Binası yıkılmayan İnşaat Mühendisleri Odası’nın beklenen raporu yayınlandı

Kahramanmaraş’taki temsilciliği depremde hasar almayan İnşaat Mühendisleri Odası, “6 Şubat Depremi” raporunu yayınladı. Raporda, “Yıkılan bina sayısı 10 bini aşarak her olay mahalline ulaşımı ve enkaz yönetimini son derece zorlaştırdı. Bu durum, art arda gelen Kahramanmaraş, Pazargıç ve El-Bustan depremlerindeki tahribatı “kontrol edilemez” bir boyuta getirdi. Bölgede zamanla kontrolsüz bir yıkım tehlikesinin oluşmasına izin vermek inanılmaz bir hatadır.”

10 ili vuran depremlerde Kahramanmaraş’taki temsilciliği hasar almayan İnşaat Mühendisleri Odası, “6 Şubat 2023 Kahramanmaraş Pazargıç ve Elbistan Depremleri Ön Değerlendirme Raporu” başlıklı deprem raporunu yayınladı.

Gözlenen hasar, çok geniş bir alanda hissedilen ve geniş bir alanı etkileyen ivme hızlarının ve yer hareketi yer değiştirmesinin çok yüksek olduğunu göstermektedir. Aynı gün meydana gelen büyük depremler, özellikleri ve sonuçları itibariyle deprem tarihine kaydedilecektir.

Raporda şu değerlendirmelerde bulunuldu:

“Sıvılaştırılmış toprak fikirdir: Deprem hasarının yaygın olduğu alanlar verimli tarım arazileri üzerine planlanan şehirlerdir. Bu nedenle, zayıf zemin koşullarında derin anakaya ile inşa edilen 10-15 katlı esnek konveyör sistem yapıları, hatta sıvılaşma potansiyeli olan topraklarda bile ciddi şekilde hasar görmüş veya tamamen çökmüştür. Ancak binaların çökmediği, bir kat battığı veya yana yattığı gözlendiği için bazı bölgelerde zemin sıvılaşmasının meydana geldiği düşünülmektedir.

Derleme denetim sistemi çalışmadı: Bu yapılarda çökme nedenlerinden biri olarak malzeme zayıflığı tespit edilirse yapı denetim sistemi çalışmamış demektir. Çünkü; Yapı Denetimi Kanunu ve uygulama yönetmeliğine göre, yapılan testler sonucunda belirlenen dayanım sonuçlarının, yapının kabulü ile tutarsız olması durumunda, inşa edilen kısımdan numune alınması, test edilmesi ve kırılarak yenilenmesi gibi yasal yükümlülükler malzemelerin üretimi ve yerleştirilmesi sırasında projeye uyulmamaktadır. Yıkılan yapı molozlarından düşey kiriş birleşim yerlerinde gerekli donatı detaylarının uygulanmadığı, etriye aralıklarının seyrek olduğu, etriye kancalarının doksan derece olduğu, üst kat sürgünlerinin oluşturduğu kolon çubuklarının boyunun uzun olduğu görülmektedir. çok kısa

Zemin katlarda ticari mekanlarda derz dolgu duvar yoktur…: Yaygın olarak görülen yıkılma resimlerinden, önce zemin katın çöktüğü, daha sonra diğer katların üst üste bindirildiği anlaşılmaktadır. Zemini bozuk olan zemin katlardaki ticari mekanlarda dolgu duvarlarının olmaması, hasarların ana nedenlerinden biri olarak kabul edilir… Ancak zemin katta bu bütünlük yoksa, yeterli değilse zemin kat kolonlarında süneklik ve taşıyıcı sistemde yeterli rijitlik sağlandığında, bu katın üst katlara göre yer değiştirmesi çok büyük olmakta ve bu döşeme kırıldığı için ani göçmeler meydana gelmektedir.”

Raporda, afet sonrası yapılması gerekenlerle ilgili olarak şunlara yer verildi:

Afetzedelere müdahalenin ilk anlarında yapılması gereken ilk çalışmalar, afet etkilerinin ve ihtiyaçlarının analizidir. Son depremlerden ilkinin gece yarısı meydana gelmesi ve bölgede havanın bulutlu ve yağışlı olması uydulardan görsel görüntü alınmasını engelledi. İlçede iletişim sisteminin bozulması nedeniyle karakol, komutanlık vb. Kişi ve birimlerden bilgi alınmasını da zorlaştırdı. Ayrıca yıkılan bina sayısının 10.000’i aşması, her bir olay mahalline ulaşımı ve enkaz yönetimini son derece zorlaştırıyordu. Bu durum, art arda gelen Kahramanmaraş, Pazargıç ve El-Bustan depremlerindeki tahribatı “kontrol edilemez” bir boyuta getirdi. Bölgede zamanla kontrolsüz bir yıkım tehlikesinin oluşmasına izin vermek inanılmaz bir hatadır.”

Zemin Ağırlık Yapısı

Çökme nedeniyle afet bölgelerine kara, kara, hava ve demiryolu ile ulaşımın mümkün olmadığının belirtildiği raporda, şu değerlendirmelerde bulunuldu:

“Bölgenin büyük bir kısmının toprak yapısı zayıf ve bu nedenle özel (mikro) mühendislik hizmetlerinden geçmiş olması gerekir. Bu depremle birlikte unutulan, yok sayılan, ihmal edilen, bilime rağmen kabul edilmeyen tüm hususlar, yasal eksiklikler hatırlanmalıdır. yasal eksiklikler giderilmeli, yapı üretim sürecinin tüm aşamalarının sağlıklı işlemesini sağlayacak kanun ve yönetmelikler bir an önce çıkarılmalı, eksiklikler tespit edilerek yenilenmelidir.


Başkan Helvacıoğlu’ndan acı itiraf: 7 ve üzeri depremde Kişan’ın yarısı yok olacak!

“Çözümün tüm yönleri bir araya gelmeli”

Çözümün tüm tarafları birlik olmalıdır. Liyakat ve yeterlilik mümkün olan en kısa sürede bina üretim sürecinin bir parçası olmalıdır. Yetkin Mühendislik için Kod #3458’in bir an önce değiştirilmesi gerekmektedir. Verimlilik anahtardır. Arama kurtarma faaliyetlerinde geç kalınmış, arama kurtarma faaliyetleri çok kısıtlı alanlarda, yetersiz personel ve ekipmanla yürütülmüştür. Birçok depremzede, bölgeye herhangi bir arama kurtarma ekibi gelmeden günlerce enkaz altında bekledi. Madenciler gibi arama kurtarma çabalarına katkıda bulunabilecek sivil fırsatları seferber etmek için artık çok geç.

“Çağrı ve kurtarmayı düzgün yönlendirmemek”

Depremin olduğu tüm bölgelerde afet yönetiminde ciddi bir koordinasyon eksikliği kaydedilmiş, arama kurtarma ekipleri doğru yönlendirilememiş, ihtiyaç duyulan bölgelere yardım ulaştırılamamıştır. Barınma ve yiyecek açısından insani bir kriz yaşandı. Türkiye’nin dört bir yanından gelen vatandaşların dayanışma seferberliği sayesinde ülkedeki kriz kısmen hafiflese de, deprem bölgelerinde yardım dağılımı da kaotikti. Organize ve uzman yapısıyla, afet yönetimi açısından oldukça önemli olan deprem bölgelerinde temel ihtiyaçların karşılanmasında askeri birlik ve kitle demokratik örgütlerinin katılımı garanti edilememektedir. Bu da deprem sonrası afet bölgesinde günlük hayatın sürdürülmesinde büyük sorunlara yol açmıştır.

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın