beslenme bozuklukları

İnsanlar hayatta kalmak için yemek yemek zorundadır. Bazen beslemek bir oyun haline gelebilir. Bence bu oyuna çok fazla kendinizi kaptırdığınızda yeme bozukluğu ortaya çıkıyor. Öncelikle aşırı beslenme obezite denilen bir kavramı oluşturur. Obez insanların büyük bir çoğunluğu dış görünüşlerinden rahatsızdır. Özellikle yeni kıyafetlerinin son zamanlarda giyilmediğinden şikayet ederler. Bu da bazı sorunları beraberinde getiriyor. Maddi ve manevi sorunlar olarak özetlenebilir. Fazla kilolardan kurtulmak için diyetler, egzersizler vb. Diyet yapan kişilerin öncelikle doktor kontrolünde olması gerekir. Bazı hastalıkların da obeziteye yol açabileceğini biliyoruz. Özellikle düşük aktif bir tiroid hormonu olan hipotiroidizm obeziteye neden olabilir. Doktor kontrolünden geçtikten sonra hasta mutlaka bir beslenme uzmanına başvurmalıdır. Sadece diyet mi önemli? Tabii ki hayır, yediğimiz yemeğin harcanması gerekiyor; Bu da yemekten alınan enerjinin harcanması gerektiği anlamına gelir… Bu hareketle de olur. Bu hareketler bilinçli olarak yapılmalıdır. Özellikle uzmanlar düzenli yürüyüş yapılmasını önermektedir. Bence bu yürüyüş temiz havada olsa daha iyi olur. Öncelikle kişinin kilo vermesi için öncelikle buna inanması ve bunu uygulamaya koyması gerekir.

Yeme bozukluklarının bir diğer durumu da az yeme isteğidir. Ayrıca ölçülü olduğu sürece kilomuzu korumamıza yardımcı olur. Ölçülmezse anoreksiya nervoza ve plumemi denilen hastalıklar karşımıza çıkıyor. Her iki hastalık türünde de insanlar vücutlarını beğenmezler. Daha zayıf, daha zayıf, daha zayıf olmak istiyorlar. Özellikle birini örnek alarak kilo verme isteği uyandırırlar. Anoreksiya nervoza durumunda hasta yemek yemek istemez. Yemek kokusu bile onu tiksindiriyor. Pluméia’da hasta yemek yedikten sonra bilinçli olarak kusar. İnsanları bu durumda tedavi edebilmek için önce bedenlerini sevmeleri öğretilmelidir. Başka bir deyişle, onunla uzlaşmaları gerekiyor. Bunu yapacak kişiler öncelikle aileleri, arkadaşları vb. olmalıdır. Bu durumda bir psikiyatrist veya psikiyatristten de yardım alınabilir. Kısacası destek tedavisi…

Yaşam ve beslenme birbiriyle ilişkili iki kavramdır. Her şeyde denge gördüğümüz gibi beslenmede de bunu gösteriyor. Bence tüm besinleri ölçülü tüketmeliyiz ve bu arada günde en az 2,5 litre su tüketmeliyiz.

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın