıkılmış durumda. kalan binaların yarısı oturulamaz durumda.Merkez merkez olan Pazarcık semtinde durum aynı.Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesinde incelemelerde bulundum ve durum içler acısı.Cuma gecesi, İncelemeler İlk olarak öğretmenlik yaptığım Bisni’nin Adıyaman İlçesi Kescik köyünde depremzedelerle karşılaştım. İnsanların gerçekten ne kadar zor şartlar altında olduğunu gördüm. Ziyaretlerimde kedi dostlarımızla birlikte hazırladığımız yardım paketlerini depremzedelere ulaştırdım. Özellikle Kışçek köyü sakinleri, herhangi bir yardım ve destek görmeden kendi imkanlarıyla köydeki molozdan 12 vatandaşın cansız bedenini çıkardı. Ve oradaki insanlar şu anda karavanlarda yaşamaya çalışıyor ve yaşam mücadelesi veriyor. Adıyaman’da gece gündüz ağladım. Üç binadan ikisi yıkıldı. Adıyaman adeta haritadan kayboldu. İnsanlar kışın soğuğunda sokaklarda yatıyor. Arabada uyumak bir lüks.”
“Deprem kader değildir”
Gürsel Erol’dan Erdoğan’a davet: Elazığ afet bölgesi ilan edin
Deprem bölgesi vatandaşlarının kendisine yaptığı açıklamada sorduğu ilk soru, “Ülke neresi?” oldu. CHP’li Balaban, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Şu anda deprem bölgesindeki insanların en büyük ihtiyacı barınma, ısınma, tuvalet ve yiyecek. Yardım geliyor. Devletin nüfusu, araştırdığım deprem bölgesinde oralarda insanlar derler ki “bu memleket neresi”, orada devletin sıcak elini görmek isterler, “deprem öldürmez bina öldürür” diye bir söz vardır. Bunu deprem bölgesinde çok iyi ve net bir şekilde gördük. Yıllardır uygulanan yanlış politikalar, kira ve kazanç için yapılmaması gereken yerlerin açılması, o binaların yapımında rüşvet ve malzeme hırsızlığının dönen çarkları. depremden sonra daha da belirginleşti.Türkiye imar affının olumsuz sonuçlarından özellikle oy için büyük acılar yaşıyor.Deprem değil binalar halka mezar oldu.Yetkililer buna “kader” diyor.Bu kader değil. 9.1 büyüklüğünde depremle sarsılan Japonya’da bu kader kuralı işlemezse, ülkemizde neden bu kural işliyor?Bir maden faciası, “kader” denen bir tren kazası.Deprem var, bağlı. “kader” Türkiye bunları hak etmiyor. Bu açıklamalar Türkiye’nin kaderi olamaz. Bu kader değil. Yanlış politikalar ve siyasi tercihler sonucunda oldu. Siyaset yapmayın diyor. Biz siyaset yapmıyoruz. Yanlış politikaları siyaset yüzünden eleştiriyoruz. Ancak bu yanlış politikaların bir gün mutlaka bir bedeli ve siyasi sonuçları olacaktır.
“Madenci fuarları büyük bir başarı.”
CHP’li Balaban, deprem bölgesinde arama kurtarma çalışmalarına destek vermek için Suma başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanından gelen madencilerle de görüştüğünü belirterek, madencilerin depremde büyük bir başarı örneği sergilediğini kaydetti.
CHP’li Balaban yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Depremin ilk 3 gününde insanlar kaderine terk edildi. 3 gün sahada durumu göremedi. AKUT’u yıktılar, yerine AFAD’ı kurdular. niteliksiz atamalar yapıldı AFAD bu, felakete davetiye Madenciler ilk günlerde tarlaya sürülmedi Sürgün olsaydı ölümler bu kadar çok olmazdı, vatandaş sayısı da çok olurdu. çok daha yüksek oldu.Bu nedenle madencilerimize sonsuz teşekkürlerimi sunmak istiyorum.Deprem bölgesinde büyük bir titizlik ve teknik bilgi ile bir çok canımızı enkaz altından kurtardılar.Büyük fedakarlıklar ve başarılar gösterdiler.Yapılan incelemelerde Suma’da İmbat Madencilik ve İzmir Kınık’ta Polyak Madencilik ekipleriyle karşılaştı. İmbat ve Polyak madenciliği şimdiden “Deprem bölgesinde büyük bir başarı gösterdi. İki madenciliğin genel müdürleri ve üst düzey yöneticilerinin büyük hassasiyetini gerçekten takdir ediyorum. Bu konudaki girişimler toplumsal bütünleşme ve birlik olma açısından büyük bir olgudur.”
“Siyasi ayrım yapmadan yardım eden herkese teşekkür ederim”
Açıklamanın devamında vatandaşlara ve toplumun tüm kesimlerine deprem bölgesine maddi ve manevi desteklerinden dolayı teşekkür eden CHP’li Balaban, “Deprem bölgesinde 11 büyükşehir olmak üzere tüm ilçe ve ilçe belediyelerimiz CHP’li. Belediyeler örnek teşkil ediyor Yaraları sarmak için seferberlik yapmaları büyük, ayrım gözetmeksizin tüm vatandaşlarımıza yardım eli uzatma konusunda büyük bir özveri gösteriyorlar.Siyasi ayrım gözetmeden deprem bölgesine emeği geçen herkese sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Grup başkan yardımcımıza, milletvekillerimize ve dört belediyemize de teşekkür ediyorum.Bu ülkede toplumsal mücadeleyi meşrulaştırmalıyız.Kiraya dayalı, insana saygısı olmayan,bireysel temelli bu sistemi demokratikleştirmeliyiz. Elimizden geldiğince toplumsal düzen mücadelemizi sürdürmeliyiz.Yetkililer “kader” diyerek bu olaydan kurtulmak istiyorlar.Ama bu kurtuluş için amaçlarının ne olduğunu biliyoruz.Biz buna izin vermeyeceğiz. Halkımızın depreme karşı duyarlılığını en iyi şekilde gördük.Proaktif olun A. Siyasi parti ve görüş ne olursa olsun deprem bölgesine yardım etmek. Bu nedenle tüm Manisa halkına teşekkür etmek istiyorum.”
“Online eğitim, eğitime yönelik bir davranıştır”
CHP’li Balaban, üniversitelerde eğitimin internet üzerinden sürdürülmesi kararını da eleştirerek, “Üniversitelerde eğitimin uzaktan yürütülmesi kararı bizce eğitime ihanettir. Bu konuda başka çözümler aranıyor. Örneğin; Ankara Belediye Başkanı Mansur, yaptığı açıklamada Yavaş’ı bir açıklama yaptı. Ankara’daki konut sayısına dokunmayın. Bana bu numarayı söyleyin. Bu rakamla Ankara’daki depremzede sayısını koyacağım.” Bu anlamlı bir çözüm. Bu yüzden uzaktan eğitime kesinlikle karşıyız. Bir şekilde bir çözüm var. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, Milli Mücadele’de bile eğitime büyük katkılarda bulunmuş ve eğitimden bir gün bile vazgeçmemiştir.
CHP’li Balaban yaptığı açıklamada, deprem sonrası Türkiye halkının dayanışmasının ülkenin geleceği için bir umut olduğuna değinerek, bu umuttan sonra halkın yavaş yavaş ayağa kalkıp kendi kaderini talep edeceğine inandığını söyledi. ve kendi iktidarını kurar.
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]