Nörotransmiterler, vücut tarafından üretilen beyin kimyasalları ve hormonlardır. Nörotransmitterler sinaps bölgesindeki boşluğa gelen mesaj, bilgi ve bilgilerin daha kolay geçmesini yani karşı tarafa geçmesini sağlar.
Nörotransmiterler elektrik akımının yani bilginin sanki sürtünme kuvveti azalmış gibi daha hızlı hareket etmesini sağlar. Örneğin üstü kapalı bir masa üzerinde silgiyi elinizle ittiğinizde, kumaşın neden olduğu sürtünme kuvveti fazla olduğu için silgi hızlı hareket edemez. Ancak kapağı çıkardıktan sonra silgiyi masanın üzerine bastırırsanız daha az sürtünme kuvveti ile daha hızlı hareket edecektir.
Bu örnekte olduğu gibi nörotransmitterler sürtünme kuvvetini azaltmış gibi mesajın yani elektrik akımının karşı tarafa daha hızlı geçmesini sağlarlar. Bu nedenle nörotransmiterlerin en önemli faaliyeti, bilginin ve mesajın karşı tarafa daha hızlı ulaşmasını sağlamaktır. Nörotransmiterlerin faaliyetleri, insanların daha kolay öğrenmelerine yardımcı olur.
Öğrenme etkinliği, iki sinir hücresi, yani nöronlar birbirine yaklaştığında gerçekleşir. Bu yakınsama, bir nöronun aksonu ile başka bir nöronun dendriti buluştuğunda meydana gelir. Bu yakınsama aslında tam bir füzyon değildir, ancak aralarında “sinaps boşluğu” olarak adlandırılan bir boşluk vardır. Burada nörotransmiterler, bilginin bir nörondan diğerine geçmesi için sinaps boşluğunda hareket eder ve bilginin bu boşluktan diğer nöronlara hızla geçmesini sağlar. Bilgiler ne kadar sık öğrenilirse, bu boşluk ile daha hızlı ve daha kolay hatırlanabilen bilgiler arasındaki bağlantı o kadar güçlü olur.
En önemli nörotransmiterler
-ACH (Asetilkolin): Dikkat, hafıza, öğrenme ve hafıza ile ilişkili bir nörotransmitterdir. Fazla nörotransmitter asetilkolin titremeye vb. neden olur. Eksikliği felç riskini artırır. Asetilkolin eksikliğinin Alzheimer hastalığı ve bunama ile ilgili hastalıklarda bir sorun olduğuna inanılmaktadır.
– dopamin: Dopamin, uyarılma ile ilişkili bir kimyasaldır. Yani kişinin heyecan anında salgıladığı bir nörotransmiterdir. Dopamin hormonunun fazlalığı şizofreniye, eksikliği ise Parkinson hastalığına neden olur.
– serotonin: Serotonin mutluluk hormonudur. Nörotransmitter serotoninin düşük seviyeleri depresyona neden olur. Serotonin kimyasalının fazlalığı kişiyi saplantılı, yani aşırı mutlu ve aşırı aktif yapar. Manik duygudurum bozukluğu ve mevsimsel depresyon. Manik-depresif hastalar kışın daha depresif, yazın ise daha mutludur. Çünkü güneş ışığı serotoninin artmasında etkilidir.
– Norepinefrin: Öğrenme ve hafıza üzerinde etkisi olan bir nörotransmitterdir. Bu kimyasalın eksikliği hafıza sorunlarına neden olur.
– endorfinler: Ağrı ve sızı hissini bloke eden bir kimyasaldır. Örneğin bir kişinin ayak bileği burkulduğunda kişi ilk burkulmada şiddetli bir ağrı hissetmez. Ancak bir süre sonra bacak şişmeye başlar ve ağrı giderek artar ve kişi ağrıyı büyük ölçüde hissetmeye başlar. Ağrının bir süre sonra belirgin şekilde artmasının nedeni ise salgılanan endorfin hormonunun zamanla etkisini kaybetmesidir.
Endorfinler doğrudan beyne enjekte edildiğinde herhangi bir ilaçtan 120 kat daha etkiliyken, kana yani damardan enjekte edildiğinde üç kat daha etkilidir. Vücudun ürettiği bu ilaç, ağrı kesici ve sentetik ilaçlardan çok daha iyidir.
Kaynak:
temel psikoloji kursu
katip:derya talas
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]