CHP Genel Başkan Yardımcısı Vili Ağaba, “2017’de değişen anayasaya göre Erdoğan’ın aday olması pek mümkün görünmüyor. Aday olur mu gösterilmez mi? Altılar, Millet İttifakı, Demokrasi İttifakı kaybeder.” Size şahsen şunu söyleyeyim, bizim için en iyi aday Erdoğan ve biz buna güçlü bir meydan okuma diyoruz.”
CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağababa, CHP İlçe Başkanlığı’nın Malatya’da düzenlenen “Yeni Yönetim Kurulunun Tanıtılması ve Oluşturulacak Yeni Kurulların Güçlendirilmesi” toplantısında konuştu. Baba dedi ki:
Bakan Bozdağ: Cumhurbaşkanımız 10 Mart’ta seçimlerin yenilenmesi kararını alacak
“Hiç şüphesiz Altı Levha’nın kurulmasında en büyük emeği geçen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’dur. Altı Levha’ya karşı Cumhurbaşkanımızın da sorumluluğu vardır. Cumhurbaşkanımızın Türkiye’ye karşı da sorumluluğu vardır.”
Altılı Masa’daki güç mücadelesinden önce, kimin başkan olacağından önce; Türkiye’de yaşayan ve yurtdışında bir gelecek dört gözle bekleyen tüm yoksullara karşı bir borcu ve sorumluluğu var. Umarım 13 Şubat’tan sonra bu sorumluluğu üstlenir ve Türkiye’yi bürokrasiyi bilen, liyakat bilen, kimseye ayrımcılık yapmayan adil, dürüst, onurlu bir insana emanet eder. Karar altılı masaya aittir. Bu iradeye saygı duyduğumuzu belirtmek isteriz. Oy veren herkesin gönlündeki her CHP’linin, her sempatizanın, her adayın Kemal Kılıçdaroğlu olduğuna şüphe yok.
“Türkiye kötü yönetiliyor” diyoruz, “Türkiye iyi yönetilmiyor” diyoruz… Kazanacağız ama kimse kaybetmeyecek. Herkes kazanacak. Bu süreçte önemli bir sürece giriyoruz ve tüm memnuniyetsizliklerimizi bir kenara bırakıyoruz; CHP ve Millet İttifakı seçimlerinde şahsi kırgınlıklarımızı, çekişmelerimizi bir kenara bırakıp birlikte çalışacağımıza inanıyor ve temenni ediyorum.
“Enflasyon fiyatları yükseltmeye devam ettiği sürece insanlar açlık sınırının altında yaşamaya devam edecek.
Enflasyonun düştüğünü davul zurnalarla duyuruyorlar. Enflasyon düşüyor ama temel gıda ürünleri dahil hiçbir ürünün fiyatının düşmediğini biliyoruz. Ne yazık ki domatesten ekmeğe, pirinçten temel gıda ürünlerine kadar her şey çok pahalı hale geldi. Yine davul zurna eşliğinde anlattılar. Yılbaşında asgari ücreti artırdığını, asgari ücretin 8 bin 500 olduğunu söyledi. Ancak bugün açıklanan enflasyona baktığımızda yılın ilk ayında enflasyonun alım gücünde 565 TL kaybettiğini görüyoruz. asgari ücret ve bugün gerçek asgari ücret 7 bin 941 Türk lirası. 3 bin 500 liradan 5 bin 500 liraya en düşük emekli maaşını onlar aldı. Bugün 5 bin 500 kişinin geçtiğimiz ay yani ocak ayında kaybettiği rakam 366 lira iken en düşük emekli aylığı olan 5 bin 134 liraya geriledi. Emeklilerde en düşük emekli maaşı 10 bin 441 lira olurken, 694 liralık düşüşle 9 bin 747 liraya geriledi. Asgari ücret ve emekli maaşlarının satın alma gücü düşmeye devam ediyor. Asgari ücretin ya da emekli maaşının ne olduğu değil, insanın ne kadar ödeyebileceği önemlidir ve enflasyon devam ettiği ve fiyatlar yükseldiği sürece maalesef insanlar yoksulluk sınırının altında yaşamaya devam edeceklerdir. TÜİK’in bu açıklamalarına inanmıyoruz. Sokağa çıktığımızda mesela portakal mevsimi, pek çok eve portakal giriyor. Geçen yılki portakallarla bu yılki portakallar arasında 6 kat fiyat farkı var. Son bir yılda pirincin yüzde 108 arttığını görüyoruz. Ette yüzde 93, sütte yüzde 88, peynir ve tereyağında yüzde 81 artış görüyoruz. Ekmek yüzde 66 arttı.
Maalesef 3500 mü 5500 mü diye sorduğumuzda matematik tersine dönüyor ve 3500’ün daha büyük olduğunu görüyoruz. 3 bin 500 lira ile 5 bin 500 lira arasında kıyasladığımızda ne yazık ki 5 bin 500 lira 3 bin 500 liradan 20 kilo daha az pirinç, 13 kilo nohut ve 9 kilo kuru fasulye alıyor, 517 daha az yumurta, 63 paket daha. Daha az makarna. 136 kilo daha az patates, 71 kilo daha az salatalık, 43 kilo daha az soğan, 30 kilo daha az domates.
“Türkiye’nin yılda 107 dolara bir aileye ihtiyacı var”
Geçtiğimiz haftalarda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Af Yasası adını verdiğimiz 25 kapsamlı maddeden oluşan “Borç Yapılandırma ve Af” yasası yürürlüğe girdi. Aslında af denen bu yasa, Cumhur İttifakı’nın zurnalarla, zurnalarla duyurduğu bu gösteri, aslında Türkiye’nin kısa bir özetidir. İki bin liralık borçları sildirdiklerini söylüyorlar. 2 bin lira 107 dolar. Türkiye yılda 107 dolara muhtaç bir aile, bir insan bıraktı.
“İnsanların gözlerindeki hayallerle oynadılar.”
Yoksulların cep telefonlarını internetten sattıklarını, insanların arabalarını sattıklarını, varlıklarını sattıklarını ve borçlandıklarını düşünün. 1.1 milyon vatandaş 4 günde tam 44 bin lira borçlandı ve borç en geç bir ay içinde hazineye gideceği için devlet hazinesinde büyük bir kaynak yaratıldı ama EYT’lilerin hayalleriyle oynadılar. EYT’lileri resmen dolandırdılar. Çalışma Bakanı, “İkramiye şartı olmayacak, ömür boyu 5 bin sent olacak” dedi. Resmi olarak EYT üyesi kumpasla götürüldü. Bu insanlar devlete emekli olmak için borç alıp para yatırdılar ve hükümet onları kandırdı. Şimdi 5975 diye bir prim şartı yeniden gündeme geldi. Bütçe Plan Komisyonunda görev aldık. Salı günü bu gerçeği Türkiye’nin gündemine getirmeye çalışacağız. İktidarın ve Cumhur İttifakının EYT bekleyen milyonlarca insana biçtiği payın hesabını soracağımızı belirtmek isterim.
Bekir Bozdağ’ın dün söylediği gibi… 2017’de değişen anayasaya göre Erdoğan’ın aday olması anayasaya göre pek mümkün görünmüyor. Maalesef Türkiye’de yargıya güven giderek artıyor. Aday olsun ya da olmasın, aday olursa itirazlar olacak, YSK’ya başvuru yapılacak. Altılı Masa yani Millet İttifakı’na kim karşı çıkarsa Demokrasi İttifakı’nı kaybeder. İnanıyorum ki. Size kişisel olarak söyleyeyim: Erdoğan bizim en iyi adayımız ve biz ona güçlü bir meydan okuma diyoruz. 14 Mayıs’ta veya başka bir tarihte bu ülkenin kaderini yeniden değiştirmek, hukukun egemen olduğu bu ülkede hep birlikte düzeni sağlamak ümidiyle dürüst insanlar var, mülakat yok, liyakat yok.”
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]