CHP’li Agabba’nın Erdoğan’ın grevi yasaklama kararına tepkisi: Erdoğan’ın geçen ay yasakladığı üçüncü grev

CHP Genel Başkan Yardımcısı Vili Ağababa, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Schneider Energy işçilerinin Kocaeli’de başlattığı UME grevini 60 gün ertelemesine “milli güvenliği bozduğu” gerekçesiyle yanıt verdi. “Bu grev yasağı, Erdoğan’ın son bir ayda yasakladığı üçüncü grevdir” diyen Ababa, “AKP 20 yıllık iktidarında 20 grev yasağı getirirken, bugüne kadar 200 bine yakın işçinin anayasal haklarını keyfi olarak iptal etti. Lilly, grev yasağının kabul edilemez olduğunu belirterek, “İşçilerin anayasal haklarına bağlı kalması ulusal güvenliği tehdit edemez” dedi.


Film ve Televizyon Sendikası: Ücretlerde en az yüzde 35 iyileştirme

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Schneider Energy işçilerinin Kocaeli’de başlattığı grevi “milli güvenliği bozduğu” gerekçesiyle 60 gün erteledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzaladığı grevin ertelenmesi kararı bugün Resmi Gazete’de yayımlandı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Erdoğan’ın açıkladığı grev yasağını değerlendirdi. Ağa, yaptığı yazılı açıklamada şunları söyledi:

“Resmi Gazete’de AKP Genel Başkanı Erdoğan imzasıyla Birleşik Metaller Sendikası’nın dün başlattığı grev sözde erteleme kapsamında yasaklandı. Bu yasak, Erdoğan’ın son bir ayda yasakladığı üçüncü grev. yirmi yıldır iktidarda ve grev yasağını kontrol altında tutarken, bugüne kadar iki yüz bine yakın işçinin anayasal haklarını keyfi olarak geri aldı.

İşçilerin anayasal hakları ulusal güvenliği tehdit etmeyebilir.

Yasaklanan her grev, sendikalaşma hakkının önündeki her engel ne yazık ki ülkemizi bir ucuz emek cenneti ve asgari ücret toplumu haline getiriyor. Gece emriyle grevlerin önlenmesi kabul edilemez. İşçilerin anayasal haklarının korunması ulusal güvenliği tehdit edemez. Şimdi, her zaman olduğu gibi, her grev yasağının gerekçesinin “milli güvenlik” olduğu gösterilmeye devam ediliyor.

Dün başlayan grev, milli güvenliği bozduğu gerekçesiyle gece kararnamesi ile ertelendi, yani engellendi. Türkiye’de her gün anayasanın üzerine tökezleyen bir hükümetin, işçilerin yasal haklarının kullanılmasını nasıl ulusal güvenliğe tehdit olarak gördüğünü anlayamıyoruz.

“Ulusal güvenliğin imkansız olduğunu keşfetmek, işçilerin anayasal haklarına yaklaşmak demektir.”

Sendika kurma, toplu pazarlık ve grev hakkı anayasal bir haktır. Bu hakkı ulusal güvenliğin ihlali olarak göstermek, işçilerin anayasal haklarını kaybetmek anlamına gelir. Çalışma Bakanını tekrar dürüst olmaya çağırıyoruz. Sayın Bakanımız sürekli sendika hakkından, toplu sözleşme hakkından bahsediyor. Sendika ve toplu sözleşme hakkının devam etmesi gerektiğini söylüyor.

Ancak bakanın söyledikleri ile ortaya çıkan uygulamalar arasında çelişkiler var. Bakan, sendikaların ve toplu pazarlık haklarının altını çizerken, Cumhurbaşkanı grevleri yasaklamaya devam ediyor. Sayın Bakanımızı bir kez daha dürüst olmaya ve sözlerinin arkasında durmaya davet ediyoruz.”

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın