Yıldırım Kaya’dan Bakan Karaismailoğlu’na: Sanırım bakan onu belediye başkanlığına atadı

CHP Ankara Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın dün yürüttüğü bütçe görüşmelerinde; Bakan Adil Karaismailoğlu’na, “Bence bakanın gözü belediye başkanlığında. Kendini tutamıyor. İstanbul’a rakip, Ankara’ya rakip.”

“Ankara’ya rakip. Şöyle düşünün Sayın Bakan, bir başkent düşünün. O başkentin havaalanına metro yok. Sayın Bakan Mansur Yavaş size soruyor. Ben burada çok net bir çağrı yapıyorum. Ya siz yapın, ya bırakın biz yapalım. Hatta bize bıraksanız bile. Vaktiniz olmayacağı için şimdiden hazırlıklara başladık.”

CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, dün Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın düzenlediği bütçe görüşmelerinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu huzurunda konuştu. Kaya dedi ki:

“Sayın Bakan, belediye başkanlarıyla rekabet etmeyi bırakın.”

Bakanın gözü belediye başkanında sanırım. Kendini tutamadı. İstanbul’a rakip olur, Ankara’ya rakip olur. Sayın Bakan, şöyle düşünün, bir başkent düşünün. O başkentin havaalanına metro yok. Şimdi Mille Gökçek döneminde ‘Bu metroyu siz yapmayın biz yaparız’ dediniz ama bugüne kadar metroya yönelik bir adım atmadınız. Sayın Bakanım, Mansur Yavaş sizden talep ediyor. Burada çok net bir karar veriyorum. İster yapın, ister bize bırakın, siz bize bıraksanız bile, vaktiniz olmayacağı için biz şimdiden hazırlıklara başladık. Ankara’da sizi havalimanına götürecek bir metronuz olacak. Sayın milletvekilleri, havalimanına arabanızla değil metroyla gideceksiniz. Bunu gücümüz dahilinde yapacağız. Sayın Bakanım, başkentin belediye başkanlarıyla rekabeti bir kenara bırakın, hizmetinize bakanlığınızdan devam edin.

“Sağlıklı bir ulaşımdan söz edilemez çünkü sunucuların imkanları yok”

Sayın Bakanım ben bugün askeriyeyi ziyaret ettim. Çoğu servis sağlayıcı, otomobil üreticisi ve halk otobüsü şoförü, araba satın alma konusunda ciddi bir sorun yaşadıklarını söylüyor. Hem trafikte hem kaskoda ciddi sorunlar var diyor. Bu konuda özellikle servis sağlayıcılara araç alımında yapacağınız yardımlar, öğrencilerimize ve öğretmenlerimize katkılarınızın da önünü açacaktır. Nedeni ise ne yazık ki AKP döneminde otobüsle eğitim çok yaygınlaştı ama servis çalışanlarının imkanları olmadığı için sağlıklı bir ulaşımdan söz edilemiyor.

“Gösteri için Tanının”


Aylin Nazlıca’nın İstiklal Caddesi’nde kalan kıyafetleri: “Hükümetten dürüst siyasetçilerin bu süreçte istifa etmesini bekliyorduk. Peki af dilemek isteyenler neydi?

Bölümünüzde çalışan organize örgüt KESK’in 17 UTA yöneticisini sürgüne gönderdiniz. Mahkeme kararıyla bu 17 sürgünden 16’sı teslim oldu. Önceki noktasına ulaştı ve sen açıkça yasadışı bir randevu ayarlıyorsun. Yasa dışı bir sürgün yapıyorsunuz. Sürgünü iyi bilirim. Öğretmenlik yaptığım yıllarda çok sürgüne uğradım. Ağacın meyvesi tatlı olur. Bu mücadeleden asla vazgeçmeyecekler. Sürgün kavramından vazgeç. İnsan mahkemeden dönemez, Malatya’da çalışır. Birleşik Taşımacılık Sendikası’nın kadın haklarından sorumlu merkez yönetim kurulu üyesi Begüm Özgün, C bölümünden maaş alması gerekirken Alsancak’tan Biçerova’ya sürgün edilerek D seçeneğine indirildi. Hak kaybı var. Reza Ordfan, Bahjibe’ye sürgüne gönderildi. Erhan Kara, Eskişehir’den Yozgat Yırköy’e sürgüne gönderilmiştir, eşi Eskişehir’de öğretmendir. Allah’tan korkmayın, çünkü hiçbirinizin aileyi ayırmaya hakkı yoktur. Bu işçilerin haklarını yerine getirmek sizi küçültmez, büyütür.

Yazılı olarak 100 puan ve 98 puan alan iki somut örnek var. Röportajda bu iki örneği çıkardım. Yazmayı başaramasa bile 100 puan ve 98 puan daha aldı ve mülakatta insanları elediniz. Dışlanma nedeninizi henüz açıklamadınız. KESK’te Birleşik Transit Derneği ile omuz omuza olursanız, çalışmayan ekipleriniz ve hizmet vermeyen trenleriniz sağlıklı bir şekilde hizmet alacaktır. Gelin bir an önce bu Sürgün Anlayışından kurtulun.”

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın