Genetik ve insan

Kalıtım, canlıların özelliklerini, bu özellikleri oluşturan molekülleri ve bu özelliklerin nesilden nesile nasıl aktarıldığını inceleyen bilim dalıdır. Bir kişinin genetik özelliklerini bilmek, onu teşhis etmede çok önemli ipuçları verecektir. Genetik, kalıtım ve varyasyonla ilgilenen biyoloji dalıdır. Bu disiplin, hücrelerin ve bireylerin, bunların bileşimlerinin ve gruplarının incelenmesini içerir. Bu konuyu açıklamadan önce bazı kavramları açıklamak gerekir.

DNA, kalıtsal özelliklerin kodlandığı nükleik asit molekülüdür. RNA, üç farklı yapıya sahip bir nükleik asit molekülüdür: DNA’daki kodun proteinlere çevrilmesinde görev alan mRNA, ribozomların yapısına giren rRNA ve proteinlerin yapı taşları olan amino asitleri taşıyan tRNA. Gen, kalıtımın işlevsel birimidir. Bir kromozom, DNA ve protein moleküllerinin sarılması ve yoğunlaşmasından oluşan genleri taşıyan kalıtım birimidir. Fenotip ve genotip kavramları insanın iç ve dış yapısı hakkında bilgi verir. Mitoz türleri, başlı başına bir konu olan mayoz ve mitozdur.

Çok hücreli (2n) diploid organizmalar, hayata tek hücreli döllenmiş bir yumurta veya zigotla başlar. Döllenmiş yumurtanın mitotik bölünmesi ve zigotu oluşturan hücreler organizmanın gelişmesi ve büyümesinin temelini oluşturur. Ayrıca genler, belirli protein hormonlarının üretimine katılarak gelişme ve büyümede çok önemli bir rol oynarlar. Bu hormonların bir örneği insülindir.

Evrime ek olarak, insan davranışındaki genetik etkiyi de ifade edebilir. İnsan davranış bozuklukları arasında şizofreni ve manik-depresif hastalık araştırmalara konu olmuştur. İkizler, normal insanlar ve evlat edinilenler üzerinde yapılan çalışmalar, manik depresyonun genetik bir bileşeni olduğu fikrini desteklemektedir. Yine Down sendromu gibi davranış bozuklukları gösteren durum 21. kromozomla doğrudan bağlantılıdır.

Tek yumurta veya çift yumurta ikizlerinde şizofreniye adaptif duyarlılık veya yatkınlık bazı çalışmaların konusu olmuştur. Çoğu çalışmada, tek yumurta ikizlerinin tek yumurta ikizlerine göre şizofreni geliştirme olasılığının daha yüksek olduğu bulunmuştur.

Zeka ve kalıtım, insanlarda kalıtımın belirleyicisinin bir başka boyutunu oluşturur. Zeka üzerindeki genetik ve çevresel etkilerin sonuçları hakkındaki tartışmaların, sosyal sınıfların oluşumu ve hatta eğitim politikasının belirlenmesi üzerinde etkileri olmuştur. Genetik analiz zekanın genetik temeli hakkında bize ne öğretiyor? Bu soruya önerilen ilk cevap zekanın değerlendirilmesi ve tanımlanmasıdır. Genetik bir görüşe göre zeka tek bir basmakalıp özellik midir ve öyleyse ölçülebilir mi? Zeka, kilo veya boy gibi görülmesi veya ölçülmesi kolay fiziksel bir özellik değildir. Buna karşılık, Alfred Binetti’nin bu testi Amerika’da 1916’da tanıtmasından bu yana IQ testleri zekayı ölçmek için kullanılıyor. Bazı itirazlara rağmen bu uygulama değişmedi. Zekanın doğası hakkındaki tartışma, güvenilir bir şekilde ölçülebilen doğuştan gelen bir özellik olup olmadığı ve zaman içinde gelişip gelişmediği etrafında dönmektedir. IQ değerlerinin genetik temeli ve anlamı nedir? Zeka gibi karmaşık bir özellik, albinizm ve hemofilideki gibi genotip güdümlü bir neden-sonuç ilişkisi değildir. Zekanın genetik analizi, onun nicel bir özellik olarak görülmesini gerektirir. Böylece ortaya çıkan zeka, diğer bazı genlerin yanı sıra çevresel faktörlerden de etkilenir.

Ölçülü ve spesifik bir değer olmasına rağmen zekanın sahip olduğumuz genlerden kısmen etkilenmeyeceği veya IQ değerindeki farklılıkların çalışılan popülasyondan farklılık göstermeyeceği söylenemez.

katip: Melih Öztek

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın