Dünyanın yedi harikasından sadece biri. Muhteşem mimarisi ve efsaneleriyle bu muhteşem şaheseri sizlere aktarmaya çalışacağım.
1632 yılında Babür İmparatoru Şah Cihan tarafından Hindistan’da Yamuna Nehri kıyısında yaptırılmıştır. Yıllarca aşk adına yapılmış en güzel eser olarak anılmıştır.
Bunun temel nedeni ise bir isyanı bastırmak için önlemler alan Şah Cihan’a, kendisini yalnız bırakmayan eşi Banu Begüm’ün de eşlik etmesiydi.
Söylentilere göre Şah Cihan iki yıl boyunca sessiz kaldı ve yas tuttu. Devlet işlerinden uzak duran Şah Cihan, mimariye ve sanata önem vermiştir. Karısının ölümünden sonra kendisine Tac Mahal gibi bir şaheser verildi.
Söylenti ya da efsane diyelim: Tac Mahal’in yapımında görev alan tüm işçilerin kolları aynı mimariyi tekrarlamasınlar diye kesildi. Bulunduğu şehrin birçok yerinden görülebilen Tac Mahal, İslam mimarisinin şaheserlerinden biri olarak anılıyor. İslami önemi, anıtın dört bir yanındaki Yasin Suresi’nin tamamının yazıtından anlaşılmaktadır.
Tac Mahal’in duvarlarında birçok mücevher var. Zümrüt, lal, sedef bunlardan sadece birkaçı. Bu dikkat çekici eserin mistik yönlerinin gerçek olup olmadığı bilinmemekle birlikte bu konuda pek çok efsane ortaya atılmıştır.
Bu ünlü efsanede.
Kubbeyi desteklemek için iskelenin pahalı ve emek yoğun olduğu söylendi, bu yüzden Şah Cihan iskelenin sökülmesini emretti, ancak mimarlar bunun 5 yıldan fazla süreceğini belirtti. Bunun üzerine Şah Cihan, sökülen taşın kendisine hediye edileceğini belirterek, ertesi gün kaldırımın sökülmesini sağladı. Dünyanın Yedi Harikası’ndan biri olarak sunulan bu eser, etrafındaki yapı nedeniyle tehlike altındadır. Muhteşem bir mimariye sahip olan bu yer, konumu itibariyle turistlerin en çok ilgisini çeken yer olarak biliniyor. Burayı her yıl 3 milyondan fazla kişi ziyaret ediyor. Tac Mahal, tarihinin en görkemli döneminde, Moğol İmparatorluğu’nun en görkemli ve bereketli döneminde inşa edilmiştir. İnşaatlarda altyapı malzemelerini taşımak için filler kullanılmıştır. Şah Cihan ve ölümsüz eşinin büyük emekleri sonucunda ortaya çıkan bu harika şaheser.
katip: Ali Ersoy
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]