İçindekiler
6 Şubat’ta meydana gelen iki depremin ardından, afetten etkilenen 10 ilde üç aylık olağanüstü hal (OHAL) ilan edildi. 6785 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile olağanüstü hal 8 Şubat saat 01:00’de yürürlüğe girdi.
Acil durum nedir? Olağanüstü hal hangi durumlarda ilan edilebilir ve kısıtlamalar nasıl getirilebilir? MLSA avukatları, gazeteciler için bu soruları yanıtlayan bir bilgilendirme ve değerlendirme metni hazırladı.
Çalışma ve Sosyal İşler Bakanlığı hukuk biriminin değerlendirmesine göre, olağanüstü hal ilan edilmesi gerekliliğinin hukuka dayandırılması güçtür. Ayrıca iletişimi engellemeye yönelik girişimler ve gazetecileri engellemeye yönelik girişimler, anayasa ve yasalarla güvence altına alınan özgürlükleri ihlal etmektedir.
Soru: Hangi durumlarda OHAL ilan edilebilir, OHAL şartları var mıdır?
OHAL kararının ve işleminin hangi koşullar altında alınabileceği anayasal maddede düzenlenmiştir. Olağanüstü hal ile ilgili olarak 119 ve 2935 sayılı Kanun ile düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre, ülkenin tamamında veya bir bölgesinde olağanüstü hal ilan edilebilmesi için savaş nedeniyle asayişin bozulması, şiddetli hareketler, şiddet olayları, doğal afetler, ciddi salgın hastalıklar ve ağır ekonomik bunalım gibi haller takip edilir.
6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde 7,7 ve Bostan ilçesinde 7,6 büyüklüğünde 13,24 büyüklüğünde iki deprem 10 ili vurdu ve binlerce insanı öldürdü. Afet bölgesinde çok sayıda insan hala enkaz altında.
Anayasaya ve 2935 sayılı Kanuna göre bu büyüklükteki bir afet sonrasında olağanüstü hal ilan edilmesinin şartları bulunduğu sonucuna varılabilse de, yapılacak yardımlar ile alınacak tedbirlere ilişkin 7269 sayılı Kanunun 6. maddesi kamu hayatını etkileyen afetler için sivil liderlere tanınan istisnai yetkilere kısıtlamalar getirmektedir. Bu maddenin 2. bendi ile bu yetkilerin kullanım süresi afetin sona ermesinden itibaren 15 gün olarak belirlenmiştir.
7269 sayılı Kanun’un sunduğu imkanlara rağmen neden 3 aylık süre için olağanüstü hal ilan edildiği açık değil. gerektiği tartışmalı bir konudur.
Soru: Olağanüstü hal ilanı, doğal afetlerde iletişim kaynaklarının kısıtlanması ve iletişimin engellenmesi amacıyla kullanılabilir mi?
2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu, doğal afetler ve ciddi salgın hastalıklarda alınması gereken yükümlülükler ve önlemleri düzenlemektedir. Kanunun 9. maddesinin e fıkrası “bölge sınırları içindeki tüm haberleşme araç ve gereçlerinin kullanılması ve gerektiğinde bu maksatla geçici olarak el konulması” tedbirine yer vermektedir. Diğer bir deyişle, afet müdahalesi sırasında sadece şartlar gerektirdiğinde yararlanmak üzere iletişim araçlarına el konulması dışında herhangi bir kısıtlama yoktur. Kanun maddesi iletişimin engellenmesine izin vermemektedir ve bu yorum ancak keyfi bir yaklaşımın sonucu olabilir.
Yine MS 2935 Sayılı Kanun. 25 (a) Kısım 2 “Yanlış ve abartılı haber ve haberleri, kamuoyunda karışıklık ve heyecan yaratacak şekilde özel maksatla yayımlayan veya ileten kişi ayrıca üç aydan bir yıla kadar hapis ve bir liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezası ile cezalandırılır. fiilleri başka bir suç olsa bile beşbin liradan fazla…. Bu suçların basın ve yayın yoluyla işlenmesi hâlinde, fail ve sorumlularına verilen cezalar bir kat artırılır. incirde.
Kanun metninden açıkça anlaşıldığı üzere “asılsız” ve “abartılı” haberler ceza kapsamındadır. Anayasanın 22. ve 28. maddeleri iletişim ve basın özgürlüğünü korur. Acil durum bildirimi, iletişim kaynaklarını sınırlamak veya iletişimi engellemek için kullanılamaz.
Soru: OHAL ilanı gazetecilik faaliyetlerini engeller mi?
Anayasa’nın 119. maddesine göre olağanüstü hal ilanında vatandaşlara sunulması gereken para, mal ve işle ilgili yükümlülükler ile olağanüstü hal süresince temel hak ve hürriyetlerin nasıl sınırlanacağı veya geçici olarak durdurulacağı, hangi hükümlerin uygulanacağı 15 inci maddede yer alan esaslar doğrultusunda kanunla belirlenecek usul ve esasların nasıl uygulanacağı düzenlenmiştir.
Madde 15 – Savaş, seferberlik (…) veya olağanüstü hallerde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar hakkında Anayasa’da öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir. uluslararası hukuktan doğan yükümlülükler olmak kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde.
Olağanüstü Hal Kanunu’na göre olağanüstü hallerde alınması gereken önlemler tek tek yazılmıştır.
Madde 9- Tabii afetler ve ciddi salgın hastalıklar nedeniyle olağanüstü hal ilan edildiğinde, olağanüstü hal ilanını gerektiren hususlar dikkate alınarak aşağıdaki tedbirler alınabilir:
… e) İlçe sınırları içinde bulunan her türlü haberleşme araç ve gereçlerini kullanmak ve gerektiğinde bu amaçla geçici olarak bulundurmak,
Depremzedelere ‘koruyucu aile’ olmak isteyenler e-devlet üzerinden başvuru yapabilecek.
Anayasa’nın ilgili hükümlerinde ve Olağanüstü Hal Kanunu’nun ilgili maddelerinde gazetecilik faaliyetlerini engelleyecek bir hüküm yoktur.
Aksine uygulamalar, Anayasa’nın 14. maddesinde güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerin kötüye kullanılmaması ilkesinin ihlal edilmesine ve kötüye kullanılmasına yol açacaktır.
Deprem bölgelerinde haber takip etmeye çalışan gazetecilerin yasaklanmaya çalışılması anayasaya ve uluslararası sözleşmelere aykırıdır ve basın özgürlüğünü açıkça ihlal etmektedir.
Afet bölgelerinde haber yapmaya çalışan gazeteciler için turkuaz kart ve akreditasyon zorunluluğu gibi engellerin yasal dayanağı olmadığı gibi, Basın Kanunu’nda da bu konuda bir düzenleme yoktur.
Bu uygulama, kamu görevini ifa eden gazetecilerin çalışma ve çalışma özgürlüklerini ihlal etmektedir.
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]